Ramazan ayı yaklaşırken 2026 yılına ait fitre ve fidye bedelleri yeniden gündeme taşındı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılan açıklamayla bu yıl uygulanacak tutarlar kesinleşti.Fitre miktarı, bir kişinin günlük asgari gıda ihtiyacı baz alınarak belirleniyor. Oruç tutamayanların ödediği fidye de aynı ölçüte göre hesaplanıyor ve günlük fitre bedeliyle eşit kabul ediliyor. Bu nedenle 30 günlük fidye toplamı, açıklanan günlük tutarın 30 ile çarpılmasıyla ortaya çıkıyor.İşte 2026 bedelleri...
2026 Ramazan ayına sayılı günler kala ilk oruç 19 Şubat Perşembe günü eda edilecek. Manevi hazırlıkların hız kazandığı bu dönemde fitre ve fidye bedelleri de yeniden gündeme geldi.Ramazan öncesi açıklanan 2026 yılı fitre tutarıyla birlikte, bir günlük ödeme miktarı ve 30 günlük fidyenin toplamı vatandaşlar tarafından yakından takip ediliyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 2026 yılı Ramazan ayından 2027 yılı Ramazan ayına kadar olan süre için fitre miktarını 240 TL olarak belirledi.
Fitre, Ramazan Bayramı'nın birinci günü tan yerinin ağarmasıyla vâcip olmakla birlikte, fakirlerin bayram ihtiyaçlarını karşılamaları için Ramazan ayı içinde de verilebilir.
Hadislerde fitre miktarı; buğday, arpa, hurma veya kuru üzümden Hz. Peygamber (s.a.s.) döneminde kullanılan ölçü birimi esas alınarak belirlenmiştir. Fitrenin bu sayılan ürünlerden belirlenmesinde, o günkü toplumun ekonomik şartları ve temel gıda maddelerinden hareketle kişinin günlük gıda ihtiyacının dikkate alındığı anlaşılmaktadır.
Günümüzde fıtır sadakası miktarının belirlenmesinde, kişinin bir günlük normal gıda ihtiyacını karşılayacak miktarın ölçü alınması daha uygundur. Kişi dinen zengin sayılanlara, usûlüne (anne, baba, dedeler ve nineler), fürûuna (çocuk ve torunlar) ve eşine fıtır sadakası veremez. Fitreler bir fakire verilebileceği gibi birkaç fakire de dağıtılabilir. (Kâsânî, Bedâ'i, 2/75) Ancak bir kişiye verilen miktarın bir fitreden az olmaması evlâdır.
Halk arasında fitre diye bilinen fıtır sadakası (sadaka-i fıtır); insan olarak yaratılmanın ve Ramazan Bayramı'na ulaşmanın bir şükrü olarak; dinen zengin olup Ramazan ayının sonuna yetişen Müslüman'ın, belirli kimselere vermesi vâcip olan bir sadakadır. (Nevevî, el-Mecmû', 6/103-105) Vâcip oluşu, sünnetle sabittir. (Buhârî, Zekât, 70-78 [1503-1512]; Müslim, Zekât, 12-21 [984-985])