Pasaportunuzu hemen rafa kaldırın, bu fotoğrafların Türkiye'de çekildiğine inanamayacaksınız! Maldivler'e gitmek için servet harcamanıza gerek bırakmayacak, dünyanın kıskandığı o gizli cennetler burnumuzun dibinde. İşte o liste...
Maldivler denince akla ilk gelen; göz kamaştırıcı beyazlıktaki kumlar ve "turkuaz" kelimesinin yetersiz kaldığı kristal berraklığındaki sulardır. Dünyada bu görüntüye sahip yerler genellikle jeolojik birer piyangodur.
Ancak bu tropikal cenneti yaşamak için okyanus aşmanıza gerek yok. Türkiye, jeolojik zenginliği sayesinde dünyanın bu nadir görsel şölenine ev sahipliği yapan şanslı ülkelerden biri. İşte Ege ve Akdeniz'in Maldivler ile yarışan 5 doğa harikası:
Salda Gölü (Burdur): Listenin tartışmasız lideri. Mars yüzeyindeki özelliklere benzerlik gösteren, magnezyum yüklü beyaz kayaları ve hidromanyezit minerali, göle o ikonik "Maldivler" görüntüsünü verir. Türkiye'nin en derin tatlı su göllerinden biridir.
Kalem Adası (İzmir - Dikili): Ege'nin kuzeyinde gizli bir mücevherdir. Anakara ile ada arasındaki sığ kanal, beyaz kumlu tabanı sayesinde tropikal adaları aratmayan bir renk cümbüşü sunar.
Kaputaş Plajı (Antalya - Kaş): Bir kanyon ağzı plajı olan Kaputaş, yer altı sularının denizle buluşması sonucu, hiçbir filtreye ihtiyaç duymayan o meşhur turkuaz rengini alır.
Bu koylar, sadece birer yüzme noktası değil, aynı zamanda dünyanın jeolojik mirasının en estetik kanıtlarıdır.
PEKİ DÜNYANIN EN İLGİNÇ MÜZELERİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ? 2'Sİ TÜRKİYE'DE! GÖRMEK İÇİN YÜREK GEREK...
Hafta sonu planı yaparken "müze gezmek" fikri size heyecan vermiyor mu? Bu listeyi gördükten sonra fikriniz tamamen değişecek! Saç tutamlarından klozetlere, başarısız sanat eserlerinden casusluk ekipmanlarına kadar dünyanın en çılgın koleksiyonlarını sizin için derledik. Listenin ortalarında Kapadokya'nın tüyler ürpertici mağarasını, finalde ise Antalya'nın su altındaki gizli hazinesini göreceksiniz. İşte dünyanın en sıra dışı 10 müzesi...
1. Bitmiş İlişkiler Müzesi (Zagreb, Hırvatistan)
Ayrılık acısı hiç bu kadar sanatsal olmamıştı. İnsanların eski sevgililerinden kalan ve manevi değeri olan eşyaları bağışladığı bu müze, hem hüzünlü hem de komik hikayelerle dolu. Sergilenenler arasında peluş ayıdan gelinliğe, hatta "eski sevgiliye fırlatılan bir balta"ya kadar her şey var.
2. Kötü Sanat Müzesi / MOBA (Massachusetts, ABD)
"Sanat çok güzel olmalı" kuralını yıkan tek yer. Museum of Bad Art (MOBA), o kadar kötü ki görmezden gelinemeyecek resimlere adanmış. Orantısız portreler, garip manzaralar ve anlamsız kompozisyonlar burada baş tacı ediliyor. Sloganları ise harika: "Bazı sanat eserleri göz ardı edilemeyecek kadar kötüdür."
3. Meguro Parazitoloji Müzesi (Tokyo, Japonya)
Mideniz hassassa bu maddeyi hızlı geçin! Dünyanın parazitlere adanmış tek müzesi olan bu yerde, tüpler içinde saklanan tenyalar ve parazitlerin enfekte ettiği organlar sergileniyor. En ünlü parçası ise 8.8 metre uzunluğundaki bir tenya! Bilimsel açıdan büyüleyici, görsel açıdan ise epey zorlayıcı.
4. Cup Noodles Müzesi (Osaka, Japonya)
Hazır makarnanın (noodle) mucidi Momofuku Ando onuruna kurulan bu müze, interaktif bir deneyim sunuyor. Tünel şeklindeki devasa bir alanda sergilenen binlerce noodle paketini görebilir, hatta "Kendi Cup Noodle'ını Yap" atölyesinde damak tadınıza uygun özel paketinizi hazırlayabilirsiniz.
5. Avanos Saç Müzesi (Nevşehir, Türkiye)
Listemizin tam ortasında Kapadokya'dan tüyler ürpertici bir durak var. Guinness Rekorlar Kitabı'na giren bu müze, bir çömlek atölyesinin mağarasında yer alıyor. Duvarlarda ve tavanda 16.000'den fazla kadına ait saç tutamı asılı! Her saçın yanında sahibinin adı yazıyor. Hikayesi hüzünlü bir ayrılığa dayansa da atmosferi kesinlikle benzersiz.
7. Sulabh Uluslararası Tuvalet Müzesi (Yeni Delhi, Hindistan)
Tuvaletin tarihi olur mu demeyin. M.Ö. 2500 yılından günümüze kadar hijyen kültürünün gelişimini anlatan bu müze oldukça şaşırtıcı. Altın kaplama kraliyet klozetlerinden, orta çağ lazımlıklarına kadar tuvalet teknolojisinin değişimini burada görebilirsiniz.
8. Plastinarium (Guben, Almanya)
Burada sergilenenler heykel değil, gerçek insan bedenleri! Plastinasyon tekniği ile bozulmadan saklanan bedenlerin, satranç oynarken veya spor yaparken dondurulmuş halleri sergileniyor. Yaşam ve ölüm arasındaki çizgiyi bulanıklaştıran, anatomi meraklıları için eşsiz bir yer.
9. Cancún Sualtı Müzesi / MUSA (Meksika)
Deniz tabanına yerleştirilmiş 500'den fazla heykeliyle dünyanın en ünlü su altı müzelerinden biri. Heykeller zamanla yapay resiflere dönüşerek deniz yaşamına ev sahipliği yapıyor. Ancak su altı müzelerinin tek adresi Meksika değil...
10. Side Sualtı Müzesi (Antalya, Türkiye)
Ve işte listenin finali! Başlıkta bahsettiğimiz o gizli hazine... Türkiye'nin ilk su altı müzesi olan bu yer, Antalya Manavgat'ta denizin 9 ila 25 metre derinliğinde yer alıyor. "Kurtuluş Savaşı", "Semazenler" ve "Poseidon" temalı 110'dan fazla heykeli görmek için dalış takımlarınızı giymeniz gerekiyor. Balıklarla birlikte bir sanat turuna çıkmaktan daha ilginç ne olabilir?
Sizin memleketinizde saklı olan o hazine bakın neymiş! Türkiye'nin Dünya Mirası listesi ortaya çıktı
Öte yandan dünyanın en prestijli listelerinden biri olan UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne Türkiye'den tam 22 paha biçilmez eser girdi! 79 farklı nokta ise geçici miras listesinde her alıyor. Bu sadece bir gurur kaynağı değil, aynı zamanda zamanla değerleri katlanacak ve turist akınıyla dolup taşacak yerlerin listesi. Eğer bu anıtları ve doğal güzellikleri henüz ziyaret etmediyseniz, elinizi çabuk tutun!
APHRODISIAS - Aydın
Site, Aphrodisias'ın kendisinden (MÖ 3. yüzyıl Afrodit Tapınağı dahil) ve antik kente zenginlik getiren yakındaki antik mermer ocaklarından oluşur.
ANİ ARKEOLOJİK ALANI - Kars
Türkiye-Ermenistan sınırına yakın konumlanan ortaçağ kenti Ani, 10. ve 11. yüzyıllarda Bagratuni adıyla altın çağını yaşamış, Moğol istilası ve büyük bir depremin ardından 14. yüzyıldan itibaren gerilemiştir.
TRUVA ARKEOLOJİK ALANI - Çanakkale
Dört bin yılı aşkın bir geçmişe sahip olan ve Homeros'un İlyada'sı ile Virgil'in Aeneid'i üzerinde kilit bir etkiye sahip olan Truva, 19. yüzyılın sonlarında Heinrich Schliemann tarafından yeniden keşfedildi ve o zamandan beri dünyanın en iyi bilinen arkeolojik sitlerinden biri haline geldi
ARSLANTEPE HÖYÜĞÜ - Malatya
Tohma Nehri üzerinde yer alan Arslantepe, MÖ 33. ila 31. yüzyıllara tarihlenen, Erken Tunç Çağı'nın bilinen ilk kılıçlarının bulunduğu antik bir şehirdi.
Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu'nun Doğuşu - Bursa
14. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk başkenti olan Bursa, yenilikçi şehir planlamasıyla gelecekteki Osmanlı şehirleri için önemli bir referans kaynağı oldu. Yakındaki Cumalıkızık köyü, vakıf sisteminin bir örneği olarak başkentin gelişimine destek sağladı.