Yaz aylarında havaların ısınmasıyla birlikte bahçeli evlerde ve kırsal alanlarda ortaya çıkan yılan ve kemirgen endişesine karşı doğa, tamamen zararsız ve ekolojik bir savunma mekanizması sunuyor. Görme yetileri zayıf olduğu için avlanırken tamamen gelişmiş koku duyularına güvenen sürüngenler, bahçenize dikeceğiniz bazı keskin aromalı bitkiler sayesinde yaşam alanlarınızdan uzak duruyor. İşte o bitkiler!
Yılanlar ekosistemin ve biyolojik çeşitliliğin önemli bir parçası olsalar da, evlerin çevresinde görülmeleri birçok insan için korkutucu bir deneyim olabiliyor.
Uzmanlar, bu canlılara veya çevreye zarar veren tehlikeli kimyasal ilaçlar kullanmak yerine, yaydıkları uçucu bileşiklerle yılanları caydıran bitkisel çözümleri öneriyor. Sülfür, kükürt ve keskin narenciye kokuları, kokuya karşı aşırı hassas olan sürüngenler için aşılması imkansız doğal bir sınır oluşturuyor.
Özellikle halk arasında "Afrika Sarımsağı" veya "Toplum Sarımsağı" olarak bilinen mor çiçekli bitki, bu korumanın en estetik örneklerinden biri.
Çit kenarlarına, kapı önlerine veya saksılarla balkonlara yerleştirilen bu bitkiler, kuraklığa ve zorlu hava şartlarına karşı da son derece dayanıklı.
YILANLARI VE ZARARLILARI BAHÇEDEN UZAK TUTAN EN ETKİLİ BİTKİLER
Afrika Sarımsağı (Tulbaghia violacea): Güney Afrika kökenli bu bitki, açtığı pembe-mor lavanta renkli çiçeklerle bahçenize estetik katarken, yaydığı yoğun kükürtlü kokuyla yılanlar ve kemirgenler için tam bir kaçış sebebi yaratır.
Kutsal Fesleğen (Tulsi): Yapraklarından salgılanan aromatik uçucu yağlar, sürüngenleri rahatsız ederek bölgeden uzaklaştırır. Kapı önü ve pencere altları için mükemmeldir.
Sarımsak, Soğan ve Frenk Soğanı: Toprak altında sülfürik asit içeren bileşikler salgılar. Çevreyi çepeçevre donatmak kemirgenleri de bölgeden siler.
İşte temas edildiği anda deride geri dönüşü olmayan hasarlar bırakan o bitki ve yapmanız gerekenler…
DEV TAVŞANCIL OTU NEDEN TEHLİKELİ?
Halk arasında "Dev Tavşancıl Otu" (Heracleum mantegazzianum) olarak bilinen bu tür, istilacı bir bitki olmasının yanı sıra barındırdığı kimyasallarla adeta bir zehir makinesi gibi çalışıyor.
Ancak güneş ışığına maruz kaldığınızda: