11 yaşında, sıradan bir okul gününde girdikleri basit bir zeka testinin tüm insanlığın sağlığına ışık tutacağını kim tahmin edebilirdi ki? Tam 80 yıl boyunca kesintisiz olarak devam eden ve dünyanın en uzun soluklu tıbbi araştırmalarından biri olan bu çalışmada, 90 yaşındaki bir grup insanın beyni adım adım izlendi ve uzmanları bile şoke eden sonuçlar nihayet açıklandı! İşte Alzheimer'a meydan okuyan, hafızayı çelik gibi yapan ve "mucizevi bir hap" arayanları ters köşeye yatıran o dudak uçuklatan gerçekler...
İskoçya'nın Edinburgh şehrinde yaşayan Hamish McKenzie, 1947 yılında girdiği o sıradan okul sınavının, hayatının sonuna kadar peşini bırakmayacağını asla düşünmemişti. O dönemde zeka testine giren 70 binden fazla 11 yaşındaki çocuktan biriydi.
Hamish ve yaşıtları bugün 90 yaşına merdiven dayamışken, hayatta kalan 150 kişi halen Edinburgh Üniversitesi tarafından yürütülen prestijli 1936 Lothian Doğum Kohortu araştırmasının en kritik kahramanları konumunda.
Hamish, o günleri gülümseyerek hatırlıyor: "Okuldaki diğer çocuklarla oldukça rekabetçiydik. Geride kalmak istemiyordum." 1947'deki o sonuçlar yıllarca tozlu raflarda bekledi. Ancak 2004 yılında bilim insanları, bu verilerin insan beyninin zaman içindeki yolculuğunu anlamak için altın değerinde olduğunu fark edince proje adeta küllerinden yeniden doğdu.
Prof. Cox'a göre, yaşlanmayı tek hamlede durduracak "sihirli bir kurşun" yok. Bunun yerine yaşam tarzı, genetik miras ve aktivitenin oluşturduğu "marjinal kazanımlar" devreye giriyor. Yani küçük ve sağlıklı günlük alışkanlıklar birikerek, yaşlılıkta zihninizi berrak tutan devasa bir kalkana dönüşüyor.
"AMACIMIZ GELECEK NESİLLERİ ALZHEİMER'DAN KURTARMAK"
Araştırmanın 90 yaşına basan katılımcılarından Iain Bruce, böylesine dev bir projenin parçası olmaktan büyük gurur duyuyor. Bruce, duygularını şu sözlerle ifade ediyor: "Bu araştırmadan elde edilen bilgiler sayesinde gelecek nesillerin Alzheimer ve demans (bunama) gibi yıkıcı hastalıklardan korunabilecek olması muazzam bir şey. Bunun bana doğrudan bir faydası olmayacak ama benden sonraki insanların daha iyi bir yaşam sürmesinde benim de payım olduğunu bilmek harika bir his."
90 YAŞINDA ZIPKIN GİBİ BİR ZİHİN İÇİN PRATİK TAVSİYELER
Zihni dinç tutmanın yollarını arayanlar için, 90 yaşındaki katılımcı Mary Groat'un formülü oldukça net: "Sürekli kelime bulmacaları çözüyorum.
Saatlerce televizyon karşısında oturmak bana göre değil. Dışarı çıkıp sosyalleşiyorum, yerel merkezlerde oyunlara katılıyorum ve ailem beni sürekli aktif tutuyor."
Bir diğer katılımcı Margaret Dryden ise işin psikolojik boyutuna dikkat çekerek sosyal bağların önemini vurguluyor: "90 yaşına geldiğinizde genellikle görünmez olduğunuzu hissedersiniz. Ancak bu araştırmada var olduğumuzu, fikirlerimizin önemsendiğini hissettik. Kaliteli sohbetler ve değer görmek beyni canlı tutan en büyük etken."
ZİHİN SAĞLIĞI YENİ NESİLLERE DE İLHAM VERİYOR
Bu devasa araştırmanın yankıları sadece yetişkinleri değil, gençleri de dönüştürüyor. Boroughmuir Lisesi öğrencileri, araştırmadan elde edilen verileri kullanarak kendi beyin sağlığı projelerini geliştirdiler. Hatta ilkokul seviyesindeki çocuklara sağlıklı beslenmenin, egzersiz yapmanın ve nöronların nasıl çalıştığının beyni nasıl koruduğunu anlatan eğitimler veriyorlar.