14 yaşındaki Jools'un gizemli ölümü sonrası acılı anne Ellen Roome isyan bayrağını açtı. Ölümcül bir sosyal medya akımından şüphelenen anne, TikTok'un oğluna ait verileri sildiğini öne sürerek ABD'de dava açtı ve Avustralya örneği gibi sosyal medyanın çocuklara yasaklanmasını istedi. Dosya yeniden açılırken, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki karanlık etkisi bir kez daha gündemde.
İngiltere'de siyasetçiler çocukları dijital dünyada nasıl koruyacaklarını tartışırken, acılı bir anne adalet arayışını okyanus ötesine taşıdı.
ALGORİTMA İLE BAĞLANTILI ÖLÜM
The Sun gazetesine göre, 14 yaşındaki oğlu Jools'u TikTok'ta yayılan ölümcül bir "blackout (bayıltma) challenge" nedeniyle kaybettiğini düşünen Ellen Roome, TikTok'a karşı ABD'de tarihi bir dava açtı.
Ellen, çocuğunun ölümüne giden sürecin sosyal medya algoritmalarıyla bağlantılı olduğunu savunuyor.
"İNTİHAR BELİRTİSİ YOKTU"
Ellen Roome'un en büyük sorusu hala cevapsız: "Oğlumun hiçbir ruhsal sorunu yoktu. Depresyonda değildi. İntihara dair tek bir kanıt yok. Eğer bu bir intihar değilse… O zaman neydi?"
TİKTOK VERİLERİ KAYBOLDU
Ellen Roome'un bildirdiğine göre TikTok, oğlunun ölümünden önce hesabında ne izlediğine dair verileri paylaşmayı reddetti. Daha da çarpıcı olan ise şu: TikTok, şirkete dava açan diğer İngiliz ailelere de "Çocuklarınızın verileri silinmiş olabilir" dedi.
İşte bu noktada Ellen, ABD'nin Delaware eyaletinde TikTok'a dava açan ilk İngiliz ebeveyn oldu.
Ellen'in amacı TikTok algoritmalarının çocuklara bilinçli şekilde tehlikeli içerikler önerdiğini kanıtlamak.
"ŞİRKETLER BİZİMLE ALAY EDİYOR"
Ellen Roome, The Sun'a yaptığı açıklamada sosyal medya devlerine sert sözlerle yüklenerek, "Bu şirketler bizimle alay ediyor. Çocukları korumak için çok daha fazlasını yapabilirler ama yapmıyorlar." ifadelerini kullandı.
AVUSTRALYA'DAKİ SOSYAL MEDYA YASAĞINA DİKKAT ÇEKTİ
Anne, sosyal medyanın 16 yaş altına tamamen yasaklanması gerektiğini savunuyor ve Avustralya modelini örnek gösteriyor.
Ellen, "Bir araba insanları öldürseydi, onu trafikten çekerlerdi. Sosyal medya da aynı şekilde durdurulmalı." ifadelerini kullandı.
BENZER VAKALAR TÜYLER ÜRPERTTİ
Aynı davada yer alan diğer aileler de benzer trajediler yaşadı. 13 yaşındaki Isaac, banyoda bayıltma akımı benzeri bir video sonrası ölü bulundu.
13 yaşındaki Maia, sosyal medyada maruz kaldığı mesajların ardından hayatını kaybetti.
Archie Battersbee, TikTok'ta izlediği uzun bir videonun ardından komaya girdi ve yaşamını yitirdi.
"TEHLİKELİ İÇERİKLER BİLİNÇLİ ŞEKİLDE PLATFORMDA YER ALIYOR"
Ailelerin avukatı Matthew P. Bergman, "TikTok'un algoritmaları, çocukların platformda daha uzun süre kalması için bilinçli şekilde tehlikeli içerikleri önlerine getiriyor." dedi.
"JOOLS YASASI"
Ellen Roome sadece dava açmakla kalmadı. "Jools Yasası" adını verdiği düzenleme için İngiliz Parlamentosu'nda lobi yürütüyor.
Eğer bu yasa çıkarsa, bir çocuk şüpheli şekilde hayatını kaybettiğinde sosyal medya şirketleri tüm dijital verileri otomatik olarak korumak zorunda olacak.
Şu anda tasarı Lordlar Kamarası'nda görüşülüyor.
POLİS DOSYAYI YENİDEN AÇTI
The Sun'ın haberine göre; Ellen'in tuttuğu özel dedektiflerin hazırladığı 23 sayfalık rapor, Gloucestershire Polisi'ni harekete geçirdi.
Polis, Jools'un ölümüne ilişkin dosyayı resmen yeniden incelemeye aldı.
MÜCADELESİ DÜNYAYA ÖRNEK OLDU
Jools'un hikâyesi artık sadece İngiltere'de değil; dünya genelinde okullarda çocuklara sosyal medyanın tehlikelerini anlatmak için örnek olarak gösteriliyor.
Ellen ise mücadelesini şöyle özetliyor: "Başka anne-babalar bana ulaşıyor. 'Verilere nasıl ulaşacağız?' diye soruyorlar. Eğer Jools'un ölümü başka çocukların hayatını kurtaracaksa, buna değer."