Türkiye'nin doğusunda, bulutların üzerinde yükselen devasa taş kafalar ve gizemli bir krallık... Adıyaman il sınırları içerisinde yer alan Nemrut Dağı, sadece bir doğa harikası değil, aynı zamanda antik dünyanın en iddialı projelerinden biri. Peki, Kommagene Kralı I. Antiochos neden bu zirveye devasa heykeller diktirdi? İşte UNESCO Dünya Mirası listesindeki bu büyüleyici yer hakkında bilmeniz gereken her şey!
KOMMAGENE KRALLIĞI'NIN MİRASI: DEV HEYKELLERİN HİKAYESİ
Nemrut Dağı'nın zirvesinde (2.150 metre) yer alan heykeller, Kommagene Krallığı'na aittir. Kral I. Antiochos, tanrılara ve atalarına olan minnetini göstermek amacıyla bu görkemli tümülüsü ve heykelleri yaptırmıştır.
DOĞU VE BATI TERASLARI: HANGİ HEYKEL NE ANLAMA GELİYOR?
Zirvede iki ana teras bulunur. Doğu ve Batı teraslarında yer alan; Aslan, Kartal, Zeus, Apollo ve Herakles heykelleri, Doğu ile Batı kültürünün sentezini temsil eder.
NEMRUT DAĞI'NIN ÇÖZÜLEMEYEN GİZEMİ: KAYIP MEZAR
Arkeologlar yıllardır Kral Antiochos'un mezarının bu dev yığma tepenin (tümülüs) altında olduğunu tahmin ediyor. Ancak teknolojik imkanlara rağmen mezar odasına henüz ulaşılamadı. Bu durum, Nemrut'u dünyanın en büyük arkeolojik gizemlerinden biri haline getiriyor.
DÜNYANIN EN BÜYÜK YERALTI ŞEHRİ DERİNKUYU'NUN GİZEMİNİ BİLİYOR MUSUNUZ?
Kapadokya'nın büyüleyici peribacalarının altında, binlerce yıl boyunca saklı kalan karanlık bir sır yatıyor. 1963 yılında Nevşehir'in Derinkuyu ilçesinde evine tadilat yaptıran bir köylü, yıktığı duvarın arkasında karanlık bir tünel bulduğunda, aslında dünyanın en büyük yeraltı şehrinin kapısını araladığının farkında değildi. Bu keşif, tarihin en büyük mühendislik harikalarından birini ve "korkunun" inşa ettiği devasa bir metropolü gün yüzüne çıkardı.
20 BİN KİŞİLİK "KARANLIK" ŞEHİR
Eski adıyla Elengubu olarak bilinen Derinkuyu, sadece basit bir sığınak değil; yerin 85 metre derinliğine inen, 18 katlı (tahmini) devasa bir şehir. Bugün sadece %10'luk kısmı, yani ilk 8 katı gezilebilen bu yapının, 20 bin kişiyi aynı anda aylarca barındırabilecek kapasiteye sahip olması akıllara durgunluk veriyor.
Derinkuyu'nun mimarları, modern mühendisleri bile kıskandıracak bir zeka ile çalışmıştı. Şehrin "ciğerleri" olarak bilinen 50'den fazla havalandırma bacası, en alt kata kadar doğal hava akışı sağlıyordu. 55 metre derinliğe inen su kuyuları ise hem su ihtiyacını karşılıyor hem de düşmanların suya zehir karıştırmasını engellemek için yüzeyden bağlantısı kesilebiliyordu.
İÇERİDEN KİLİTLENEN YARIM TONLUK KAPILAR
Güvenlik, Derinkuyu'nun bir numaralı önceliğiydi. Katlar birbirine, sadece tek bir insanın eğilerek geçebileceği dar tünellerle bağlanmıştı. Bu, kalabalık bir düşman ordusunun hızlıca içeri girmesini imkansız kılıyordu.
Daha da ilginci, tünel girişlerinde bulunan ve sadece içeriden kapatılabilen yarım ton ağırlığındaki "tığraz" adı verilen sürgü taşlarıydı. Ortasındaki delik ise düşmanı görmek veya mızraklamak için bırakılmıştı. Kapı kapandığında, içerisi dış dünyadan tamamen kopuyordu.
BU DEVASA LABİRENTİ KİM İNŞA ETTİ?
Derinkuyu'nun ilk kazmasını kimin vurduğu hâlâ tam bir muamma. Bazı uzmanlar M.Ö. 1200'lerde Hititlerin ilk katları kazdığını söylese de, şehrin büyük kısmının Demir Çağı'nın usta mimarları Frigyalılar tarafından şekillendirildiği düşünülüyor.
Ancak şehri zirve noktasına taşıyanlar, Roma zulmünden kaçan ilk Hıristiyanlar ve daha sonra Bizanslılardı.
Yüzyıllar boyunca Perslerden Selçuklulara kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Derinkuyu, hala her katmanında yeni bir gizem barındırıyor.
BİR DİĞER BÜYÜK KEŞİF İSE GEÇTİĞİMİZ AYLARDA VAN'DA YAPILDI!
Van'da arkeoloji dünyasını heyecanlandıran gelişme! Yıllardır yöre halkının 'Pertak' olarak bildiği bölgede toprağın altından çıkanlar, tüm ezberleri bozdu. Kazı başkanının 'Benzerine rastlamadık' diyerek duyurduğu devasa yapılar ve yüzyıllık kitabelerin çözülen sırrı, tarih meraklılarını şaşkına çevirecek.
Van'ın Muradiye ilçesinde Urartular dönemine ait Körzüt Kalesi'nde yürütülen 2025 yılı kazı çalışmalarında önemli verilere ulaşıldı. Kazı Başkanı Doç. Dr. Sabahattin Erdoğan, "Körzüt Kalesi yakın zamanda adını sıkça duyuracak. Bu anlamda biz de heyecanlıyız, ümitliyiz. Gelecek yıl da yine 'Geleceğe Miras' projesi kapsamında kazılara devam edeceğiz" dedi.
Muradiye ilçesinin Uluşar Mahallesi'nde Urartular dönemine ait Körzüt Kalesi'nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izni, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sabahattin Erdoğan'ın başkanlığında Van Valiliği ve Muradiye Kaymakamlığı'nın destekleriyle 3 yıl önce kazı çalışmaları başlatıldı. Yürütülen kazılarda, alanında uzman akademisyenler yer aldı.
Bu yıl Cumhurbaşkanlığının desteklediği ve Bakanlığın 'Geleceğe Miras Projesi'ne dahil edilen kazı çalışmalarında Urartu dönemine ait önemli bulgulara ulaşıldı. Körzüt Kalesi kazıları aynı zamanda arkeolojiyi insanlara anlatmak, sevdirmek ve Türkiye'de arkeoloji bilimi ile kültür varlıkları için farkındalık yaratmak üzere kurulan arkeoloji oluşumu Arkeofili'nin '2025 Yılında Türkiye'nin 10 Arkeolojik Keşfi' arasında da yer aldı.
Körzüt Kalesi'nde yürütülen kazı çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Kazı Başkanı Doç. Dr. Sabahattin Erdoğan, kalede ilk olarak 2016 yılında kaçak kazılar sonucu tespit edilen bir yapı nedeniyle Van Müzesi Başkanlığı'nda kurtarma kazısı yapıldığını, 2022'de yeniden başlatılan çalışmalara bilimsel danışman olarak dahil olduklarını belirtti.
Doç. Dr. Erdoğan, "2024 yılında kale, Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı statüsü kazandı. 2025 yılında ise 'Geleceğe Miras Projesi' kapsamına alınarak çalışmalarımızı sürdürdük. Haziran ayında başladığımız kazıları aralık ayında tamamladık " dedi.
'BENZERİNE RASTLAMADIK'
Körzüt Kalesi'nin literatürde bu isimle bilindiğini, yöre halkının ise kaleyi 'Pertak Kalesi' olarak adlandırdığını, kalenin, Van Kalesi ve Çavuştepe gibi Urartu'nun önemli merkezleri arasında yer aldığını anlatan Doç. Dr. Erdoğan, özellikle sur duvarlarının dikkat çekici olduğunu söyledi. Doç. Dr. Erdoğan, "Sur duvarlarımız bugün 8 ila 10 metreye yakın yüksekliğe sahip. Devasa taş bloklarla inşa edilmiş bu duvarların benzerine şu ana kadar bilinen Urartu kaleleri arasında rastlamadık. Bu özelliğiyle Körzüt Kalesi, Urartu askeri mimarisinde çok özel bir yere sahip" dedi.