Görülen vakaların ardından Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yapılan açıklamalar yakından takip edilirken, kemirgenler aracılığıyla bulaştığı bilinen hantavirüs hakkındaki bilgiler araştırılıyor. Grip gibi belirtilerle başlayan bu hastalık ilerleyen süreçte akciğerleri etkileyerek solunum problemlerine neden olabiliyor. Bu nedenle hantavirüsün yayılma yolları ve korunma yöntemleri sağlık açısından büyük önem taşıyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Atlas Okyanusu'nun güneyinde Arjantin'den Afrika'nın batısındaki Cabo Verde'ye giden bir yolcu gemisinde patlak veren vakaların ardından gündeme gelen hantavirüsünü, küresel nüfus için "düşük riskli" olarak değerlendirirken, yakından takibe aldığı virüsün genom dizileme çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.
Hantavirüsler, kemirgenler tarafından taşınan ve insanlarda ciddi hastalıklara neden olabilen bir virüs grubu olarak biliniyor. Kemirgenleri enfekte eden hantavirüsler, nadiren insanlara bulaşan zoonotik virüsler olarak da öne çıkıyor.
İnsanlar genellikle enfekte kemirgenlerle veya onların idrarı, dışkısı ya da tükürüğüyle temas yoluyla enfekte oluyor. Enfeksiyon, daha az yaygın olmakla birlikte kemirgen ısırıkları yoluyla da yaşanabiliyor.
Virüsün insanlarda belirtileri genellikle maruz kalmadan 1 ila 6 hafta sonra başlarken, bunlar, tipik olarak ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, karın ağrısı, mide bulantısı veya kusma gibi gastrointestinal semptomları içeriyor.
Hantavirüs enfeksiyonunun erken teşhisi zor olduğu bilinirken, erken belirtilerin grip, Kovid-19, dang humması veya sepsis gibi diğer ateşli veya solunum yolu hastalıklarında da sıkça görüldüğü belirtiliyor.
Hantavirüs enfeksiyonları için günümüzde henüz geliştirilmiş özel bir aşı veya virüse doğrudan etki eden kesin bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Bu nedenle tıbbi müdahale, temel olarak hastanın hayati fonksiyonlarını korumaya yönelik "destek tedavisi" üzerine kuruludur.