Hollywood'un efsane oyuncularından Mel Gibson ile dünyaca ünlü rapçi 50 Cent'i aynı projede buluşturan Boneyard, karanlık atmosferi ve yüksek tansiyonlu anlatımıyla öne çıkan bir gerilim filmi olarak dikkat çekiyor. Gerçek olaylardan esinlenen yapım, izleyiciyi suç, gizem ve psikolojik gerilimin iç içe geçtiği sarsıcı bir hikâyenin içine sürüklüyor.
Boneyard, konusu ve oyuncu kadrosuyla suç ve gerilim tutkunlarının ilgisini üzerine çekiyor. Türün etkileyici yapımlarından biri olan film, izleyiciyi karanlık bir suç dünyasının tam ortasına taşıyor. Hikâye, "Kemik Koleksiyoncusu" lakabıyla anılan acımasız bir seri katilin peşine düşen bir polis şefi ile bir FBI ajanının nefes kesen takibini merkezine alıyor. İşte filme ilişkin detaylar....
Boneyard, New Mexico çöllerinde ortaya çıkan ürkütücü bir keşifle başlıyor. Albuquerque'de 11 kadına ait kemik kalıntılarının bulunması, şehirde büyük bir paniğe yol açar. Polis Şefi Carter, kamuoyunun ve teşkilatın baskısı altında bu karanlık dosyayı çözmeye çalışırken, soruşturmaya destek vermesi için deneyimli FBI ajanı Petrovick görevlendirilir.
Ancak ilerleyen süreçte yalnızca katilin kimliği değil, soruşturmayı yürüten ekipler arasındaki derin görüş ayrılıkları da gün yüzüne çıkar. Farklı kurumların çatışan yöntemleri, gizli hesaplaşmalar ve artan şüpheler, davayı içinden çıkılmaz bir hale getirir. Carter'ın, katilin polis teşkilatına yakın biri olabileceğini düşünmesiyle olaylar daha da karmaşık bir noktaya taşınır. Film, izleyiciyi gerilim dozu giderek yükselen tehlikeli bir kovalamacanın içine sürüklüyor.