İnsanoğlu, Karl Benz'in 1886'da ilk otomobili icat etmesinden beri hız sınırlarını zorlamaya devam ediyor. BBC tarafından yayımlanan bilgilerle, tarihin tozlu sayfalarındaki kara hız rekorunu kıran sürücüler ve otomobilleri listelendi. İşte hayatlarını riske atarak tarihe geçen sürücüler ve sınırları zorlayan arabaları...
Bugün yollarda gördüğümüz modern otomobiller, mühendisliğin zirvesini temsil ediyor olabilir. Ancak hız tutkusu söz konusu olduğunda, insanoğlunun sınır tanımayan çılgınlığı çok eskiye dayanıyor. Buhardan elektriğe, uçak motorlarından roket teknolojisine kadar her şeyi tekerleklerin üzerine monte eden mucitler ve pilotlar, isimlerini altın harflerle yazdırmak için ölümü göze aldılar. Uluslararası kurallara göre resmi bir hız rekorunun kabul edilmesi için, aracın aynı parkurda en fazla bir saat arayla iki yönlü sürüş yapması ve bu iki sürüşün ortalama hızının alınması gerekiyor. İşte bu katı kurallara meydan okuyan, tarihin en ikonik hız canavarları:
Sanılanın aksine, ilk hız rekorları benzinli değil elektrikli araçlarla kırıldı. 17 Ocak 1899'da Belçikalı yarışçı Camille Jenatzy, tamamen pillerle çalışan ve mermi şeklinde tasarlanan aracıyla dünyada 100 km/s hız sınırını aşan ilk insan oldu. Ancak pilotun koltuktaki yüksek pozisyonu, o dönem aerodinamik konusunda daha öğrenilecek çok şey olduğunu gösteriyordu.
Henry Ford; 1904 yılında adeta bir şasiye bağlanmış devasa bir motordan ibaret olan, hiçbir güvenlik önlemi bulunmayan "999" isimli aracıyla donmuş bir gölün üzerinde hız rekoru kırdı. Bu tehlikeli şov, Ford markasının tüm dünyada tanınmasını sağladı.
1906 yılında ABD'li Fred Marriot tarafından Daytona Sahili'nde sürülen bu buharlı araç, tam bir yüzyıl boyunca kırılması imkansız bir rekor bıraktı: "Dünyanın en hızlı buharlı arabası." Bu rekor ancak 2009 yılında İngilizler tarafından kırılabildi.
1927 yılına gelindiğinde hızlar artık korkutucu seviyelere ulaşmıştı. Henry Segrave'in sürdüğü Sunbeam 1000 hp, dünyada 200 mil (321.9 km/s) sınırını geçen ilk araç oldu. Biri önde biri arkada olan iki uçak motorunun ortasına oturan sürücü, kelimenin tam anlamıyla ateş çemberindeydi. Üstelik o dönem fren teknolojisi hıza yetişemediği için, Segrave aracı yavaşlatabilmek amacıyla denize doğru sürmek zorunda kalmıştı!
1937 yılında George Eyston, devasa ağırlıktaki çok motorlu aracıyla hız dünyasında yeni bir merkez keşfetti: Bonneville Tuz Düzlükleri (ABD). Burası, 19 kilometrelik pürüzsüz ve dümdüz yapısıyla gelecekteki tüm hız rekorlarının evi olacaktı.
1963 yılında Craig Breedlove, eski bir F-86 jet savaş uçağının motorunu bir arabaya takarak ezberleri bozdu. Bu araç, gücü tekerleklerinden almayan ilk rekortmendi. Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA), aracın 3 tekerlekli olması sebebiyle rekoru başta tanımak istemese de havacılık teknolojisi artık karaya inmişti.
Art Arfons'un Green Monster adını verdiği araç normalde hiç var olmamalıydı. Arfons, bir uçuşta hasar gördüğü için hurdaya ayrılan askeri bir F-104 jet motorunu satın aldı. Gizli askeri bilgilere sahip bu motoru evinin bahçesinde tamir edip arabaya dönüştürdüğünde, çıkardığı gürültüyle komşularını dehşete düşürmüştü ancak bu çaba ona dünya rekorunu getirdi.
Tarihler 15 Ekim 1997'yi gösterdiğinde, Black Rock Çölü'nde insanlık tarihi adına bir ilk yaşandı. RAF pilotu Andy Green, iki adet devasa jet motoruna sahip Thrust SSC ile saatte tam 1,223.6 kilometre hıza ulaşarak karada ses duvarını aşan ilk insan oldu.
Havacılık tasarımlarından esinlenen bu araçta, yön bulmaya yardımcı olması için teleskopik bir nişangah bile bulunuyordu. Henry Segrave, Daytona Sahili'nde sadece tek bir deneme sürüşünün ardından bu inanılmaz rekoru kırdı. Ancak iki gün sonra sahilde yaşanan başka bir ölümcül kaza nedeniyle tüm denemeler iptal edildi; Segrave o yıl su hızı rekoru denerken hayatını kaybetti.
"Blue Bird" ismine sadık kalan Malcolm Campbell, serinin dördüncü versiyonuyla 400 km/s sınırını parçaladı. Önceki modeline göre tam üç kat daha güçlü olan araç, yüksek hızlarda dengede kalabilmesi için arkasına devasa bir kuyruk yüzgeci (aerodinamik kanat) eklenerek tasarlanmıştı.
Özelliği: Çoklu motorları ve döneminin en modern aerodinamik gövdesiyle inanılmaz derecede ağır bir canavardı. En büyük önemi ise, hız rekorlarının gelecekteki evi olacak olan ABD'deki Bonneville Tuz Düzlükleri'nde (Bonneville Salt Flats) kırılan ilk rekor olmasıydı. 19 kilometrelik bu dümdüz tuz yüzeyi hız dünyasını tamamen değiştirdi.
Sürat teknelerinden alınan iki adet süper şarjlı uçak motoruyla çalışan bu aracın gizli bir silahı vardı: Devasa gücü yere sağlıklı aktarabilmek için ilkel bir dört tekerlekten çekiş (4WD) sistemi kullanıyordu. John Cobb, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Bonneville'e dönüp rekorunu 634.39 km/s hıza ulaştıracak ve bu rekor tam 16 yıl boyunca kırılamayacaktı.
Hız dünyasında çıtayı kelimenin tam anlamıyla arşa çıkaran araçtır. Eski bir F-86 jet savaş uçağının motorunu kullanan bu araç, gücü tekerleklerinden almayan ilk yeni nesil jet araçtı. Ancak 3 tekerlekli olması nedeniyle Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA) tarafından başlangıçta resmi bir "araba" olarak kabul edilmedi ve büyük tartışmalara yol açtı.
Art Arfons, bir uçuşta hasar gördüğü için hurdaya ayrılan askeri bir F-104 jet motorunu gizlice satın aldı. Gizli askeri bilgilere sahip bu motoru evinin bahçesinde tamir edip tekerlekli bir canavara dönüştürdüğünde, çıkardığı gürültüyle komşularını dehşete düşürmüştü ancak bu azim ona dünya rekorunu getirdi.
Craig Breedlove, FIA'nın itirazlarını engellemek için bu kez 4 tekerlekli olan ikinci versiyonu (Sonic 1) inşa etti. Green Monster ile aynı jet motorunu kullanan bu iki araç, 1964-1965 yılları arasında sürekli birbirlerinin rekorunu kırdı ancak son savaşı 966 km/s hıza ulaşan Sonic 1 kazandı.
Blue Flame, aslında tekerlek takılmış devasa bir roketten ibaretti. Sürücü Gary Gabelich'in hayatını ortaya koyduğu bu sürüşün en büyük farkı, aracın sadece 20 saniye yetecek kadar yakıt taşıyabilmesiydi. Araç bu sürede maksimum hızına ulaşıyor ve geri kalan mesafeyi süzülerek (hızını koruyarak) tamamlıyordu.
Ortaya konumlandırılmış devasa jet türbini ve hemen yanındaki tek kişilik kokpitiyle Green Monster'ın modern bir silüeti gibiydi. Richard Noble, kara hız rekorunu yeniden İngiltere'ye getirme amacıyla yola çıktı ve ABD'deki Black Rock Çölü'nde yaptığı iki yönlü sürüşle hedefine ulaştı.
Karada ulaşılan en uç nokta! Eski bir rekor sahibi olan Richard Noble'ın tasarım desteği ve RAF savaş pilotu Andy Green'in direksiyon hakimiyetiyle dünyada ses duvarını aşan (Mach 1.016) ilk ve tek kara aracı oldu. İki adet devasa Rolls-Royce jet motoruna sahip olan bu canavar tam 1,223.6 km/s hıza ulaştı.