Kültürler, sadece dillerle değil, binlerce yıllık alışkanlıklar ve "yasaklarla" inşa edilir. Sizin için çok sıradan olan bir hareket, dünyanın başka bir ucunda bir cenazeyi, bir hakareti ya da büyük bir uğursuzluğu simgeleyebilir. Milyoner yarışmasında yarışmacıyı terleten o soru, aslında küresel nezaket kurallarının ne kadar uç noktalara gidebileceğini bir kez daha kanıtladı.
Peki, Koreli dostunuzun adını neden asla o renkle yazmamalısınız? Ya da Tayland'da bir çocuğun başını okşamak neden bir kavgaya sebep olabilir? İşte seyahat planı yapmadan önce mutlaka okumanız gereken, ülkelerin ağızları açık bırakan en tuhaf gelenekleri...
Kore'de birinin adını kırmızı mürekkeple yazmak, o kişinin kısa süre içinde ölmesini istediğiniz veya öleceği anlamına gelir.
Bu yüzden bir yetişkinin, hatta bir çocuğun başını okşamak, o kişinin ruhuna ve mahremiyetine büyük bir saygısızlık kabul edilir.
Japonya'da yemek çubuklarını pilav kasesine dik olarak saplamak, sadece cenaze törenlerinde ölünün arkasından sunulan ikramlarda yapılır.
Çin'de birine saat hediye etmekten kaçının. Çince'de "saat vermek" (song zhong) ifadesi, "cenaze törenine katılmak" ifadesiyle aynı sese sahiptir.