Kilo verme süreci, özellikle yüksek kilolarda olanlar için çoğu zaman ulaşılması güç bir hedef gibi algılanabiliyor. Ancak bu algıyı yıkan gerçek hikayeler, imkansız denilen dönüşümlerin aslında mümkün olduğunu gösteriyor. 2020 yılında 27 yaşındayken kilosunun hayatını olumsuz etkilemeye başladığını fark eden Molly Berger de bu ilham verici örneklerden biri. Büyük ve ani kararlar yerine küçük ama sürdürülebilir adımlar atmayı tercih eden Berger, zamanla hayatını tamamen değiştirmeyi başardı. Bugün geriye dönüp bakıldığında, tam 90 kilo veren bu kadın pek çok kişiye umut ve motivasyon kaynağı oluyor.
Fazla kilolarla verdiği mücadele aslında uzun yıllara yayılıyordu. Kilosunun en yüksek seviyeye ulaştığı dönemde 140 kilonun üzerine çıktığını belirten Berger, bu süreçte diyabet ve yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunlarının eşiğine geldiğinin farkındaydı. Yaşadıklarının bir uyarı niteliği taşıdığını söyleyen Berger, "Sağlığımın iyiye gitmediğini anlayacak kadar bilgim vardı" sözleriyle o dönemdeki durumunu özetliyor.
DEĞİŞMEYİ SEÇTİ
Ancak Molly'nin hikayesi tam da bu noktada bambaşka bir yön aldı. Umutsuzluğa teslim olmak yerine değişmeyi tercih etti. Zaman içinde 90 kilo verdi; yalnızca bedenini değil, zihinsel dünyasını da baştan şekillendirdi ve koşmaya başladı. Bugün geldiği noktada sadece daha zayıf biri değil; aynı zamanda daha güçlü, daha enerjik ve hayatla bağı çok daha sağlam bir kadın olarak yoluna devam ediyor.
KÜÇÜK ADIMLAR BÜYÜK SONUÇLAR GETİRDİ
Molly, değişim sürecine radikal diyetler ya da ağır egzersiz programlarıyla adım atmadı. Bunun yerine sürdürülebilir, küçük alışkanlıklar edinmeyi tercih etti ve zamanla bu basit adımlar hayatında büyük bir dönüşümün kapısını araladı.
"Bence hızlı çözümler üzerine kurulu bir anlayış var; eğer kısa sürede sonuç göremiyorsanız, bunun anlamsız olduğu düşünülüyor. Oysa atılan küçük adımlar ve geride bırakılan ufak izler zamanla birikiyor ve sonunda büyük bir fark yaratıyor" sözleriyle süreci özetliyor.
Başlangıç aşamasında hayatında köklü değişiklikler yapmak yerine, yalnızca şu dört temel beslenme alışkanlığını dönüştürmeye odaklandı:
Bu küçük ama istikrarlı değişimler, zamanla büyük bir dönüşümün temelini oluşturdu.
Attığı bu basit ama kararlı adımlar sayesinde, haftada yaklaşık 0,5 ila 1 kilogram arasında kilo vermeye başladığı bir düzene ulaştı.
BESLENME DEĞİŞİKLİĞİNDEN MARATONLARA
Beslenme düzenini oturttuktan sonra Molly bu kez harekete yöneldi. Başlangıçta yapabildiği tek şey, yalnızca 15 dakika bisiklete binmekti. "Hepsi bu kadardı" diye anlatıyor. Ancak pes etmedi; her gün bir öncekinin biraz üzerine koydu. Zamanla bisiklet süreleri uzadı, yürüyüşler eklendi ve bir gün sadece bir dakika koşmayı denedi. Ardından iki dakika geldi. Küçük ilerlemeler birikerek büyük bir dönüşüme dönüştü ve Molly, sonunda bir yarı maratonu tamamlamayı başardı.
Ancak bu dönüşüm yolculuğu bununla sınırlı kalmadı. Molly, "Uçağa binerken ya da parklara giderken kilo sınırları yüzünden sürekli stres yaşamaktan yorulmuştum. Bu kaygılar yüzünden anılardan mahrum kalmak istemedim" sözleriyle değişme motivasyonunu anlatıyor.
"YEMEK DEĞİL, BEN HAYATIMI KONTROL EDİYORUM"
Molly, yaşadığı değişimin yalnızca bedensel olmadığını zamanla daha net gördü. Bu süreç, zihinsel sağlığında da önemli bir iyileşme yarattı. Geçmişte yemeğin hayatının merkezinde olduğunu söyleyen Molly, "Eskiden yemek hayatımı kontrol ediyordu. Şimdi kontrol bende" sözleriyle bu dönüşümün en önemli kazanımını özetliyor.
ÇEVRESİ DE DESTEKLEDİ
Molly bu süreçte yalnız değildi; ailesi ve iş arkadaşları da ona güçlü bir destek sundu. Bu desteğin kendisi için çok anlamlı olduğunu söyleyen Molly, "Doğum günümde bile herkes benim için daha sağlıklı seçenekler hazırladı. Bu, yolculuğumun çevrem tarafından da benimsendiğini hissettirdi" diyerek yaşadıklarını anlatıyor.