Aslına bakarsanız bazı lüks modaevleri uzun zamandır 'kusursuz', 'aşırı rafine', 'ilk kez kullanılan görüntülü', 'tertemiz', 'pürpak', 'lüks', 'ayrıcalıklı' gibi kavramların ve benzerlerinin karşısındaydı. Modanın bu kusursuzluk kavramına tepki verenler hep vardı. Süslenmiş oyuncak bebekler gibi görünmeye çalışmaktan, sürekli kusursuz durmaktan, belirli lüks markalar dışında başka bir yerden alışveriş yapılmaması gerektiğine dair dayatmadan herkes yorgun düşmüştü kabul edin.
Aynı duruş, aynı çanta, aynı saç, aynı makyaj, aynı poz ile sosyal medyada gördüğümüz fotoğraflardan bizler de yorgun düşmüştük. Dediğim gibi bazı modaevleri ve markalar tam da bu kusursuzluğa inat 'kusurlu', 'gündelik', 'sıradan' ürünleri zaten ürün gamlarına çoktan yerleştirmişti.
KİRLİ AYAKKABI YIRTIK TİŞÖRT
Tabii ki bir grup bu ürünlerle ilgili olarak "Bu paraya bu yırtık sweatshirt'ü alan var mı?", "Kirlenmiş tabanlı bir spor ayakkabısı neden bu kadar pahalı", "Kırış kırış olan bu gömleği kim satın alır ki?" diyerek alay etti. Ama bu duruş bile bazı taşların yerinden oynamasını ve moda dünyasının daha farklı düşünmeye başlamak zorunda kalmasının yolunu açtı. Bizdeki sıkıntı, bizdeki mükemmellik algısı yorgunluğu resmen modaevlerine ilham verdi.
Dünya nüfusunun çok küçük bir kısmının kusursuza yakın hayatı ve o tüm hayatı profesyonel iş hayatından uzak, kurgu bir ilişki ve aile ile geçen o oyuncak bebek görüntülü kadınlar birçoğumuz için sanal birer kahraman olarak kaldı. Hayat öyle bir şey olmadığı için, modaevlerinin hayatın gerçekliğinden uzak o tavrı da hepimize eski kafalı, sıkıcı, baygınlık verici, fazla düzenli ve fazla kurgu gelmeye başladı. 30'ların ortasını görmemiş genç kesimin bir anda vintage'a ve ikinci ele bu kadar yönelmesinde de bu kusursuzluk baskına duyulan tepki en etkili nedenlerden biri oldu.
LÜKS MODA EVLERİ RÜZGARI YAKALADI
Bu sezon itibariyle dünyanın önde gelen birçok lüks modaevi tasarıma ve tasarım ürünlere karşı daha farklı bir bakış açısı geliştirmeye başladı. Sabah erken saatte kalkıp, doğru düzgün makyaj yapamadan trafiğe girmeden önceki halimiz şu birkaç sezondur modaevlerinin moda haftalarında mankenlerde kullandığı ana look oldu. Dağınık, doğru düzgün toplanmamış hatta taranmamış saçlar, yarım yamalak hatta gözleri biraz akmış makyajlar hatta yok gibi makyajlar. Bizim gibi kısaca, gerçekten hayatın içinde olan kadınlar gibi kadınlar podyumların ana ilham kaynağıydı. Hayat gibi mankenler de 'dağınıktı'. Sonuç olarak koleksiyonlar da 'dağınıklaşmaya' başladı. Hayatın gerçekliğinden uzak, kurmaca, aşırı mükemmel görüntüler samimiyetini yitirdiği için moda dünyasından da çıkmaya başladı.
VINTAGE İLHAM VERİYOR
Tüm defilelerde bir anda ağzı açık, eskimiş ve kullanılmış görüntülü farklı ve uyumsuz çanta süsleriyle süslenmiş çantalar görmeye başlamamız da boşuna değil kabul edelim. Ya da defilelerde sanki küçülmüş ya da büyük gelen kıyafetlerin kullanılması, üst üste tişört, bluz, sweat-shirt, hırka, kazak ve ceketin uyumsuz bir şekilde giyilmeye başlanması da boşuna değil. Neden Satın Alıyoruz kitabının yazarı Paco Underhill, bu dağınık görünüm trendini, kullanılmış kıyafetlerin 'vintage' olarak yeniden markalaştırılması da dahil olmak üzere çeşitli faktörlere bağlıyor. İkinci el ürünler doğası gereği kusurludur ve daha özgürce kombinlenebilir. Yani bu dağınık ve özensiz gibi yapılan kombinler bir yandan da özgürlüğümüzü ifade etmemize olanak sağlıyor.
SOSYAL MEDYA YORDU
Tasarımcı Alexei Hamblin, "Yıllardır sosyal medya akışını istila etmiş olan kusursuz görüntü konusunda hepimiz bir doyuma ulaştık. Aylık 'mutlaka alınması gereken' ürünler kavramından, sürekli trendlerin değişmesinden ve hep geride kalınıyor hissinden herkes bıkmış durumda. Sürekli mükemmellik, kusursuz yeni 'lüks' ürünler ve muhteşem modellerin Z kuşağının boğazına zorla sokulması artık kapasiteyi aştı.
Genç kuşak gerçeklik ve özgünlük istiyor. Kullanılmış, yırtıkpırtık, hatta biraz kusurlu tarz daha insani ve ulaşılabilir geliyor" diye konuşuyor. Bu durum öyle bir boyuta ulaştı ki daha genç nesil sosyal medya hesabında dağınık, özensiz, düzensiz, kusurlu şeyler paylaşarak dayatılmış 'güzellik' ve 'mükemmelik' kavramına tepki veriyor. Yaratıcı danışman Anne Valois bir anda etkin bir şekilde moda dünyasında yer etmeye başlayan 'dağınık geri dönüş' hakkında, "Kusursuz görünen ve aslında etiketlerini paylaştığınız bir dünyanın samimiyeti kalmadı. İnsanlar bu durumdan şikayet ediyor ve tepkilerini dile getiriyor. İnsanların kendi hayatlarında, dolaplarında ve giyim tarzlarında başlattıkları bu yaklaşım doğal olarak moda dünyasına da ilham vermiş durumda" yorumunu yapıyor.
KENDİNİZ OLMANIN ZAMANI
Kırışık gömlekler, kirlenmiş ve yıpranmış görünümlü spor ayakkabıları, ağzı açık hırpalanmış çantalar, rengarenk olduğu kadar uyumsuz anahtarlıklar ve çanta süsleri, üst üste giyilmiş kıyafetler, paçaları dışa doğru kıvrılmış jean'ler, uyumsuz ve birbirinin eşi olmayan mücevherler dönemi modayı ele geçirmiş durumda. Bu trendde hayatta kalabilmek için birini kopyalamamanız, kendiniz olmanız gerekiyor. Liseden kalan ceketinizi, bu sezon aldığınız jean ile giymenin, jean'in paçalarını evde kesmenin, salaş beyaz tişörtünüzün üzerine size büyük gelen bir gömlek giymenin, kazağı belinize bağlamanın, saçınızı dağınık bir şekilde toplamının tam zamanı. Bir markanın tüm ürünlerini baştan aşağı giymek demode, en pırılpırıl yepyeni parçaları bir arada kullanmak demode, kusursuz mükemmel bir kombin yapmak demode, en son trende göre görünmeye çalışmak demode, bin tane ürünü bir arada kullanmak bir maske gibi bir makyaj yapmak demode... Peki ne moda? Gerçek olmak, samimi olmak, kendin gibi olmak, kendi tarihine kendi tercihlerine sahip çıkmak moda.
TÜKENMİŞLİK ŞIKLIĞI
Peki ne mi oldu? Moda dünyası bizlere yani gerçekten yaşayan kadınlara kucak açtı. Evet gömleği biraz kırışık, bluzünün bir askısı düşmüş, pantolonu bedenine göre biraz daha büyük olan, çantasının kapağı açık, elinde liseden kalma oyuncaklı anahtarlığı ile koşuşturan o kadınlar yani bizler bu sezon itibariyle moda dünyasının esas ilham kaynağı. Sosyal medyada bu duruşa 'tükenmişlik şıklığı', 'dağınık kız' veya 'bitmemiş cazibe' gibi isimler veriliyor olsa da lüks moda dünyasının en tepedeki markaları bu görüntüden ilham alarak koleksiyon hazırlayıp satışa çıkarınca herkesin duruma bakışı değişti. En lüks çantasının kırışık ve buruşuk versiyonunu piyasaya süren Fransız lüks moda markası resmen gençler arasında yaygınlaşan ikinci el ve vintage şıklığına göz kırpmıyor da nedir.