Bilim insanlarının gerçekleştirdiği sıra dışı bir deney, keçilerin sadece inatçı canlılar olmadığını, aynı zamanda insan sesindeki yönlendirmeleri çözebilen üstün bir algıya sahip olduğunu ortaya koydu. Tıpkı küçük çocuklar ve köpekler gibi, görünmeyen bir insan sesinin işaret ettiği yöne doğru hareket eden keçiler, hayvanlar aleminin zeka haritasını tamamen yeniden şekillendiriyor. İşte o ilginç araştırmanın detayları…
Hayvanlar aleminde insan komutlarını ve ipuçlarını anlama yeteneği denildiğinde akla ilk olarak köpekler gelse de yapılan son bilimsel araştırmalar bu durumun çok daha şaşırtıcı bir ortağı olduğunu gösteriyor.
İNSAN SESİNİ HARİTA GİBİ KULLANDILAR!
Bilim insanları, keçilerin tıpkı küçük çocuklar ve eğitimli köpekler gibi, görünmeyen bir insan sesinin yönünü takip ederek gizlenmiş bir nesneyi ya da yiyeceği bulabildiğini keşfetti.
Araştırmayı yürüten uzmanlar, bu durumu sesli bir işaret etme veya parmakla gösterme formu olarak tanımladı.
Ardından, görünmez kalan araştırmacı, içi yiyecek dolu olan kovanın yönüne doğru heyecanlı bir ses tonuyla konuşmaya başladı.
Diğer durumlarda ise araştırmacı ya tamamen sessiz kaldı ya da arkasını dönerek her iki kovadan da bağımsız bir yöne doğru konuştu.
Keçiler serbest bırakıldığında, hareketleri ve hangi kovayı seçecekleri milimetrik olarak kaydedildi.
Buna karşılık, araştırmacının tamamen sessiz kaldığı veya kovalardan alakasız bir yöne doğru konuştuğu durumlarda keçilerin başarı oranı tamamen tesadüfe bağlı kalarak yüzde 47 ve yüzde 49 seviyelerinde kaldı.
Bu sonuçlar, keçilerin hiçbir ön eğitim almadan, sadece insan sesinin tonundan ve geliş yönünden ipucu çıkararak hedefe ulaşabildiğini net bir şekilde kanıtladı.
İNSANLARIN DUYGULARINI VE YÜZ İFADELERİNİ OKUYABİLİYORLAR
Bu araştırma, keçilerin insan davranışlarına karşı ne kadar hassas olduğunu gösteren ilk çalışma değil.
Geçmişte yapılan bilimsel araştırmalar da keçilerin insanların parmakla işaret ettiği yönleri kolayca takip edebildiğini, insan sesindeki farklı duygu tonlarını birbirinden ayırt edebildiğini ve hatta pozitif, güler yüzlü insan çehrelerini agresif ifadelere tercih ettiklerini ortaya koymuştu.