Baharın müjdecisi ve doğanın yeniden canlanışının sembolü olan Nevruz Bayramı, yüzyıllardır farklı kültürlerde büyük bir coşkuyla kutlanıyor. Orta Asya'dan Balkan coğrafyasına kadar uzanan bu kadim gelenek, 2026 yılında da renkli etkinliklerle karşılanacak. Peki, Nevruz Bayramı 2026'da hangi gün kutlanacak, tarihleri neler?
Türk dünyasında derin bir geçmişe sahip olan Nevruz'un kökeni, II. yüzyıla kadar uzanan Pers kaynaklarına dayandırılıyor. Yüzyıllardır sürdürülen bu gelenekte en dikkat çeken unsurlardan biri Nevruz ateşi olarak öne çıkıyor. Baharın gelişini simgeleyen ateş yakılıyor ve insanlar üzerinden atlayarak yeni yılı karşılıyor. Bahar Bayramı olarak da anılan Nevruz, doğanın uyanışını temsil eden ritüelleri ve renkli kutlamalarıyla kültürel önemini günümüzde de koruyor.
Uzun ve sert kış aylarından sonra tabiatın baharla yeniden canlanmasını sembolize eden nevruz, Orta Asya'dan Anadolu'ya birçok coğrafyada toplumsal birliği, dayanışmayı, yardımlaşmayı sağlayan içeriğiyle yaşatılıyor.
Çin kaynaklarında, milattan önce 3. yüzyılda Hunların bahar aylarında şenlik düzenlediğinin yer alması dolayısıyla geçmişi o yıllara kadar dayandırılan nevruz, Türklerin Ergenekon'dan çıkış günü olarak da kabul ediliyor.
Kelime olarak "yeni gün" anlamına gelen bu özel günde, tabiatın canlanmasıyla yeni bir yılın başladığına ve ne kadar bolluk, bereket, yardımlaşma ve dayanışmayla geçirilirse tüm senenin o şekilde geçeceğine inanılıyor.
Nevruz Bayramı, her yıl güneşin koç burcuna girdiği ve ilkbaharın resmen başladığı 21 Mart tarihinde kutlanmaktadır. 2026 yılında Nevruz, Cumartesi gününe denk geliyor. Birçok toplumda "Yenigün" olarak da adlandırılıyor.
Orta Asya'dan Balkanlara kadar uçsuz bucaksız bir coğrafyada insanlar tarafından farklı şekillerde kutlanmaktadır. Nevruz, her ulusun kendi kültür değerleriyle özdeşleştirip sembolleştirdiği, özü itibariyle baharın gelişinin kutlandığı coşkuyla karşılandığı bir gündür.
Gece ile gündüzün eşitlendiği 21 Mart'ta havalar ısınmaya, karlar erimeye, ağaçlar çiçeklenmeye, toprak yeşermeye, göçmen kuşlar yuvalarına dönmeye başlar. Bu ise bahar mevsiminin gelişinin habercisidir. Tüm bunlar sayesinde 21 Mart bütün varlıklar için uyanış, diriliş ve yaradılış günü olarak benimsenmiş ve yeni gününün gelişi bayram olarak kutlanılmaya başlanmış.
Orta Asya, Anadolu, İran coğrafyasında yoğun kutlanan Nevruz Bayramı'nın ritüelleri, nesilden nesile aktarılıyor.
Eski yılın bittiği, yeni senenin başladığı o güne günahlarından arınmış girmek isteyenler ateşten atlıyor. Yıkanmak ve sudan atlamak da arınmak için yapılan adetler arasında bulunuyor. Ateş ve sudan atlamak tüm nevruz kutlamalarındaki ortak unsurlardan biri olarak dikkati çekiyor. Eşya ve hayvanların da ruhlarının arınması için eşyalar tütsüleniyor, hayvanlar ateş arasından geçiriliyor.
Bugüne özel "nevruz sofrası" kuruluyor. Toplu halde oturulan sofrada, 7 çeşit yemek bulunuyor. Tüm yılın bolluk ve bereketle geçmesi için kurulan zengin sofrada, herkes her yemekten yiyerek, senenin o rahatlıkta geçmesini diliyor.
"Semeni" geleneği de uzun yıllardır yaşatılıyor. Bu gelenekte, tarımda bereketli bir yıl dileğiyle, nevruzdan önce kaplarda arpa, buğday çimlendiriliyor ve bunlar sofralara konuluyor.
Yeni yılı yeni kıyafetler giyerek karşılayan insanlar, öncesinde evlerini temizliyor, varsa yıkılan yerleri onarıyor, badanalarını yapıyor. İnsanlar, böylece yeni yılda her şeyin yeni olmasına özen gösteriliyor.
Nevruzda mezarlık ziyareti de sık görülen ritüellerden. Bu ritüel, atayla evladın buluşması olarak görülüyor. Kabir ziyaretlerinde atalara saygı gösterilerek, onların desteği isteniyor.
Nevruz Bayramı kutlamalarında yumurtaların tokuşturulması da yaygın görülüyor. Ayrıca spor müsabakaları düzenleniyor, şarkılar söylenip dans ediliyor, şairler şiir okuyor.
Nevruzun tarihi Ergenekon'a dayandırıldığından, o gün demir dövülerek Ergenekon'dan çıkış da kutlanıyor.