Sabah Gazetesi Yazarı Tuba Kalçık, "Kadın haklarını sadece seçim broşürlerinde bir dolgu malzemesi olarak gören bu zihniyeti hâlâ savunan muhalif medyadaki kadın gazetecilere de yazıklar olsun." ifadelerine yer verdi.
İşte Tuba Kalçık'ın 'Sloganlarda İstanbul Sözleşmesi, perde arkasında 'kocanı boşa' söylemi' başlıklı yazısı:
Kürsüye her çıktığında 'çağdaşlık', 'özgürlük' ve 'kadın hakları' konusunda ahkâm kesen CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in gerçek yüzü bir kez daha ortaya çıktı. Bir kez daha diyorum çünkü daha önce de benzer vukuatları var. Ama bu sefer çok ileri gitti.
CHP'den ayrılıp AK Parti'ye geçen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'a yönelik "Kocanı boşa", "Yalvaracaksın" sözleri, muhalefetin geldiği noktayı göstermesi açısından çok çarpıcı bir örnek.
Özel, kürsüden tehditlerine de devam ediyor üstelik. İşte tam da bu söylem, CHP'nin yıllardır bir adım bile ileri gidemeyen o nobran, kibirli ve tepeden bakan tavrını bir kez daha gözler önüne serdi. Özel ve yandaşları koro halinde Köksal ve ailesini hedef göstermeye devam ediyor. 'AK Parti'ye geçti' diye Köksal'ı bir yandan itibarsızlaştırmaya çalışırken, diğer taraftan da kendi hatalarını örtbas etme çabasına girdiler.
TARİHE KARA BİR LEKE
Kadın haklarını sadece seçim broşürlerinde bir dolgu malzemesi olarak gören bu zihniyeti hâlâ savunan muhalif medyadaki kadın gazetecilere de yazıklar olsun. Partisinden seçilmiş bir kadına "Boşa kocanı, biz arkandayız" deme cüretini kendinde bulan Özel, aslında kadınlara yönelik o kibirli ve riyakar tavrı bir kez daha bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Erkek belediye başkanları hakkında binbir türlü şaibe, yolsuzluk iddiaları çıkarken bir gün olsun bunlara "Boşa karını" dedi mi? Diyemez. Ama erkek belediye başkanlarının evliyken ortaya çıkan sevgililerini savunmak için 'özel hayatı' diyerek geçiştirdiğine hepimiz şahit olduk... Köksal'ın "CHP beni çok yordu, gecenin yarısı elinin ayarı yok, dengesizce yazıyordu" sözleri, kurumsal yapı içindeki mobbingin boyutunu da gösteriyor.
Demek ki neymiş; meydanlarda 'İstanbul Sözleşmesi yaşatır', 'Kadınlara özgürlük' diye slogan atan Özgür Özel ve tayfası, partisindeki bir kadın siyasetçinin sınırlarına, psikolojisine ve özel hayatına zerre saygı duymuyormuş. Özgür Özel'e göre partisindeki kadın siyasetçiler ancak onlara 'biat' ettiği, her politikasını alkışladığı zaman varlar.
Özel'den bağımsız karar aldıkları zaman da 'kapıda yalvarması gereken' birer haine dönüşüyorlar. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'na da benzer bir tavır takınmıştı Özgür Özel... Çerçioğlu'nu defalarca meydanlarda hedef göstermişti. Bu sefer çıtayı yükseltti. Özel'in, Burcu Köksal'ı eşi üzerinden rehin almaya çalışması, itaat etmediğinde ise kürsüden "ulan"lı afra tafralarla tehdit etmesi, Türk siyasi tarihine kara bir leke olarak geçecektir.