13 Temmuz 1980 sabahı, İngiltere'nin Nottinghamshire bölgesindeki Hollinwell Showground'da her şey sıradan bir müzik gösterisi gibi başlamıştı. Ancak saatler 10:30'u gösterdiğinde, festival alanı bir anda kaosun merkezine dönüştü. Yaklaşık 300 çocuk ve birkaç yetişkin, hiçbir fiziksel darbe almadan birer birer yere yığılmaya başladı.
Görgü tanıklarının "dokuz kiremit gibi devrildiler" şeklinde tanımladığı bu olay Hollinwell Olayı olarak adlandırılıyor ve bugün hala modern tıbbın ve tarihin en büyük gizemlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Olayın hemen ardından hazırlanan rapora göre rahatsızlanan çocukların çoğu sahanın üst köşesinde toplanmıştı ve beşer- altışar kişilik gruplar halinde bayılmalar yaşandı. Birkaç yetişkinin de olaydan etkilendiği kayda geçti ancak rahatsızlananların çoğunun çocuk olduğu belirtildi.
"İkinci Dünya Savaşı'ndan Beri…"
Adeta bir savaş alanına dönen festival alanında ebeveynler kalabalığın içinde çocuklarını arıyordu. Görgü tanıklarından biri o korkunç tabloyu şu sözlerle ifade etti:
"En korkutucu şeylerden biri de bu kadar çok ambulansın olmasıydı. İnsanlar İkinci Dünya Savaşı'ndan beri bu kadar çok ambulans görmemişlerdi."
Çocuklar Birer Birer Yeğe Yığıldı!
Olay anında yaşananlar sadece basit bir bayılma değildi. Çocuklarda şu belirtiler gözlemlendi:
- Gözlerde ve boğazda şiddetli yanma hissi.
- Mide bulantısı ve kontrol edilemeyen kusma.
- Baş dönmesi ve ağrı
- Dillerde karıncalanma ve hatta bazı vakalarda ağızdan beyaz köpük gelmesi.
Aralarında birkaç haftalık iki bebeğin de bulunduğu dokuz kişi gece boyunca gözlem altında tutuldu.
Gıda Zehirlenmesi, Pestisit, Gaz Sızıntısı… Hiçbiri Değil
Olayın hemen ardından festival alanı adeta bir suç mahalline dönüştü. Polis, sağlık ekipleri ve uzmanlar, yüzlerce çocuğu dakikalar içinde yere seren o görünmez gücü bulmak için zamana karşı yarış başlattı.
Yetkililer ilk anda yiyeceklerden şüphelendi. Mikrofonlardan 'Dondurma yemeyin, su içmeyin' anonsları yapıldı.
Ancak festivalde dağıtılan dondurmalar, sosisli sandviçler ve su kaynakları üzerinde yapılan kapsamlı testler tertemiz çıktı. Çocukları hasta eden şey, yedikleri veya içtikleri bir şey değildi.
Beyaz Buğu Gizemi
Gözler bu kez rüzgarın estiği yöne, yani gösteri alanını çevreleyen uçsuz bucaksız tarlalara çevrildi. Olaydan sadece 72 saat önce tarlalara tridemorph bazlı bir pestisit (tarım ilacı) sıkıldığı tespit edildi.
Bugün İngiltere'de kullanımı tamamen yasaklanan ve Dünya Sağlık Örgütü'nün "tehlikeli" listesinde yer alan bu madde, soruşturmanın en güçlü zanlısı haline geldi.
O gün alanda bulunan bazı görgü tanıkları, rüzgarla birlikte tarlalardan gelen garip bir beyaz buğu gördüklerini iddia ettiler.
Bu ifade, kimyasal zehirlenme teorisini güçlendirse de resmi raporlar şaşırtıcı bir sonuçla geldi: Uzmanlara göre ilacın etkisi o süre zarfında çoktan geçmiş olmalıydı.
Peki Ne Oldu?
Dava net bir açıklığa kavuşturulmadan kapatıldı ancak daha önce ortaya atılan iddialar şu şekilde;
Pestisit Teorisi: 2003 yılında yapılan bir araştırma, tarlalarda kullanılan ve o dönemde yasal olan "tridemorph" adlı pestisitin rüzgarla alana taşınmış olabileceğini öne sürdü.
Kitlesel Histeri (Toplu Psikojenik Hastalık): Resmi raporların çoğu olayı "toplu histeri" olarak kapattı. Ancak tanıklar bu açıklamayı kabul etmiyor.
Zira birçok çocuk olay yerinden ayrıldıktan saatler sonra tekrar fenalaşmış, hatta bazıları hastaneye götürülmüştü. Bazı ebeveynler, 'Çocuğum eve gelip oynarken aniden yere yığıldı, bu nasıl histeri olabilir?' diyerek rapora yıllarca itiraz etti.
Yıllar boyunca, yeraltı maden kuyularından sızan gazdan, yakındaki tarlalarda kullanılan böcek ilaçlarına ve hatta paranormal bir olaya kadar çeşitli teoriler ortaya atıldı.
Hala Cevap Bulunamadı
Sahadaki çocuklardan biri olan Clair Brown, ilerleyen yaşlarında böbrek ameliyatı, kansere bağlı tedaviler ve çeşitli sağlık problemleri yaşadığını, doğal yollarla hamile kalamadığını söyledi. Bir başka kurban da benzer sorunlar gördüğünü belirtti. Elbette bu problemlerin olayla ilişkisi kanıtlanmış değil ancak ailelerin şüpheleri hiç bitmedi.
Siyasetçiler bile yıllar sonra resmi açıklamanın yetersiz olduğunu dile getirdi. İnceleme isteyen milletvekilleri, 'Böylesine toplu bir bayılmanın tek açıklaması histeri olamaz' diyerek yeni araştırmalar yapılması gerektiğini savundu.
Bugün hala Hollinwell Olayı, İngiltere'nin en gizemli vakalarından biri olarak anılıyor.