Herkes "bol köpüklü kahve için soğuk su" diyor ama gurmelerin sakladığı asıl sır başka çıktı. Sadece köpüğü değil, aromayı da iki katına çıkaran o küçük yöntemle, evde yaptığınız kahve en ünlü kafelerinkini geride bırakacak. İşte mutfağınızdaki o malzemeyle gelen lezzet devrimi...
Türk kahvesi pişirmek bir sanattır ancak çoğumuz bu sanatı "soğuk su ve kısık ateş" ikilisinden ibaret sanıyoruz. Kahvenin tadı bazen neden acı olur veya o meşhur köpük neden fincana aktarırken söner? Meğer bugüne kadar en önemli adımı hep atlamışız.
Çoğu kişi cezveye suyu koyup kahveyi ekler ve hemen ocağa sürer. Oysa soğuk su tek başına mucize yaratmaz. İşin aslı, suyun içindeki çözünmüş oksijen miktarıdır. Kahvenin aromasını suya bırakan şey ısı değil, suyun kahve tanecikleriyle kurduğu bağdır.
O küçük sır aslında iki aşamalı. Birincisi, kahve ve suyu ocağa koymadan önce tam 30 saniye boyunca oda sıcaklığında harmanlamak. Ancak asıl bomba bu değil.
Maden Suyu: İçindeki mineraller ve karbondioksit, kahvenin köpük yapısını stabilize eder, köpüğün sönmesini engeller ve kadifemsi bir doku oluşturur.
Pek çok kişi kahveyi kaynama noktasına getirir. Meğer bu, kahvenin yanmasına ve aromasının uçup gitmesine neden oluyormuş. İdeal kahve 88-92 derece arasında, yani tam kaynamadan hemen önce ocaktan alınmalıdır.
Köpüğü fincana paylaştırdıktan sonra cezveyi tekrar ateşe sürmek ise aromayı acılaştırır; bu yüzden tek seferde pişirmek altın kuraldır.
Ölçü: Bir fincan oda sıcaklığında su.
Karışım: İki tatlı kaşığı taze çekilmiş kahve ve bir parmak ucu kristal tuz.
Zamanlama: Ocağa koymadan önce 30 saniye dışarıda karıştırın.
Ateş: En kısık ateşte, sabırla.
Final: İlk kabarmada (kaynamadan!) ocaktan alın ve kenardan dökün.