Ismael Kone'nin turnuvayı kapatan talihsiz sakatlığı tüm futbol dünyasını oldukça üzerken akıllara tek bir soru geliyor: Bir yıldızın yokluğu, kupanın kaderini ne kadar değiştirebilir? Futbol tarihinin tozlu sayfalarını aralıyoruz; işte sahadaki yıldızların düşüşüyle bambaşka bir rotaya giren o unutulmaz Dünya Kupası hikayeleri.
Futbol, tamamıyla taktik ve planlama olarak görülse de bazen sadece bir saniyede tüm senaryonun baştan yazılmasına neden olan kırılma anları ile doludur. Kanada yıldızı Ismael Kone'nin yaşadığı üzücü sakatlık, genç bir yeteneğin hayallerini yarım bırakmakla kalmadı, aynı zamanda milli takımının turnuva planlarını da kökten değiştirdi. Ancak futbol tarihi, benzer trajedilerle dolu.
Kimi zaman kupanın en büyük favorisi bir sakatlıkla erkenden havlu attı, kimi zaman ise beklenmedik bir yokluk, turnuvanın kaderini tamamen başka rotalara savurdu.
Futbolun ne kadar kırılgan olduğunu Kone'nin sakatlığı ile bir kez daha hatırladık. Peki tarih boyunca kimler kupayı "hissedemeden" gitti?
Bir hazırlık maçında yaşanan ve herkesin kanını donduran o meşhur kırılma anı takım taraftarının ve futbol dünyaısının hafızalarına kazındı.
"Traş losyonu" yüzünden kupa kaçırmak!
2002'de İspanya'nın bir numarası, otel odasında ayağına düşürdüğü traş losyonu şişesiyle tendonunu kesti. Kupa hayalleri bir şişeyle bitti!
Kupanın kralı Pele, henüz ilk maçlarda sakatlanınca sahneye Garrincha çıktı. Pele'nin kaybı, Brezilya için bir yıkım değil, bambaşka bir "Garrincha destanı" oldu.
Kolombiya, Falcao ile şampiyonluk hayalleri kuruyordu. Çapraz bağları koptuğunda, tüm ülke o anı "ulusal bir trajedi" olarak yaşadı.