Asansörlere bindiğimizde çoğumuzun ilk yaptığı şey aynaya bakıp kendimizi düzeltmek oluyor. Ancak asansör kabinlerindeki o aynaların orada bulunma amacı sadece saçınızı kontrol etmeniz değil! Aslında arkasında öyle nedenleri var ki öğrendiğinizde her asansöre binişinizde o aynalara çok daha farklı bir gözle bakacaksınız. İşte asansör aynalarının arkasındaki o şaşırtıcı gerçekler...
Günün koşturmacasında bindiğimiz asansörlerdeki aynalar, çoğu kişi için sadece estetik bir detay ya da bir "selfie" alanı olarak görülüyor. Oysa bu küçük tasarım dokunuşunun ardında devasa bir mühendislik ve psikoloji stratejisi yatıyor.
ASANSÖRLERDE AYNA BULUNMASININ NEDENLERİ
KLOSTROFOBİ
Asansörde klostrofobi yaşamak oldukça yaygın bir durumdur. Dar alan, hava hissinin azlığı ve mekanizmanın görülmemesi gibi etkenler insanlarda kaygı yaratabilir. Aynalar ise bu hissi azaltmaya yardımcı olur.
Ayna, bulunduğu alanı daha geniş göstererek asansörün daha ferah algılanmasını sağlar. Böylece kapana kısılmışlık hissi azalır. Üstelik bu yöntem, şeffaf cam kullanımı gibi baş dönmesi yaratabilecek alternatiflere göre çok daha güvenli bir çözümdür.
GÜVENLİK
Asansörlerde ayna bulunmasının en önemli nedenlerinden biri güvenliktir. Aynalar sayesinde asansördeki diğer kişilerin ne yaptığını görmek mümkün olur. Bu durum, hırsızlık gibi olayların fark edilmesine yardımcı olabilir.
Ayrıca aynaların kullanımında erişilebilirlik de önemli bir rol oynar. Özellikle Japonya'da ilk kez kullanılmaya başlandığı düşünülen bu sistem, engelli bireyler için büyük kolaylık sağlar. Tekerlekli sandalye kullanan kişiler, dar asansörlerde dönmekte zorlanabilir. Aynalar sayesinde geri geri girip çıkmak mümkün olur. Bu da hem kazaların önüne geçer hem de kullanım kolaylığı sağlar.
DİKKAT DAĞITMA
Asansörde geçen kısa süre bile çoğu zaman sıkıcı gelebilir. Aynalar bu noktada basit ama etkili bir çözüm sunar. İnsanlar aynaya bakarak zaman geçirir, kendini düzeltir ya da etrafındakileri gözlemler.