Sağlıklı beslenme dünyasında yıllardır süregelen "karbonhidrat kötüdür" algısı, antik çağlardan günümüze uzanan bir süper tahılla yeniden şekilleniyor.
Kinoa ve karabuğday gibi popüler tahılların ardından, şimdi de binlerce yıllık geçmişe sahip Amarant (Horozibiği), uzmanlar tarafından "yiyebileceğiniz en besleyici gıdalardan biri" olarak işaret ediliyor. Bu minik tohum, sadece bir karbonhidrat kaynağı olmakla kalmayıp, eşsiz protein yapısı ve mineral zenginliğiyle modern diyetlerin yeni gözdesi olmaya aday.
AZTEKLERİN "ÖLÜMSÜZ" MİRASI
Yunanca'da "solmayan" veya "ölümsüz" anlamına gelen Amaranth kelimesinden türeyen bu tahıl, isminin hakkını veren bir geçmişe sahip.
8.000 yıl öncesine dayanan tarihiyle Aztek, İnka ve Maya medeniyetlerinin temel besin kaynaklarından biri olan amarant, o dönemde sadece bir yiyecek değil, aynı zamanda dini törenlerin de vazgeçilmez bir parçasıydı. Bugün ise modern bilim, bu antik tahılın neden bu kadar değerli olduğunu besin profiliyle kanıtlıyor.
TAM PROTEİN KAYNAĞI OLAN NADİR BİTKİLERDEN
Amarantı diğer tahıllardan ayıran en önemli özellik, protein kalitesidir. Çoğu bitkisel gıda, vücudun kendi başına üretemediği dokuz temel amino asidin tamamını içermezken; amarant, "tam protein" kaynağı olarak kabul edilir. Özellikle tahıllarda nadir bulunan lizin amino asidi bakımından oldukça zengindir.
Yaklaşık bir su bardağı pişmiş amarant, 9 gramın üzerinde protein içerir ki bu oran, pirinç veya mısır gibi geleneksel tahılların çok üzerindedir. Bu özelliğiyle vejetaryenler ve veganlar için etin yerini tutabilecek güçlü bir alternatiftir.
GLÜTENSİZ VE MİNERAL DEPOSU
Çölyak hastaları ve glüten hassasiyeti olanlar için de müjdeli bir haber niteliği taşıyan amarant, doğal olarak glütensizdir. Ancak faydaları bununla sınırlı değil. Bu süper tahıl, kemik sağlığı için kritik olan kalsiyum, magnezyum ve fosfor açısından inanılmaz derecede zengindir.
Sadece bir porsiyonuyla günlük manganez ihtiyacının tamamını karşılayarak beyin fonksiyonlarını ve metabolizmayı destekler. Ayrıca içerdiği yüksek lif oranı sayesinde sindirim sistemini düzenler, tokluk hissi verir ve kolesterol seviyelerinin dengelenmesine yardımcı olur.
KALP DOSTU VE İLTİHAP KARŞITI
Yapılan araştırmalar, amarantın kalp sağlığını destekleyen biyoaktif peptitler içerdiğini göstermektedir. Bu bileşenlerin, vücuttaki inflamasyonu (iltihabı) azaltmaya ve kan basıncını düşürmeye yardımcı olabileceği belirtilmektedir. Aynı zamanda güçlü bir antioksidan kaynağı olan bu tahıl, hücrelerin oksidatif strese karşı korunmasında da rol oynar.
MUTFAĞINIZA NASIL DAHİL EDEBİLİRSİNİZ?
Hafif fındıksı ve topraksı bir tada sahip olan amarant, mutfakta oldukça çok yönlüdür. Tıpkı pirinç veya kinoa gibi haşlanarak salatalara eklenebilir, sabah kahvaltılarında yulaf lapasına alternatif olarak tüketilebilir veya çorbalara kıvam verici olarak katılabilir. En ilginç kullanım şekillerinden biri de mısır gibi patlatılabilmesidir; "patlamış amarant", yoğurtların üzerine serpiştirilebilen çıtır ve sağlıklı bir atıştırmalıktır.