Osmanlı İmparatorluğu'nu yöneten cihan sultanları, sadece siyasi başarılarıyla değil, hayran bırakan zanaatlarıyla da tarihe geçti. Dünyayı yöneten padişahlar, elleriyle pırlanta işliyor, kılıç kını dikiyor veya usta bir marangoz gibi ahşaba şekil veriyordu. İşte Osmanlı padişahlarının bilinmeyenhobileri...
İşte birbirinden ilginç lakapları olan paşalar ve hikayeleri…
YEDİ SEKİZ HASAN PAŞA
Halk arasında en çok bilinen isimlerden biri olan Yedi Sekiz Hasan Paşa, II. Abdülhamid döneminin en nevi şahsına münhasır isimlerinden biriydi. Okuma yazması çok kısıtlı olan paşa, imzasını Arapça 7 (V) ve 8 (Λ) rakamlarını yan yana getirip bir çizgi çekerek atardı.
TİRYAKİ HASAN PAŞA
Kanije Kalesi savunmasının efsanevi ismi Tiryaki Hasan Paşa, lakabını imparatorlukta yeni yaygınlaşan kahveye olan büyük düşkünlüğünden aldı.
"MEZAMORTA" HÜSEYİN PAŞA
Venedik ile yapılan bir deniz savaşında ağır yaralanan ve öldüğü sanılarak geminin bir kenarına bırakılan Hüseyin Paşa, savaş sonunda mucizevi bir şekilde gözlerini açıp ayağa kalktı. Bu olay düşmanları Venediklileri o kadar şaşırttı ki, paşaya İtalyanca "yarı ölü" anlamına gelen "Mezzomorto" adını taktılar.
ZURNAZEN MUSTAFA PAŞA: Sadece 4 saat süren görev süresiyle tarihin en kısa süreli sadrazamı olan paşa, yeniçeriliğinde zurna çaldığı için bu adla anılırdı.
CERRAH MEHMED PAŞA: Cerrahlıktan yetişmişti ve III. Mehmed'i sünnet ettiği için bu unvanla anıldı.
KALAYLIKOZ AHMED PAŞA: Babası kalaycı olduğu için "Kalaylı", sadrazamlık öncesi Kozbekçiler odasında beklediği için "Koz" takılarını alarak "Kalaylıkoz" oldu.
PEKİ OSMANLI PADİŞAHLARININ HOBİLERİ NELERDİ?
Sarayın görkemli kapıları ardında, her padişahın mutlaka bir "altın bileziği" vardı. İşte duyduğunuzda çok şaşıracağınız, dünyayı dize getiren sultanların gizli yetenekleri ve şaşırtıcı hobileri!
FATİH SULTAN MEHMED: BAHÇESİNDE GÜL AŞILARDI
İstanbul'u fetheden büyük deha, sadece haritalar üzerinde değil, bahçesinde de harikalar yaratıyordu. Fatih, usta bir bahçıvandı. Boş vakitlerinde gül aşılar, ağaç yetiştirirdi. Ayrıca kılıç kını ve kemer tokası imal edecek kadar ince bir işçiliğe sahipti.
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN: BİR KUYUMCU DEHASI
Cihan Sultanı, İtalyan kuyumculuk sanatını takip edecek kadar usta bir kuyumcuydu. Mücevher işlemedeki mahareti dünyaca ünlüydü. Bununla da yetinmez, aynı zamanda kunduracılık yapardı.
II. ABDÜLHAMİD: DÜNYA ŞAMPİYONU MARANGOZ
Onun marangozluktaki ustalığı sadece bir hobi değil, bir sanat dalıydı. Amerika'da açılan bir dünya sergisinde, kendi yaptığı ahşap işçiliğiyle birincilik ödülü almıştı. Saraydaki atölyesinde yaptığı mobilyalar bugün hala hayranlık uyandırıyor.
I. MAHMUD: EL EMEKLERİNİ PAZARDA SATTIRIRDI
Kantaşı üzerine mühür kazıyan, fildişinden kürdanlar (hilal) yapan I. Mahmud, çok ilginç bir geleneğe sahipti: Yaptığı bu el işlerini pazarda sattırır, kazandığı parayı sadaka olarak dağıtırdı.
I. İBRAHİM: DENİZ KAPLUMBAĞASINDAN SANAT
"Bağa işçiliği" denilen, deniz kaplumbağasının kabuğundan tespih ve kaşık yapma sanatında ustaydı. Hacıların asaları için özel hilaller tasarlardı.
IV. MEHMED: MARŞLARIN EFENDİSİ
"Avcı" lakabıyla tanınsa da müzik tutkusu bambaşkaydı. Hem iyi bir bestekârdı hem de askerleri coşturan askeri marşlar kaleme alırdı.
OSMANLI PADİŞAHLARININ PORTRELERİ
Türkiye'de yaşayan İranlı ressam Reza Hemma-Tirad, üç yıl süren kapsamlı araştırma ve titiz çalışmaların ardından 36 Osmanlı padişahının portresini yeniden yorumladı. Ortaya çıkan eserler, tarih kitaplarında yer alan klasik tasvirlerden farklı detaylar barındırarak dikkat çekti. Hemma-Tirad'ın çalışması, Osmanlı padişahlarının yüzlerine daha gerçekçi ve özgün bir bakış açısı sunarken, tarihe farklı bir pencereden bakma imkanı sağlıyor. İşte geçmişe yeni bir ışık tutan o dikkat çekici portreler...