Baharın habercisi olarak kabul edilen cemre düşme tarihleri 2026 yılı için netleşti. İlk cemrenin havaya düşmesinin ardından gözler, suyun ısınmasını sağlayacak olan ikinci düşüşe çevrildi. Halk takvimine göre birer hafta arayla gerçekleşen bu doğa olayında, 2. cemre Şubat ayının son haftasında suyla buluşarak buzların çözülmesini hızlandıracak.
Kış mevsiminin sert etkilerinin kırılmaya başladığı bu günlerde, doğanın uyanış sembolü cemrelerin düşüş sırası büyük bir merakla takip ediliyor. Anadolu geleneğinde "ateş", "kor" ve "köz" anlamlarına gelen cemre, hava sıcaklıklarının kademeli olarak artışını temsil ediyor. Şubat ayının ikinci yarısında başlayan bu süreç, Mart ayı başında toprağın ısınmasıyla tamamlanarak baharı müjdeleyecek.
2026 yılı takvimine göre ikinci cemre, 26-27 Şubat tarihlerinde suya düşecek. İlk cemrenin havayı ısıtmasının ardından gerçekleşen bu aşama, su kütlelerinin ısınma sürecini başlatır. Halk inanışına göre ikinci cemreyle birlikte denizler, göller ve akarsulardaki buzlar tamamen çözülür, suyun sıcaklığı hissedilir derecede artmaya başlar.
Cemreler her yıl olduğu gibi 2026'da da yedişer gün arayla üç aşamada düşüyor. İşte 2026 yılının tam listesi:
1. Cemre (Havaya): 19-20 Şubat 2026
2. Cemre (Suya): 26-27 Şubat 2026
3. Cemre (Toprağa): 5-6 Mart 2026 Bu sıralama, güneş ışınlarının atmosferden başlayarak yeryüzünün derinliklerine kadar olan ısınma rotasını temsil eder.
Eski halk takvimine göre cemre, kıştan bahara geçişin meteorolojik anahtarıdır. "Kasım Günleri"nin 100. gününden sonra başladığına inanılan bu süreç, sadece bir inanış değil, aynı zamanda toprağın tarıma hazırlanması için bir işarettir. Her düşüş, doğada somut bir değişikliği beraberinde getirir; hava yumuşar, sular ısınır ve en nihayetinde toprak canlanır.
Serinin son halkası olan 3. cemre, 5-6 Mart 2026 tarihlerinde toprağa düşecek. Bu son adım, baharın resmen başladığının kanıtı kabul edilir. Toprağın ısınmasıyla birlikte bitkilerin özsuyu hareketlenir, ağaçlar çiçek açmaya hazırlanır ve tarımsal faaliyetler ivme kazanır. Anadolu'da çiftçiler, ekim ve dikim işlerine başlamak için genellikle bu son cemrenin düşmesini bekler.