Dünyanın bazı köşelerinde doğmak, büyümek ve ölmek çok daha farklı anlamlar taşıyor. Kimi toplumlar erkekliğe geçişi deriye kazınan izlerle simgelerken, kimileri ölen bebeklerini toprağa değil, yaşayan bir ağaca emanet ediyor. İlk bakışta tuhaf gelen bu geleneklerin ardında ise derin inançlar, doğayla kurulan güçlü bağlar ve yüzyıllardır süren ritüeller yatıyor.
Dışarıdan bakıldığında şaşırtıcı hatta ürkütücü görünen bu ritüeller, o toplumlar için kimlik, aidiyet ve yaşamın sürekliliğini temsil eder. Bazı toplumların kültleşmiş gelenekleri diğer topluluklarca dünyanın en tuhaf gelenekleri ilan ediliyor.
MADAGASKAR
Aileler atalarının kemiklerini çıkartıp taze bezlerle sarıp onlarla dans ederler; ölüm ve yaşam arasında bağlantı kurma ritüelidir.
Famadihana adı verilen bu gelenek, Madagaskar halkına özgü bir cenaze töreni geleneğidir. Kemiklerin döndürülmesi olarak bilinen bu tören sırasında, insanlar atalarının bedenlerini aile mezarlarından çıkarır, cesetleri yeni bir beze sarar ve sonsuza dek hatırlanmaları için isimlerini beze yeniden yazarlar.
BREZİLYA
Brezilya'nın Amazon bölgesinde yaşayan Satere-Mawe kabilesinde ergenliğe geçiş, son derece zorlu bir sınavla başlar. Genç erkekler, sokması kurşun isabet etmiş gibi tarif edilen "kurşun karıncalarıyla" doldurulmuş eldivenleri ellerine geçirmek zorundadır. Bu sırada acıya dayanmak yetmez; yaklaşık on dakika boyunca dans etmeleri beklenir.
Bu ritüel, yalnızca fiziksel dayanıklılığı değil, zihinsel gücü ve cesareti de ölçer. Kabileye göre bu deneyim, genci çocukluktan kopararak yetişkinliğe hazırlar, onu ruhsal dünyayla bağlar ve yaşam boyunca karşılaşacağı zorluklara karşı koruyucu bir güç kazandırır.
İNGİLTERE
Cooper's Hill Cheese-Rolling adı verilen bu festival, Gloucestershire'da düzenleniyor. Bu etkinlikte katılımcılar dik bir tepeden yuvarlanan peynir tekerini kovalayarak aşağı inerler.
Hem tehlikeli hem de eğlenceli bu gelenek nadiren yaralanmalarla sonuçlansa da her yıl binlerce izleyici çeker.
İSPANYA
İspanya'nın küçük Castrillo de Murcia köyünde, El Colacho adı verilen sıra dışı bir etkinlik düzenleniyor. Bebek üzerinden atlama festivali olarak bilinen bu etkinlikte, şeytan kılığına girmiş insanlar, şiltelerin üstünde yatan bebeklerin üzerinden atlıyorlar.
Yüzyıllardır süregelen bu ritüelin, bebekleri ilk günahtan arındırdığına ve onları kötü ruhlardan koruduğuna inanılıyor. Tehlikeli görünse de köylüler bebeklerin güvenliğini sağlamak için her türlü önlemi alıyorlar. Dini inanç ve yerel geleneğin bir karışımı olan festival, dünyanın dört bir yanından ziyaretçileri kendine çekiyor.
ENDONEZYA
Endonezya'nın Toraja bölgesinde ölüm, kademeli bir süreç olarak görülüyor. Aileler, ölen sevdiklerinin bedenlerini aylarca hatta yıllarca evlerinde tutarak, sanki hala yaşıyorlarmış gibi davranıyorlar. Ölenlere düzenli yemekler, temiz kıyafetler veriliyor.
Bu uygulama, ailenin görkemli bir cenaze töreni düzenleyebilecek duruma gelene kadar devam ediyor; bunun, ölenin ruhunun öbür dünyaya ulaşmasına yardımcı olduğuna inanılıyor. Bu, bazı kültürlerin ölüleriyle nasıl bağ kurduğunun dokunaklı bir örneği.
ETİYOPYA
Etiyopya'daki Mursi ve Surma kabilelerinde genç kadınlar, güzellik ve sosyal statü göstergesi olarak büyük dudak plakaları takarlar. Bu gelenek ergenlik döneminde başlar ve alt dudak, daha büyük plakaları barındıracak şekilde kademeli olarak genişletilir.
Plakanın boyutu genellikle kadının çeyizini ve çekiciliğini yansıtır. Bu uygulama dışarıdan bakıldığında aşırı görünse de olgunluğu ve evliliğe hazır olmayı simgeleyen, köklü bir kültürel işarettir.
PAPUA YENİ GİNE
Kaningara topluluğunda erkekliğe adım atmak, beden üzerinde kalıcı bir iz bırakmayı gerektirir. Genç erkekler, göğüs ve sırt bölgelerine timsah derisini andıracak biçimde planlanan kesiklerle özel bir işleme tabi tutulur. Bu izler rastgele değil, kuşaktan kuşağa aktarılan sembolik desenlere göre oluşturulur.
Kaningara inancında timsah; kudretin, koruyucu gücün ve ruhsal dayanıklılığın temsilidir. Bu nedenle vücutta oluşan izler yalnızca fiziksel bir değişimi değil, kişinin çocukluktan çıkıp sorumluluk alan bir bireye dönüşmesini simgeler. Oldukça acı verici olan bu ritüel, gençlerin sabrını, cesaretini ve iradesini sınar. Geride kalan izler ise, geçirilen bu zorlu yolculuğun ömür boyu taşınan bir nişanı olarak kabul edilir.
İSKOÇYA
İskoçya'da, evlenmek üzere olan çiftler "karartma" adı verilen ilginç bir geleneğe tabi tutulur. Arkadaşlar ve aile, gelin ve damadı çürümüş yiyecekler, is ve unla kaplar. Tamamen "karartıldıktan" sonra, çift kasaba içinde dolaştırılır.
Bu ritüel, onları evlilik hayatının zorluklarına hazırlamak, dayanıklılık ve birlik duygusunu öğretmek amacıyla yapılır. Ayrıca, çiftin zor durumlarla birlikte ne kadar iyi başa çıkabileceğinin bir testi olarak da görülür.
VANUATU
Vanuatu'nun Pentecost Adası'nda erkekler, 20 - 30 metrelik ahşap kulelerden ayak bileklerine bağladıkları asmalarla atlar. Land Diving adı verilen bu gelenek, bereket dileme ve olgunluk ritüeli olarak yapılır.
BULGARİSTAN
Bulgaristan'daki Surva festivali sırasında erkekler korkutucu yüz maskeleri ve büyük çanlarla giyinerek kötü ruhları kovmak için sokaklarda yürürler. Bu antik gelenek, bereket ve koruma amaçlıdır.
Surva, Bulgarca'da bereket, sağlık ve mutluluk dilemek anlamına geliyor. Festivalin ilki 1966 yılında, "kukeri" olarak adlandırılan maskeli ve iri çanlar taşıyan katılımcıların yerel âdetlerini koruma ve tanıtma çabalarının bir parçası olarak düzenlendi.
HİNDİSTAN
Hindistan kökenli Thaipusam adı verilen festivalde katılımcılar piercingler ve dekoratif yapılar taşıyarak tanrıya adanmışlıklarını gösterirler.
Thaipusam festivali, Murugan'ın Surapadman'a karşı kazandığı zaferi anmak için kutlanır. Murugan, Hinduizm'de yoga disiplini ve çilecilikle ilişkilendirilen bir tanrıdır ve taraftarları tarafından kendisine tapanlara mukti (manevi kurtuluş) sunabilen biri olarak kabul edilir.
ENDONEZYA
Toraja geleneğinde, dişleri henüz çıkmadan hayatını kaybeden bebekler toprağa değil, yaşayan bir ağaca emanet edilir. Bezlere sarılan bebek ağacın gövdesine dikkatle açılan bir boşluğa yerleştirilir ve oyuk doğal liflerle kapatılır. Bundan sonra ağaç büyümeye devam eder; gövdesi zamanla bu küçük bedeni sarar.