Sabah Gazetesi Yazarı Okan Müderrisoğlu, "Seçim takvimine ilişkin konuşmaların arttığı bugünlerde "Tayyip Erdoğan Doktrini" geçerliliğini koruyor. "AK Parti için seçim çalışması, son seçimin sonuçlarının alındığı günün ertesinde başlar!" ifadelerine yer verdi.
İşte Okan Müderrisoğlu'nun 'Sahayı terk etmeyenler, sahayı hatırlayanlar' başlıklı yazısı:
Ne zaman "sahaya çıkma veya halka inme" söylemi duysak aklımıza öncelikle CHP'nin gelmesi artık şaşırtıcı değil. İsminde "Halk", 6 okunda "Halkçılık" olan bir partinin, klasik seçmen tabanı dışında hakiki manada ve sürekli biçimde halkla hemhal olamaması zaten başlı başına çelişki.
Yanlış anlaşılmasın! CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in son bir yılda katılım temposu inişli çıkışlı seyreden 106 mitingini görmezden geliyor değilim.
Burada ana mesele, Özgür Bey'in yerel seçim performansını yorumlama biçimi ve giderek Ekrem İmamoğlu ipoteğine girmesiyle ilgili. Özel, yerel seçim rüzgarını erken genel seçime çevirmediği için çok eleştirildi. Ona göre, seçmen CHP'ye emanet oylar vermişti. CHP, yerel yönetimlerde başarı gösterirse, ülkeyi de yönetebileceğini ispatlamış olacaktı. Başlangıçta tutarlı görünen hatta Sn. Cumhurbaşkanımızın siyasi yolculuğunu taklit ettiği izlenimi veren bu model, CHP'de iflas etti. Neden?
Çünkü "CHP'de dava arkadaşlığı kültürü yoktu!" Daha da mühimi Özgür Bey kimlere kefil olduğunu bilemeden, fazlasıyla risk aldı. Ve CHP erkenden lastik patlattı. Cumhurbaşkanı adayı sıfatıyla yargı erkine karşı koruma altına alınacağı varsayılan İmamoğlu'nun şahsi kariyer planlaması ile kurduğu iddia edilen karmaşık mali ilişkiler ağının deşifresi tüm hesapları bozdu.
Bu arada, kapsamına girdiği soruşturma süreçlerini görerek radikal çıkış yapan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise CHP'yi ancak sahaya inme aşamasına getirebildi. 38. Kurultay'a dair mutlak butlan söylemi, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun rövanşist hırsı da Özel'in yakasını bırakmadı.
Hal böyle iken, sırtındaki büyük kambur ve siyasi bagajındaki adli yüklerle halkın karşısına çıkmaya hazırlanan CHP'nin, sadece ekonomik şartları bahane ederek değişik seçmen tabanını hareketlendirmesi hiç de kolay görünmüyor. Bölgesel ve küresel kaotik ortamda mutlak olan "güven, güvenlik ve güvenilirliktir!"
Bu cümleden olarak, bu yaz 25. yaşını kutlayan AK Parti'nin, siyaset sahnesini bir hayli hareketlendirecek eylem ve söylem planlaması birçok açıdan farkın fark edilmesini sağlamaya aday. Seçim takvimine ilişkin konuşmaların arttığı bugünlerde "Tayyip Erdoğan Doktrini" geçerliliğini koruyor. "AK Parti için seçim çalışması, son seçimin sonuçlarının alındığı günün ertesinde başlar!"