Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının uluslararası temel ilkeleri ihlal ettiğini ve saldırıların kabul edilemez olduğunu bildirdi.
Bakanlıktan İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırılarına ilişkin yapılan yazılı açıklamada, bu saldırının planlı olduğuna işaret edilerek, şu ifadeler kullanıldı:
"Egemen ve bağımsız Birleşmiş Milletler (BM) üyesi devlete yönelik saldırı, uluslararası temel ilkeleri ihlal ediyor. Saldırıların yeniden başlatılan müzakere süreci devam ederken yapılması kınanmayı hak ediyor."
Açıklamada, BM ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) dahil uluslararası toplumun Orta Doğu'da barış, istikrar ve güvenliği yok etmeyi hedefleyen sorumsuzca yapılan eylemleri objektif şekilde değerlendirmesi gerektiği vurgulandı.
Söz konusu saldırıların Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması için olumsuz sonuçlar doğurabileceği ifade edilen açıklamada, şunlar aktarıldı:
"UAEA güvencesi altındaki nükleer tesislerin bombalanması kabul edilemez. Washington ve Tel Aviv, bölgeyi insani, ekonomik ve radyolojik bir felakete sürükleyen tehlikeli bir maceraya bir kez daha girişti. Onlar, yaratılan krizin doğuracağı olumsuz sonuçlardan sorumlu. ABD yönetiminin son birkaç aydır dünya düzeninin uluslararası hukuk temellerine saldırması endişe vericidir. Durumun derhal siyasi ve diplomatik çözüm yoluna döndürülmesini talep ediyoruz."
Açıklamada, Rusya'nın uluslararası hukuk çerçevesinde barış yollarını bulma konusunda yardımcı olmaya hazır olduğu kaydedildi.
MEDVEDEV: ABD BİR KEZ DAHA GERÇEK YÜZÜNÜ GÖSTERDİ!
Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, ABD ile İsrail'in İran'a başlattığı saldırıya tepki göstererek, "Barış gücü (ABD), bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi." ifadesini kullandı.
Medvedev, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran'a yönelik ABD-İsrail saldırılarını eleştirdi.
ABD'yi kastederek, "Barış gücü, bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi." ifadesini kullanan Medvedev, şunları kaydetti:
"İran ile yapılan tüm müzakereler, (saldırıyı) örtbas etme operasyonudur. Kimse bundan şüphe duymadı. Hiç kimse gerçekten bir şey müzakere etmek istemedi."
Medvedev, "Soru, düşmanının utanç verici sonunu görmek için kimin daha fazla sabra sahip olduğudur." görüşünü paylaştı.
ABD'nin sadece 249 yaşında olduğunu, Pers İmparatorluğu'nun ise 2 bin 500 yıl önce kurulduğunu hatırlatan Medvedev, "100 yıl sonra (ne olacağını) göreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
ÇİN'DEN GÜVENLİK UYARISI
Çin, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin sonuçsuz kalmasının ardından, İran'a yönelik ABD-İsrail saldırılarının başlamasının hemen öncesinde ülkedeki vatandaşlarına güvenlik uyarısı yaptı.
Çin'in Tahran Büyükelçiliği, yayınladığı açıklamada, ülkedeki dış güvenlik risklerinin belirgin şekilde arttığına dikkat çekilerek, vatandaşlardan güvenlik durumundaki değişiklikleri yakından izlemeleri ve teyakkuz halinde olmaları istendi.
Ülkedeki vatandaşların hükümet binaları ve askeri tesisler gibi yerlerin fotoğraflarını çekmekten kaçınmaları gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, yasak bölgelere girmemeleri uyarısı yapıldı.
Büyükelçilik, dün yaptığı açıklamada, İran'daki Çin vatandaşlarına ülkeyi terk etmeleri uyarısında bulunmuştu.
İNGİLTERE: BÖLGESEL ÇATIŞMA İSTEMİYORUZ
İngiltere hükümeti, ABD ile İsrail'in İran'a gerçekleştirdiği saldırılara ilişkin, "Daha geniş bölgesel çatışmaya doğru tırmanma görmek istemiyoruz." açıklamasında bulundu.
İngiltere hükümet sözcüsü, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından yaptığı yazılı açıklamada, İran'ın nükleer silah geliştirmesine asla izin verilmemesi gerektiğini ve bu nedenle müzakere yoluyla çözüme ulaşma çabalarını sürekli desteklediklerini bildirdi.
Sözcü, öncelikli hedeflerinin, bölgedeki İngiliz vatandaşlarının güvenliğini sağlamak ve 7 gün 24 saat konsolosluk yardımı sunmak olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Orta Doğu'daki müttefiklerimizin güvenliğine yönelik uzun süredir devam eden taahhütlerimizin bir parçası olarak, bölgede bir dizi savunma kapasitesine sahibiz ve bu kapasiteyi yakın zamanda güçlendirdik. Çıkarlarımızı korumaya hazırız. Daha geniş bölgesel çatışmaya doğru tırmanma görmek istemiyoruz."
Açıklamada, ayrıca İngiltere'nin bu saldırılara katılmadığı ve Başbakan Keir Starmer'ın, bu sabah Acil Durum Kabine Toplantısı'na (COBRA) başkanlık edeceği kaydedildi.
FRANSA: ÖNCELİĞİMİZ VATANDAŞLARIMIZ VE ÜSLERİMİZİN GÜVENLİĞİ
Fransız hükümeti, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarına ilişkin, bölgede önceliklerinin Fransız vatandaşlarının ve Orta Doğu'daki Fransız üslerinin güvenliği olduğunu bildirdi.
Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanlığı Uluslararası İlişkiler ve Strateji Genel Müdürü Alice Rufo, France 2 kanalına yaptığı açıklamada, "Elbette bu gibi durumlarda önceliğimiz bölgedeki vatandaşlarımızı ve güçlerimizi korumak ve durumu eş zamanlı izlemektir, biz de bunu yapıyoruz." dedi.
Genel Müdür Rufo ayrıca, İsrail askeri yetkililerinden "önleyici saldırılara" ilişkin bilgi aldıklarını ve İsrail'de İran'ın misillemelerine karşı üst düzey teyakkuz haline geçildiğini belirtti.
Bölgedeki Fransızlara ihtiyatlı olmaları ve Fransız diplomatik temsilciliklerinin tavsiyelerine uymaları çağrısı yapan Rufo, askeri tırmanışın gelecek saatlerde nereye evrileceğini takipte olacaklarını söyledi.
ALMANYA: AVRUPALI ORTAKLARLA YAKIN KOORDİNASYONDAYIZ
Almanya'nın ABD ile İsrail'in İran'a gerçekleştirdiği saldırıların ardından gelişmeleri yakından izlediği ve Avrupalı ortaklarla yakın koordinasyon içinde olduğu bildirildi.
Alman Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius, yaptığı yazılı açıklamada, Alman hükümetinin bu sabah İsrail'in İran'a yönelik saldırıları hakkında önceden bilgilendirildiğini belirtti.
Kornelius, Alman hükümetinin gelişmeleri yakından takip ettiğini ve Avrupalı ortaklarla yakın koordinasyon içinde olduğunu ifade ederek, Başbakan Friedrich Merz'in güvenlikle ilgili bakanlarıyla görüşmeler yaptığını ve gün içinde başka görüşmeler de yapacağını kaydetti.
Almanya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da İran, İsrail ve bölgedeki durumun yakından takip edildiği aktarıldı.