ABD Adalet Bakanlığı'nın açıkladığı yeni Epstein belgeleriyle birlikte, "istismar adasına" ait daha önce görülmemiş görüntüler ortaya çıkarken, geçmişte yayımlanan malikane fotoğrafları da yeniden gündeme damga vurdu. Görüntüler, yeni dosyalarda yer alan röportajlar, yazışmalar ve ifadelerle birlikte çok daha ürpertici bir anlam kazandı.
ABD'de kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurma suçlamasıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'a ilişkin açıklanan yeni belgelerde tüyler ürperten detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor.
"İLLUMİNATİ BENZERİ" DÜNYAYI YÖNETEN GİZLİ OLUŞUM
Bu belgeler arasında yer alan, Epstein'in ölmeden önce ve yabancı basına göre ABD Başkanı Donald Trump'ın eski danışmanı Steve Bannon'a verdiği bir röportaj da gündeme oturdu.
Röportajda Epstein, iş ve siyaset dünyasındaki üst düzey ilişkilerine de değinerek, ABD'li milyarder David Rockefeller ile yakın temas içinde olduğunu anlattı.
Rockefeller'ın küresel siyasetin, iş dünyası ve liderlerle ele alınması gerektiğini savunduğunu aktaran Epstein, bu anlayış doğrultusunda kurulduğunu belirttiği "Üçlü Komisyon"a da atıfta bulundu.
Epstein, söz konusu yapının zaman zaman "İlluminati" benzeri, dünyayı yöneten gizli bir oluşum olarak anıldığını ancak Rockefeller'ın bu iddiaları reddettiğini söyledi.
Jeffrey Epstein, komisyonun Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya'dan siyasetçi ve iş insanlarını bir araya getiren bir "istişare platformu" olarak tasarlandığını öne sürdü.
Rockefeller'ın, seçilmiş siyasetçilerin görev sürelerinin sınırlı olmasına karşılık iş dünyasının daha istikrarlı rol oynadığını düşündüğünü belirten Epstein, bu nedenle böyle bir oluşuma öncülük edildiğini savundu.
Röportajın devamında, genç yaşta Rockefeller Vakfı yönetiminde ve "Üçlü Komisyon" bünyesinde yer almasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Epstein, bu çevrelerde Nobel ödüllü akademisyenler ile üst düzey siyasetçi ve iş insanlarıyla bir araya geldiğini anlattı.
Epstein, bu deneyimlerin kendisine göre iş ve siyaset dünyasında paranın sıklıkla talep edilen ancak çoğu zaman yeterince anlaşılmayan bir unsur olduğunu ortaya koyduğunu savundu.
Epstein ayrıca, "Üçlü Komisyon"a katıldığı ilk toplantılardan birinin 1990'ların başında Tokyo'da yapıldığını belirterek, toplantılarda en çok enflasyon konusunun ele alındığını söyledi.
EPSTEİN KENDİSİNİ BİRİNCİ SEVİYE "CİNSEL SALDIRGAN" OLARAK NİTELEDİ
Röportajda Epstein, servetinin "kirli para" olduğu yönündeki suçlamaları ve en kötü eylemleri gerçekleştiren kişilerle çalışarak gelir elde ettiği eleştirilerini reddetti. Epstein, söz konusu kazançları gelir düzeyi düşük ülkelerde bazı hastalıkların tedavisine yönelik çalışmalarda kullandığını savundu.
Bu savunma üzerine röportajı yapan kişi Epstein'e, yardımı alanlara, söz konusu paranın ABD'de cinsel suçlular için kullanılan resmi sınıflandırmaya göre üçüncü seviye bir cinsel saldırgan suçlusundan geldiğinin söylenmesi halinde nasıl bir tepki vereceklerini sordu.
Epstein, kendisinin üçüncü seviye değil, daha düşük bir kategori olan ve yine de suç kapsamına giren birinci seviye "cinsel saldırgan" olarak sınıflandırdı.
Yardımı alan kişilerin paranın kaynağını bilip bilmeyeceğine ilişkin soruya yanıt veren Epstein, bu bilginin paylaşılması halinde dahi tutumlarının değişmeyeceğini ileri sürdü.
EPSTEİN ŞEYTANA BENZETİLDİ
Röportajı yapan kişinin Epstein'e "şeytan" benzetmesi üzerinden soru sorması üzerine de Epstein, bu nitelemeyi reddederek, kendisiyle yüzleştiğini ima eden "iyi bir aynaya sahibim" ifadesini kullandı.
EPSTEİN-ROTHSCHİLD YAZIŞMALARINDA HİTLER DİYALOĞU
Belgelerde ayrıca, 31 Aralık 2018 tarihli Epstein ile Ariane de Rothschild imzasını kullanan kişi arasındaki e-postalar yer alıyor.
E-postalara göre, Epstein, Adolf Hitler'in, çok yoksul olduğu dönemde Guttman, Esptein ve Rothschild aileleri tarafından finanse edilen evsizler ve muhtaç insanların kaldığı bir barınakta yaşadığını öne sürüyor.
Ariane de Rothschild adını kullanan kişi ise yanıt olarak, "Cömertliğin ödüllendirilmediğini veya komplo teorisinin hala var olduğunu söylemenin bir yolu olsun ya da olmasın, bu oldukça acınası bir durum..." ifadesini kullanıyor.
Epstein ise bunun yüzde yüz doğru olduğunu savunarak, Hitler'in kıyafetleri ve sanat eserlerini sattığını; Guttman, Esptein ve Rothschild aileleri başta olmak üzere Yahudiler tarafından finansa edilen bir sığınakta yaşadığını yineliyor.
Bunun komplo teorisi olmadığını belirten Epstein, "Epstein" ailesinin Viyana'da banker olduğunu söylüyor.
Ariane de Rothschild ise bunun doğru olduğunu bildiğini ifade ederek, ara ara "Rothschild ailesinin daha fazla güç kazanmak için Hitler'i kitlesel imha konusunda desteklediğinin ve bunu planladığının" söylendiği iddiasında bulunuyor.
EPSTEİN ADASINDAN KAN DONDURAN GÖRÜNTÜLER
Yeni belgelerin yayımlanmasının ardından Epstein adasındaki tüyler ürperten görüntüler yeniden gündem oldu.
Epstein'ın malikanesinde çekilen fotoğraflarda yatak odaları, duvarlarda maskelerin bulunduğu özel bir oda, hızlı arama tuşlarında kayıtlı isimlerle dolu bir telefon, bir dişçi koltuğu ve Epstein ile suç ortağı Ghislaine Maxwell'in Papa II. Jean Paul'le çekilen bir fotoğrafı yer aldı.
Görsellerin 2020 yılında, Epstein'ın 2019'daki ölümünden sonra çekildiği belirtilirken, evdeki mobilyaların istiflendiği ve duvarlardaki sanat eserlerinin kaldırılmış olduğu dikkat çekti.
KARA TAHTADA 12 TUHAF KELİME
Daha önce hiç görülmemiş görüntüler arasında özellikle, Jeffrey Epstein'in Karayipler'deki özel adasında bulunan kara tahtada yazılı 12 tuhaf kelime dikkat çekti.