On bir ayın sultanı Ramazan, bu yıl da şehirlerin dört bir yanına yayılan manevi bir coşkuyla karşılanıyor. Pamukkale'nin beyazından Çamlık'ın yeşiline kadar her noktada vatandaşlar, "İlk iftar ne zaman?" ve "Denizli sahur vakti ne zaman bitiyor?" sorularının cevabını aramaya başladı. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 2026 yılı için hazırladığı güncel imsakiye verileriyle beraber, şehir merkezi ve çevre ilçelerindeki namaz saatleri kesinleşti. İşte Ramazan ayı için Denizli iftar saati, sahur (imsak) vakti ve merak edilen tüm detaylar.
Ege Bölgesi'nin kadim şehirlerinden Denizli, 2026 Ramazan ayını 18 Şubat Çarşamba akşamı kılınacak ilk teravih namazıyla selamlıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan resmi takvime göre, Denizlili müminler 19 Şubat Perşembe günü yılın ilk orucuna niyet edecekler. Mevsim geçişlerinin yaşandığı bu dönemde, günlerin uzamasıyla beraber oruç tutma süreleri de her geçen gün birkaç dakikalık farkla değişecek.
Sahur bereketinin sona erip niyetlerin edildiği "imsak" vakti, Denizli'de 19 Şubat sabahı saat 06:21 olarak açıklandı. Bu saat, aynı zamanda sabah ezanının okunduğu ve yeme-içmenin kesilmesi gereken sınırı ifade ediyor.
Denizli il genelinde Ramazan ayının ilk günü olan 19 Şubat 2026 tarihinde akşam ezanı saat 18:53'te okunacak.
Ege'nin iç kesimlerinde yer alması sebebiyle kıyı şeridindeki illere göre orucunu birkaç dakika daha erken açan Denizli'de, ilk iftar sofraları bu saat itibarıyla kurulacak.
Müslümanlar için "bin aydan daha hayırlı" olduğu müjdelenen Kadir Gecesi, 2026 yılında 16 Mart Pazartesi gününü 17 Mart Salı'ya bağlayan gece idrak edilecek. Bu özel gece de dahil olmak üzere Ramazan ayı boyunca sahur ve iftar saatleri şöyle olacak:
Sahur yemeği, oruç tutacak kişilerin imsak vaktinden önce gece yedikleri yemektir. Hz. Peygamber (s.a.s.) sahura kalkmış ve bunu ümmetine de tavsiye etmiştir. (Buhârî, Savm, 19-20 [1921, 1923]; Müslim, Sıyâm, 45-47 [1095-1097])
Resûl-i Ekrem (s.a.s.), sahur yemeğinde "bereket" (Buhârî, Savm, 20 [1923]; Müslim, Sıyâm, 45 [1095]) olduğunu ifade etmiş ve sahur yemeğinin, Müslümanların orucu ile Ehl-i kitabın orucu arasındaki en önemli farklardan biri olduğunu belirtmiştir. (Müslim, Sıyâm, 46 [1096]) Onun sahurla ilgili söz ve uygulamalarından hareketle fakihler, sahura kalkmanın ve sahuru geciktirmenin sünnet olduğunu söylemişlerdir. (Kâsânî, Bedâ'i, 2/105)
Âlimler, sahurun oruca dayanma gücü verdiğini, maddî-manevî bereketlere vesile olacağını bildirmişlerdir. Çünkü kişi sahura kalkmakla seher vaktini uyanık geçirmiş ve bu vakitte hem dua hem de istiğfar etmek suretiyle cennet ehlinin özelliklerine sahip olmuştur. (ez-Zâriyât, 51/18) Bu şekilde manevî lezzetlerle başlanan oruç daha canlı, daha şevkli tutulur. Bu tür maddî-manevî bereketleri olan sahur, ihmal edilmemelidir.