Anadolu'dan Balkanlar'a uzanan geniş bir coğrafyada kutlanan bu köklü gelenek, her yıl olduğu gibi 2026 yılında da büyük bir heyecanla bekleniyor. Türk kültüründe "Ruz-ı Hızır" yani Hızır Günü olarak bilinen Hıdırellez, kışın geride kaldığını ve yaz mevsiminin başladığını simgeliyor. Yüzyıllardır süregelen bu köklü gelenek, umut, bereket, sağlık ve yeni başlangıçların sembolü olmayı sürdürüyor.
Hıdırellez, her yıl sabit bir tarihte kutlanır. Takvimler 5 Mayıs akşamını gösterdiğinde kutlamalar başlar ve 6 Mayıs ikindi ezanına kadar devam eder. Halk takvimine göre yıl ikiye ayrılır:
6 Mayıs'tan 7 Kasım'a kadar olan süre "Hızır Günleri" (yaz), 8 Kasım'dan 5 Mayıs'a kadar olan süre ise "Kasım Günleri" (kış) olarak adlandırılır. Dolayısıyla 5 Mayıs gecesi, kışın resmen bitip bereketli yaz günlerinin başladığı kutsal eşiktir.
Anadolu'dan Balkanlar'a kadar geniş bir coğrafyada kutlanan bu özel gün, Hızır ve İlyas peygamberlerin yeryüzünde buluştuğu gün olarak kabul ediliyor.
Bu inanış, Hıdırellez'i yalnızca mevsimsel bir geçişten öteye taşıyarak; umut, yenilenme, bolluk ve kısmet kavramlarıyla bütünleştiriyor. Bu nedenle insanlar, bu özel gecede dilek tutarak hayatlarında yeni kapıların açılmasını temenni ediyor.
Bolluk, bereket ve sağlık dilekleriyle yapılan bu dualar, geleneksel sözlerle ifade ediliyor. En bilinen Hıdırellez duası ise şu şekilde:
Bismillahirrahmanirrahim
Bin bir adım bir adım, Allah bir adım adım.
Kerim kerem Allah, başımda bir duman var yardım eyle ya Allah.
La ilahe illallah Muhammeden Resulullah, yetiş imdadıma Hızır ile.
Allah'ım sen birsin, biz kullarına yardım eyle.
Hızır deryada, erdim murada, amin.