18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümünde, savaşın seyrini değiştiren sembol isimlerden Seyit Onbaşı'nın hikayesi rahmetle anılıyor. Kilitbahir Mecidiye Bataryası'nda sergilediği üstün güçle "Ocean" zırhlısını saf dışı bırakan bu kahramanın hayatı, aslen nereli olduğu ve kaldırdığı merminin gerçek ağırlığı, tarihe ışık tutan detaylarla her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük merak konusu. Peki; Seyit Onbaşı kimdir, nereli, nasıl öldü ve kaç kilo mermi kaldırdı?
Türk milletinin bağımsızlık mücadelesindeki en büyük dönüm noktalarından biri olan Çanakkale Deniz Zaferi bugün coşkuyla kutlanıyor. Boğaz harbinde imkansızı başaran Balıkesirli Koca Seyit, mekanizması bozulan topun başına geçerek sırtlandığı devasa mermiyle dünya harp tarihine adını altın harflerle yazdırdı. İşte vatan sevgisinin çeliği yendiği o efsanevi anın tüm ayrıntıları ve Seyit Onbaşı'nın yaşam öyküsü.
Seyit Ali Çabuk, 1889 yılının Eylül ayında Balıkesir'in Havran ilçesine bağlı Manastır (günümüzdeki adıyla Çamlık) köyünde dünyaya gelmiştir. Yörük bir ailenin çocuğu olan Seyit, 1909 yılında Osmanlı Ordusu'na katılarak askerlik hayatına başladı. Balkan Savaşları'nda çarpıştıktan sonra terhis edilmeyerek Çanakkale Cephesi'ne, Kilitbahir'deki Mecidiye Bataryası'na sevk edildi ve topçu eri olarak yer aldı.
18 Mart 1915 sabahı müttefik donanması boğazı geçmek için ağır bir bombardıman başlattı. Mecidiye Bataryası'na düşen bir mermi sonucunda topun mermi kaldıran vinci (asansörü) parçalandı. Bataryadaki askerlerin çoğu şehit olurken, sağ kalan az sayıda neferden biri olan Seyit Ali, topların sustuğu bu kritik anda tek başına harekete geçerek savaşın kaderini belirleyecek hamleyi yaptı.
Tarihi kaynaklarda ve o günkü ölçü birimlerine göre Seyit Onbaşı'nın sırtladığı merminin ağırlığı 215 okka olarak kaydedilmiştir. Bu ağırlık, günümüz metrik sisteminde yaklaşık 276 kilograma tekabül etmektedir. Üç kez üst üste bu devasa ağırlığı sırtındaki kemiklerin çatırtısı eşliğinde topun namlusuna süren kahraman, imkansız denilen fiziksel bir yükün altına girmiştir.
Seyit Ali'nin ateşlediği üçüncü mermi, İngilizlerin devasa savaş gemisi HMS Ocean'ın dümen donanımına isabet etti. Kontrolünü kaybeden zırhlı, sulara gömülmeden önce Nusret Mayın Gemisi'nin döşediği mayınlara çarparak ağır yara aldı ve Çanakkale Boğazı'nın derinliklerine gömüldü. Bu olay, itilaf devletlerinin deniz harekatını durdurmalarındaki en önemli etkenlerden biri oldu.
Savaştan sonra köyüne dönen Seyit Ali Çabuk, bir süre ormancılık ve kömürcülük yaparak geçimini sağladı. Soyadı Kanunu ile "Çabuk" soyadını alan kahraman, 1939 yılında zatürre nedeniyle 50 yaşında hayata gözlerini yumdu. Bugün Balıkesir Havran'da adına bir anıt mezar ve müze bulunan Koca Seyit, fedakarlığın ve vatanperverliğin en büyük timsali olarak kalplerde yaşıyor.