2000'li yılların başında "14 Bahar" şarkısı, dönemin gençleri için adeta bir ezgi hafızası hâline gelmişti. O dönemin popüler yüzlerinden biri olan Melih Görgün, şarkısıyla hafızalarda kalmakla kalmadı; yıllar içinde çok yönlü bir kariyerle herkesi şaşırttı. İşte Görgün'ün herkesi şaşırtan yolculuğu…
Kimileri onu dizi ve filmlerden tanıyor, kimileri ise müzikteki yeteneğini hatırlıyor. Fakat son yıllarda ortaya çıkan bir detay, Görgün'ün hayatını tamamen farklı bir boyuta taşıyor: O, aynı zamanda bir akademisyen.
Adana doğumlu olan Melih Görgün, ilk-orta-lise eğitimini memleketinde tamamladıktan sonra Yeditepe Üniversitesi Endüstri ve Sistem Mühendisliği bölümüne tam burslu olarak girerek mezun oldu. Ancak onun hikâyesi burada bitmiyor.
Aynı üniversitede çift dalda İşletme Yüksek Lisansı'nı onur derecesiyle tamamlayan Görgün, akademik yolculuğunu Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi alanında doktora yaparak taçlandırdı.
Londra'da geçirdiği iki yılın ardından, Türkiye'ye dönerek iletişim, yaratıcılık, arabuluculuk ve etkili yazım teknikleri üzerine eğitimler verdi, pek çok kuruluşa danışmanlık yaptı. Günümüzde Yeditepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak akademik çalışmalarını sürdürüyor.
İŞTE SON HALİ!
Müziğe olan ilgisi ise çocukluk yıllarına dayanıyor. Ortaokul ve lise döneminde Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'na birincilikle girerek keman eğitimi aldı. Bu yeteneğini ilerleyen yıllarda profesyonel kariyerine dönüştüren Görgün, gitar, piyano ve saz gibi farklı enstrümanlarda da ustalığını gösteriyor.
Sadece enstrüman çalmakla kalmayıp, birçok dizi, sinema filmi, reklam ve belgesel müziğinin bestecisi oldu. "Haziran Gecesi", "Hayat Bağları", "Gurbet Kuşları", "Deniz Yıldızı" gibi dizilerde başrol oynayarak oyunculuk yeteneğini de kanıtladı.
Melih Görgün, hem akademik alanda derin bilgiye sahip hem de sahnede müzik ve oyunculukla büyüleyen bir isim olarak karşımıza çıkıyor. Onun çok yönlülüğü, "14 Bahar Geçti" şarkısından bugüne, hem hayranlarını hem de öğrencilerini etkilemeye devam ediyor.
YAPRAK DÖKÜMÜ'NÜN ŞEVKET'İ HASAN KÜÇÜKÇETİN'İN SON HALİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ?
2006–2010 yılları arasında yayımlanan ve ekranlara damgasını vuran Yaprak Dökümü, yayınlandığı dönemin en çok izlenen yapımları arasında yer alıyordu.
Yaprak Dökümü, güçlü oyuncu kadrosu ve konusuyla aradan geçen yıllara rağmen hala sosyal medyada gündem olmayı sürdürüyor.
Dizinin unutulmaz detaylarından biri de, Şevket karakterindeki değişim olmuştu. İlk olarak Caner Kurtaran'ın canlandırdığı Şevket rolü, 97. bölümde Hasan Küçükçetin tarafından devralındı. Bu beklenmedik oyuncu değişikliği döneminde geniş yankı uyandırmıştı.
Aradan yıllar geçti… Oyuncu kadrosundaki bu değişim bugün hala konuşulurken, dizinin 'ikinci Şevket'i bugün ne yapıyor dersiniz?
Bir süredir televizyon projelerinde görünmeyen Küçükçetin, gözlerden uzak bir şekilde yaşamını sürdürüyor.
Oyunculuk kariyerine devam etse de daha sakin ve popülerlikten uzak bir yol izleyen Küçükçetin, sosyal medya paylaşımlarıyla zaman zaman sevenlerinin karşısına çıkıyor.
90'LARIN GÜZEL ŞARKICISI NALAN ŞİMDİ NE YAPIYOR DERSİNİZ?
90'lı yılların popüler sahnelerinden biri olan Nâlân, gerçek adıyla Emine Nâlân Tokyürek, 15 Kasım 1973 tarihinde Eskişehir'de doğdu. Polis bir baba ve ev hanımı bir annenin üçüncü kızı olarak dünyaya gelen Nâlân, henüz 3 yaşındayken ailesiyle birlikte babasının tayini nedeniyle İstanbul'a taşındı. İlkokula İstanbul'da başlasa da, beşinci sınıftan sonra Afyonkarahisar'a taşınarak eğitimine burada devam etti.
Müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda başlayan Nâlân, 1984 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'nda ortaokula adım attı ve kanun eğitimi almaya başladı. Lise ve üniversite yıllarında şan bölümünde eğitimini sürdürerek klasik Türk müziği konusunda sağlam bir altyapı kazandı. Üniversite yıllarında okul arkadaşlarıyla Beşiktaş Sokak Bar'da sahne alarak ilk sahne deneyimini yaşadı.
Profesyonel kariyeri 1993 yılında birkaç farklı sahnede başladı. O dönem ünlü müzik adamı Garo Mafyan, hazırladığı albüm için bir solist arayışındaydı ve Nâlân'ı sahnede dinledikten sonra albümü onun okumasını istedi. Böylece kısa sürede ilk albümü için hazırlıklar tamamlandı.
1994 yılında yayınlanan "Of Aman" albümüyle müzik dünyasına hızlı bir giriş yapan Nâlân, uzun yıllar "Of Aman Nalan" adıyla anıldı. Kariyeri boyunca menajerliğini Halis Bütünley üstlendi ve hemen her albümünden en az bir hit şarkı çıkarmayı başardı.
Kendi şarkılarını yazıp besteleyen Nâlân, 2007 yılında Türk Sanat Müziği eserlerini yorumladığı "Türk Sineması Klasikleri" albümüyle farklı bir müzik yolculuğuna da imza attı.
İŞTE SON HALİ!
Dokuzuncu stüdyo albümü "Demode" ise 3 Mart 2009'da Seyhan Müzik etiketiyle çıktı. Albümden "Yaralıyım", "Mnyk" ve "Söz Verdik Biz Allah'a" şarkıları için klipler çekildi ve dinleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Ayrıca Şükrü Tunar tribute albümünde de "Unut Beni Kalbimdeki Hicranla Yalnız Kalayım" şarkısıyla yer aldı.
Bugün Nâlân, 90'ların efsaneleşmiş sesi olmasının yanı sıra, yeni projeler ve şarkılarla müzik hayatına devam ediyor. 2019 ve sonrası dönemde "Aşk Senin Neyine", "Deli Aşk", "Rüya" ve "Kıskanırım Seni Ben" gibi single çalışmalarıyla eski hayranlarını sevindirdiği gibi, yeni nesil dinleyiciler tarafından da keşfedilmeye devam ediyor.
Nâlân, hem sahnede hem de stüdyoda müzik tutkusunu canlı tutan isimlerden biri olarak müzik kariyerine emin adımlarla devam ediyor.
POP MÜZİĞİNİN DİĞER EFSANESİ ASYA'NIN SON HALİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ?
Türk pop müziğinin sevilen isimlerinden Asya, gerçek adıyla Tülay Keçialan, 1 Mart 1965'te Eskişehir'de dünyaya geldi.
1990'ların duygusal pop müziğinin sembollerinden biri haline gelen Asya, Nilüfer'in desteğiyle başladığı profesyonel müzik yolculuğunu, yıllar içinde unutulmaz hitlerle taçlandırdı.
MÜZİĞE ESKİŞEHİR'DE BAŞLADI
Ahmet ve Şencan Keçialan çiftinin kızı olarak doğan Asya'nın müzik tutkusunun temelleri, Eskişehir'deki çocukluk yıllarında atıldı. Ortaokul döneminde Eskişehir Halk Eğitim Merkezi'nde müzik eğitimi aldı ve Ahmet Kanatlı Lisesi yıllarında Milliyet Gazetesi Liseler Arası Müzik Yarışması'nda Türk Halk Müziği dalında birincilik kazandı.
Liseden sonra Bodrum'da sahne almaya başlayan genç sanatçı, o dönemde Tülay Saygın adını kullanıyordu. Ünlü müzisyen İlhan Feyman'ın davetiyle Ankara'ya taşınarak profesyonel müzik hayatına adım attı.
1980'li yıllarda Grup Angora'nın solisti olarak otellerin roof barlarında İngilizce repertuvarıyla sahne aldı ve TRT Ankara'da yayımlanan çocuk programlarında müzik yaptı.