Gökyüzünde, denizlerin derinliklerinde veya egzotik kuşların kanatlarında her an karşımıza çıkan o büyüleyici mavi renk, konu memelilere geldiğinde neden birdenbire ortadan kayboluyor? Bilim insanları, mavi balinadan mavi maymuna kadar pek çok türün aslında göründüğü renkte olmadığını kanıtladı. Peki, doğanın muazzam renk paletinde neden memelilere 'mavi' ve 'yeşil' seçenekleri sunulmadı? İşte detaylar…
Hayvanların ışıltılı dünyasına veya nehir üzerinde süzülen yalıçapkını kuşlarına baktığımızda, göz kamaştırıcı maviliklerle karşılaşırız. Ancak hayvanlar aleminin memeliler koluna geçtiğimizde, mavi rengin neredeyse hiç olmadığını görürüz. Peki, doğanın bu muazzam renk paleti neden memeli canlılarda bulunmuyor?
Hayvanlar aleminde renkler genellikle pigmentler ve yapısal renklenme olarak iki şekilde ortaya çıkar.
MAVİ MAYMUN GERÇEKTEN MAVİ Mİ?
Mavi balina, mavi antilop veya "mavi maymun" (Cercopithecus mitis) gibi isimlere sahip türlerin kürkleri, aslında göründüğü gibi mavi değildir
ZSL Londra Hayvanat Bahçesi uzmanlarından Shannon Farrington, bu hayvanların genellikle belirli ışık koşullarında maviye çalan "arduvaz grisi" bir kürke sahip olduklarını belirtiyor. Yani, kürklerinin gerçekten 'mavi' olduğundan bahsetmek aslında doğru sayılmıyor.
MAVİ ASLINDA BİR GÖZ YANILSAMASI MI?
Memelilerde nadir de olsa görülen mavi renklerin (örneğin mandril maymunlarının yüzleri veya mavi gözlü insanların gözleri) arkasında bir pigment değil, bir ışık oyunu yatıyor.
Mandrillerin yüzündeki deri altı protein lifleri, ışığı öyle bir şekilde dağıtır ki, deri dışarıdan mavi görünür.
Tıpkı mavi gözlü insanlarda mavi pigment bulunmadığı gibi, bu hayvanlarda da renk aslında hücre yapılarının ışığı yansıtma biçiminden ibarettir.
Farrington'a göre, memelilerin geçmişi bu konuda bir kısıtlama yaratıyor. "Mavi veya yeşil bir cilde sahip olmak hayatta kalmamıza daha fazla yardımcı olur muydu?" sorusunu soran uzman, memelilerin binlerce yıllık gelişim sürecinde tam da hayatta kalmak için ihtiyaç duydukları renklere büründüklerini belirtiyor.