Genetik profesörü Tim Spector, sporla herkes kadar ilgilenen ve gençliğinde hareketi "minimumda tutan" bir akademisyendi. Ancak 50'li yaşların başında yaşadığı mini felç, onun için gerçek bir uyandırma servisi oldu.
Bugün 67 yaşında olan Spector, ağırlık antrenmanlarından yogaya, bisikletten yüzmeye kadar uzanan rutiniyle sadece fiziksel değil, zihinsel olarak da formunun zirvesinde.
Peki, Spector bu dönüşümü nasıl başardı?
Spector'a göre en büyük hata, egzersizi günün sonuna bırakmak. "Akşam olunca yorgunluk ve günlük işler bahane olur," diyen profesör, hareket etmeyi günün ilk işi haline getirmiş.
Sizin motivasyonunuz ne? Torunlarınızla parkta oynamak mı, yoksa ağrısız bir emeklilik mi? Hedef kişiselleştiğinde, spor bir görev olmaktan çıkıp bir yaşam biçimine dönüşüyor.
"Spor salonuna gitmekten sıkılıyorum," diyecek kadar dürüst bir yaklaşıma sahip. Spector, sürdürülebilirliğin sırrını keyif almakta bulmuş. Haftada üç gün bisiklet, aralara serpiştirilen pilates ve yazın denizle buluşan bir rutin...
Eğer bir spordan nefret ediyorsanız, onu ömür boyu yapamazsınız. Size hitap eden branşı bulana kadar denemeye devam edin.
Onun için şehir içinde yürümek veya toplu taşıma kullanmak sadece bir ulaşım tercihi değil, gizli bir antrenman. Her gün onar dakikalık küçük yürüyüşlerin toplamı, haftalık bazda devasa bir sağlık yatırımına dönüşüyor.