Sadece sıradan bir el aletini bulmak için metal detektörünü eline almıştı; ancak toprağın altından gelen o ilk sinyal, hayatını bir daha asla eskisi gibi olmayacak şekilde değiştirdi. İngiltere'de yaşayan emekli bir adamın kayıp bir çekicin izini sürerken ulaştığı gizemli sandık, içinden çıkanlarla dünya tarihini ve kendi banka hesabını altüst etti. İşte milyon dolarlık o tesadüfün inanılmaz hikayesi...
1992 yılında İngiltere'nin Suffolk bölgesindeki Hoxne köyünde yaşanan olay, definecilik tarihinin en dürüst ve en kazançlı hikayelerinden biri olarak kayıtlara geçti. Sıradan bir sonbahar günü kaybolan bir çekici aramak için tarlaya çıkan Eric Lawes, çekiç yerine Roma İmparatorluğu döneminden kalma devasa bir hazineyle karşılaştı.
BİR ÇEKİCİN İZİNDE BAŞLAYAN ŞANS
Olay, çiftçi Peter Whatling'in tarlada çalışırken çekicini kaybetmesiyle başladı. Whatling, çekicini bulabilmek için metal detektörü olan emekli bahçıvan arkadaşı Eric Lawes'tan yardım istedi. 16 Kasım 1992'de detektörüyle aramaya koyulan Lawes, kısa süre sonra çekici değil, gümüş kaşıklar ve altın paralar bulmaya başladı.
Lawes, bulduğu eserleri gizlice satmak yerine örnek bir davranış sergileyerek durumu hemen yerel polise ve arkeoloji topluluğuna bildirdi. Bu karar, hem arkeolojik mirasın korunması hem de Lawes'ın hayatının değişmesi açısından dönüm noktası oldu.
PROFESYONEL KAZI VE MUAZZAM KEŞİF
Haber verilir verilmez bölgeye gelen uzman arkeologlar, titiz bir çalışma başlattı. Lawes kazıyı durdurup yetkilileri çağırdığı için uzmanlar her bir parçanın orijinal konumunu belgeleme şansı buldu. Yapılan kazılar sonucunda, 5. yüzyıldan kalma meşe bir sandık içinde korunmuş muazzam bir koleksiyon gün yüzüne çıkarıldı.
Hoxne Definesi olarak adlandırılan bu hazinede şunlar yer alıyordu:
Sandığın içindeki organik kalıntılar, hazinenin saman ve tekstil parçalarına sarılarak, bölmelere ayrılmış tahta kutularda özenle saklandığını kanıtladı.
TARİHİ VE MADDİ DEĞERİ
Arkeologlara göre bu definenin değeri paha biçilemez. Paralar üzerinde yapılan incelemeler, hazinenin MS 407-408 yıllarından sonra gömüldüğünü gösteriyor. Bu dönem, Roma İmparatorluğu'nun Britanya üzerindeki hakimiyetinin sarsıldığı ve istikrarsızlığın başladığı bir zamana denk geliyor.
1993 yılında hazine, resmen "hazine buluntusu" (treasure trove) ilan edildi. O dönemki piyasa değeri üzerinden 1,75 milyon sterlin (günümüz değerlemesiyle yaklaşık 4,7 milyon sterlin veya 6,3 milyon dolar) ödül belirlendi. Bu ödül, bulucu Eric Lawes ve arazi sahibi Peter Whatling arasında paylaştırıldı.
Bu hikayenin belki de en ironik ve yüz gülümseten detayı ise; paha biçilemez hazine çıkarıldıktan kısa bir süre sonra, asıl aranan o kayıp çekicin de kazı alanında bulunmuş olmasıdır. Bugün Hoxne Definesi'nin büyük bir kısmı British Museum'da sergilenmektedir.
Ev sahibi, bahçesinde bir bitkinin yapraklarının arasında topraktan çıkıntı yapan bir gariplik olduğunu fark etti. Bulduğu ilginç şeyin ne olduğunu anlamlandırmak için uzmanlara haber verdi.
Daha sonra yapılan kazılarda, eksiksiz bir çene kemiği de dahil olmak üzere birçok fosil bulundu. New York Eyalet Müzesi tarafından yapılan açıklamada, bu keşfin bilim dünyasına önemli katkılar sağlayacağı vurgulandı.
EVİNİN BAHÇESİNDE TESADÜFEN 11 BİN YILLIK HAZİNEYİ KEŞFEDEN BİR DİĞER ŞANSLI KİŞİ!
New York'un Orange County bölgesinde, Scotchtown yakınlarındaki bir evin bahçesinde, hiç beklenmedik bir keşif yapıldı. Evin sahibi, arka bahçesinde bulduklarının paha biçilmez, 11.500 yıllık bir hazine olduğunu öğrendiğinde büyük şaşkınlık yaşadı! İşte o inanılmaz detaylar…
Ev sahibi yaptığı açıklamada, "Dişleri bulduğumda ve elime aldığımda çok özel bir şeye rastladığımı anladım. Uzmanları aramaya karar verdim. Mülkümüzün bilimsel topluluk için bu kadar önemli bir bulgu sağlamasından dolayı çok mutluyum," dedi.
Bu keşif, New York eyaletinde 11 yılı aşkın bir süredir bulunan ilk mastodon fosili olma özelliğini taşıyor.
Araştırmacılar, bu fosillerin Buzul Çağı'nda bölgedeki yaşam hakkında daha fazla bilgi edinmelerine yardımcı olacağını umuyor. Ulusal Çevresel Bilgi Merkezleri'ne (NCEI) göre, son Buzul Çağı yaklaşık 120.000 ile 11.500 yıl önce gerçekleşmişti.
Amerikan mastodonları (Mammut americanum), tüylü yapılarıyla yünlü mamutlara benzeyen devasa hayvanlardı. Yaklaşık 6 ton (5.4 metrik ton) ağırlığa sahip olan mastodonlar, boyutları açısından günümüz fillerine benziyordu.
Londra'daki Doğa Tarihi Müzesi'ne göre, bu özellikler mastodonların sulak alanlara uyum sağladığını göstermektedir.
New York Eyalet Müzesi yetkilileri, bu keşfi inceleyerek Buzul Çağı'na ait önemli bilgiler elde etmeyi amaçlıyor. Özellikle fosillerin, o dönemde bölgedeki iklim ve çevresel koşullara dair ipuçları sunabileceği düşünülüyor.