Hong Kong denilince akla gelen o adeta göğe uzanan yapılar, Quarry Bay bölgesinde bambaşka bir boyuta ulaşıyor. Adeta gökyüzünü bir kareye sığdıran, iç içe geçmiş binlerce hayatın aynı avluda buluştuğu 'Monster Building' (Canavar Bina), şehrin kalabalığını tek bir bakışla özetliyor. On bini aşkın insanın yaşadığı bu devasa yapı kompleksi, adeta 'şehir içinde şehir' hissiyatını uyandırıyor.
Hong Kong denildiğinde akıllarda ilk olarak neredeyse göğe kadar uzanan beton yapılar oluyor. Şehrin doğu yakasında yer alan Quarry Bay ise bu yoğunluğun en çarpıcı şekilde görüldüğü bölgelerden biri.
Son dönemde sosyal medyada sıkça paylaşılan, filmlere dahi konu olan 'Monster Building'de (Canavar Bina) bu konumda yer alıyor. Renk renk cepheleri, üst üste dizilmiş daireleri ve kapalı avluda oluşan o meşhur perspektifi ile içerisinde 10 bine yakın insan barındıran bu bina, Hong Kong'un kalabalık şehir hayatını tek karede anlatıyor.
ASLINDA TEK PARÇA DEĞİL!
Halk arasında 'Monster Building (Canavar Bina) olarak anılan bu bina, E harfi şeklinde tasarlanmış beş ayrı bloktan oluşan devasa bir konut kompleksi olarak Hong Kong'ta yer alıyor.
1960'lı yıllarda Hong Kong'da yaşanan nüfus patlaması sırasında inşa edilen bu konutlar, düşük gelirli aileler için devlet destekli yerleşim alanı olarak planlandı.
İlk aşamada Parker Estate adıyla anılan proje, geliştirici firmanın ortadan kaybolmasıyla yarım kaldı. Ardından farklı yatırımcıların devreye girmesiyle yapılaşma yeniden başladı.
1971 yılına gelindiğinde de bu beş blok, birbirine bağlı şekilde her blokta 18 kat, kat başına yaklaşık 28 daire yer alacak şekilde tamamlandı.
Avluya girildiğinde karşılaşılan manzara; düzensiz görünen cepheler, üst üste yığılmış balkonlar ve yukarı doğru daralan bir perspektif sunuyor.
Fotoğraflarda sıkça paylaşılan simetrik görüntü de tam olarak bu noktada ortaya çıkıyor. Artan ilgi nedeniyle iç avluda fotoğraf çekimine zaman zaman kısıtlamalar getirildiği de biliniyor.
BU BİNA MİMARİSİYLE DEĞİL KONUMUYLA ŞAŞIRTIYOR! İŞTE AVRUPA'NIN EN YÜKSEK BİNASI: ULAŞMAK İÇİN 2 GÜN YÜRÜMEK ŞART!
İtalya ile İsviçre sınırına yakın konumda bulunan ve Monte Rosa masifi içinde yer alan yapı, Punta Gnifetti zirvesinin tam tepesine inşa edilmiş durumda. Kulübe, adını 1893 yılında yapının açılışını yapan İtalya Kraliçesi Margherita di Savoia'dan alıyor.
Kulübe, haziran başından eylül başına kadar olan yaz sezonunda hizmet veriyor ve bu dönemde 70 kişiye kadar konaklama imkanı sunuyor.
HELİKOPTER YOK, YÜRÜYÜŞ VAR
Margherita Kulübesi'ne ulaşmak oldukça zorlu. Yapıya helikopterle ulaşım mümkün değil. Zirveye çıkmak isteyenlerin tek seçeneği yürüyerek tırmanmak.
Bu yolculuk genellikle iki gün sürüyor ve iyi bir fiziksel kondisyonun yanı sıra ileri seviye alp dağcılığı bilgisi gerektiriyor.
ZİRVEDE EVLİLİK BİLE MÜMKÜN
2017 yılından bu yana, en yakın yerleşim yeri olan Alagna Valsesia kasabasının belediye başkanı tarafından burada resmî nikah törenleri yapılmasına izin veriliyor. Ancak bu sıra dışı deneyimi yaşamak isteyen çiftlerin, tören için tüm zorlu tırmanışı tamamlayarak kulübeye ulaşması gerekiyor.