Masayı kurarken ışığın altında kadehlere ve su bardaklarına bakınca üzerlerinde görülen buğulu, puslu beyaz tabaka görüntüsü oldukça sinir bozucu. Makineden yeni çıkmış ve deterjanı verilmiş bulaşıklar neden böyle oluyor? Meğer yıllardır bulaşık makinesini tamamen yanlış yerleştiriyormuşuz! İşte o basit hatalar...
Kullanıcıların en sık yaptığı hataların başında, su bardaklarını ve kadehleri üst sepete tamamen dik bir açıyla yerleştirmek geliyor. Bardakların tabanında su birikmesini önlemek ve pervaneden gelen suyun pürüzsüzce aşağı süzülmesini sağlamak için, bu parçaların hafif yatay, yani açılı olacak şekilde dizilmesi gerekiyor. Dik yerleştirilen bardakların üstünde kalan su birikintileri, kuruma esnasında bardak yüzeyinde kireçli ve puslu bir tabaka bırakıyor.
Çatal ve kaşıkların sepete dizilme yönü hem temizlik kalitesini hem de hijyeni doğrudan etkiliyor. Çatal ve bıçakların, makineyi boşaltırken kesik ya da yaralanmalara yol açmaması ve ağız kısımlarına elle temas edilmemesi için aşağı doğru yerleştirilmesi öneriliyor.
Kaşıklar ise birbirinin içine geçip suyun temasını engellememesi adına, sepetteki gözeneklere bir yukarı bir aşağı olacak şekilde karma olarak dizilmeli.
Büyük hacimli tencereleri ve tavaları alt sepete, tabakların hemen önüne siper olacak şekilde yerleştirmek sık yapılan bir diğer hata. Bu tür büyük parçalar pervanenin önünü kapattığı an, arkada ve üst sepette kalan bulaşıklara suyun ulaşmasını engelliyor.
Birçok kullanıcı bulaşık makinesinin parlatıcı gözünü doldurduktan sonra fabrikasyon ayarlarına müdahale etmiyor. Ancak parlatıcı kapağının altında, şebeke suyunun sertliğine göre ayarlanabilen (genellikle 1'den 6'ya kadar) küçük bir numara kadranı bulunur.
Eğer bulunulan bölgedeki su çok kireçliyse ve bardaklar sürekli buğulu çıkıyorsa, bu ayarın 4 veya 5 seviyesine getirilmesi gerekiyor. Doğru parlatıcı ayarı, kurutma esnasında su damlalarının bardaktan kayıp gitmesini sağlayarak leke oluşumunu önlüyor.