Dünyanın en sevilen atıştırmalıklarının başında gelen çikolata hakkında doğru bilinen yanlışlar, lezzet tutkunlarını hayal kırıklığına uğratıyor. Özellikle yaz aylarında veya sıcak mutfaklarda "erimesin" düşüncesiyle çikolatayı buzdolabına koymak, aslında yapılabilecek en büyük hatalardan biri.
Buzdolabına giren çikolata sadece soğumuyor, adeta kimliğini kaybediyor! İşte çikolatayı buzdolabına koyduğunuzda başınıza gelecekler ve saklama yöntemindeki o gizli sırlar…
NEM EN BÜYÜK DÜŞMANI: ŞEKER ÇİÇEKLENMESİNE DİKKAT
Çikolatayı buzdolabına koyduğunuzda karşılaştığınız o beyaz, tozlu tabaka aslında bir küf değil, "şeker çiçeklenmesi" olayıdır. Buzdolabındaki yüksek nem, çikolatanın içindeki şekeri çözer ve yüzeye taşır. Nem buharlaştığında ise geriye kristalleşmiş, pütürlü bir şeker tabakası kalır. Bu durum çikolatanın o pürüzsüz dokusunu tamamen yok ederek ağızda kumlu bir his bırakmasına neden olur.
KOKU TRANSFERİ: SOĞAN TADINDA ÇİKOLATA YEMEYİN!
Çikolatanın içerisinde yüksek oranda kakao yağı bulunur. Kakao yağı, yapısı gereği çevredeki kokuları bir sünger gibi emme özelliğine sahiptir. Buzdolabı, doğası gereği birçok farklı gıdanın kokusunun karıştığı bir ortamdır. Paketini açtığınız veya tam kapanmayan bir ambalajla dolaba koyduğunuz çikolata; buzdolabındaki kokularını hızla bünyesine alır. Bu da kakaonun o eşsiz aromasının yerini istenmeyen tatlara bırakması demektir.
DİL ÜSTÜNDEKİ ERİME DENGESİ BOZULUYOR
Kaliteli bir çikolatanın en büyük özelliği, vücut sıcaklığına yakın bir derecede (yaklaşık 34-36 derece) erimesidir. Buzdolabından çıkan buz gibi bir çikolata, ağzınıza attığınızda bu erime dengesini yakalayamaz. Dilinizin üzerindeki reseptörler soğuktan dolayı uyuştuğu için kakaonun o meyvemsi, fındığımsı veya baharatlı alt notalarını algılayamazsınız. Kısacası, dolaptan çıkan çikolata size sadece "soğuk bir tatlılık" verir, gerçek bir kakao deneyimi sunmaz.