Evrenin kusursuz işleyişinin ve bizzat kendi varoluşunuzun sadece tek bir sayının insafına kaldığını söylesek ne düşünürdünüz? Bilim dünyasının dahi isimlerinin yıllardır duvarlarına asıp uykularını kaçıran o "sihirli sayı", kelimenin tam anlamıyla yaşamın en büyük sırrını barındırıyor. İşte karşınızda, ünlü fizikçilerin açıklamakta çaresiz kaldığı ve evrenin kodlarını taşıyan o akılalmaz rakamın, yani 137'nin dudak uçuklatan gizemi!
Matematikçiler ya da popüler kültür çoğu zaman farklı sayıları "sihirli" ilan edebilir. Ancak efsanevi fizikçi Richard Feynman'a göre asıl sihirli sayı yaklaşık olarak 1/137, daha spesifik olmak gerekirse 1/137.03599913'tür.
Fizik dünyasında "alfa (α)" veya "ince yapı sabiti" olarak bilinen bu değer, keşfedildiği günden bu yana bilim insanlarının beynini kemiren bir bilmece olmaya devam ediyor. Feynman'ın 1985 yılında yayımlanan kitabında belirttiği gibi, iyi bir teorik fizikçi bu sayıyı duvarına asar ve sadece onun üzerine saatlerce kafa yorar.
Peki ama bu küçücük, görünüşte rastgele ve hiçbir birimi olmayan sayı neden bu kadar önemli? Uzmanların açıklamalarına göre, alfa sabiti aslında yüklü parçacıklar ile elektromanyetik kuvvet arasındaki etkileşimin gücünü ölçer. Eğer bu değer milimetrik düzeyde bile farklı olsaydı, bildiğimiz anlamda yaşamın var olması tamamen imkânsız hale gelirdi.
En tuhaf tarafı ise, bu hayati sayının nereden geldiğine dair en ufak bir fikrimizin bile olmamasıdır. 1916 yılında Arnold Sommerfeld tarafından resmen keşfedilmeden on yıllar önce bile denklemlerde gizliden gizliye ortaya çıkan bu sabit, en küçük hidrojen atomundan devasa yıldızların oluşumuna kadar evrendeki her şeyi yönetir.
UZAYLILARLA İLETİŞİM KURMAMIZI SAĞLAYACAK TEK ORTAK DİL
Fizik bilimi sabitlere kesinlikle yabancı değildir. Işık hızını (c), yerçekimi sabitini (G) veya kuantum mekaniğindeki Planck sabitini (h) hepimiz bir şekilde duymuşuzdur. Ancak alfa (1/137), tüm bu sayılardan tamamen farklı bir benzersizliğe sahiptir: O tamamen boyutsuz bir sayıdır. Işık hızını anlatmak için metrelere, saniyelere veya millere ihtiyaç duyarsınız. Ancak ince yapı sabiti birimlerden bağımsızdır.
Astrofizikçiler bu durumu şu çarpıcı örnekle açıklıyor: "Eğer uzak bir galaksiden gelen bir uzaylıyla karşılaşsaydınız, ona ışık hızını anlatmakta çok zorlanırdınız çünkü önce kendi metre ve saniye kavramlarımızı onlara öğretmeniz gerekirdi. Ancak ince yapı sabitini onlara doğrudan söyleyebilirsiniz, hiçbir birime ihtiyaç duymadan bunu şıp diye anlayacaklardır."
SAYI 137 DEĞİL DE 138 OLSAYDI NE OLURDU?
İnce yapı sabiti, varoluşun o ince çizgisinde adeta bir kilit taşı görevi görür. Araştırmacılara göre paydadaki 137 sayısı bir anlığına 138'e çıksaydı, alfanın değeri sadece yüzde 0.00005 oranında azalırdı. Kulağa çok önemsiz bir değişim gibi gelse de, bu ufacık oynama evrendeki yıldızların karbon üretmesini tamamen engellemeye yeterlidir.
Karbonun olmadığı bir evren ise, bildiğimiz anlamda yaşamın da hiç var olmaması demektir. Günlük dünyamızda tecrübe ettiğimiz her şey ya kütleçekimi ya da elektromanyetizmadır. Bu kusursuz dengeyi sağlayan asıl kahraman ise alfa sabitinin ta kendisidir.