İnsanlık tarihi boyunca inşa edilen bazı yapılar, yalnızca mimari başarılarıyla değil, aynı zamanda taşıdıkları gizem ve hikayelerle de öne çıkıyor. Dünyanın 7 harikası, hem antik çağda hem de modern dönemde insanların hayranlıkla baktığı eserlerden oluşuyor. Özellikle antik dünyanın 7 harikası, binlerce yıl öncesinin mühendislik ve sanat anlayışını gözler önüne sererken, bu yapıların büyük kısmının günümüze ulaşamaması ise ayrı bir merak konusu yaratıyor.
21 bin kilometrelik uzaydan görülebilen bu savunma hattı, insan azminin en büyük kanıtı.
Maya medeniyetinin astronomi ve mimarideki dehasını yansıtan ikonik basamaklı piramit.
And Dağları'nın zirvesinde bulutların arasında saklanan, İnka İmparatorluğu'nun kayıp şehri.
Şah Cihan'ın eşi için yaptırdığı, beyaz mermerden süzülen dünyanın en zarif aşk anıtı.
Listede yer alan ve binlerce yıla meydan okuyarak günümüze kadar ulaşabilen tek eser.
Çölün ortasında yükselen kat kat bahçeleriyle antik dünyanın en egzotik efsanesi.
Antik Olimpiyatlar için yapılan, altın ve fildişi kaplamalı devasa tanrı heykeli.
Efes'te inşa edilen , mermer mimarisi ve ihtişamıyla gökyüzüne meydan okuyan dev tapınak.
Bodrum'da Kral Maussollos için yaptırılan ve "anıt mezar" terimine adını veren devasa yapı.
Antik dünyanın o meşhur listesine baktığımızda içimizi burkan bir gerçekle karşılaşıyoruz: Listedeki 7 dev yapıdan bugün hala dimdik ayakta duran tek eser Mısır'daki Keops Piramidi.
Geri kalan 6 harika; depremler, yangınlar ve istilalarla tarihin tozlu sayfalarına karıştı. Bu durumun en hüzünlü yanı ise, o muazzam listedeki iki harikanın aslında bizim topraklarımızda, yani Türkiye'de olması!
İzmir'deki ihtişamlı Artemis Tapınağı ve Bodrum'un simgesi Halikarnas Mozolesi, yüzyıllar önce yaşanan büyük depremler ve yağmalar sonucu yok oldu. Bugün bu bölgeleri ziyaret ettiğinizde sadece birkaç mermer sütun ve taş kalıntısı görseniz de, bir zamanlar dünyanın en büyük mimari mucizelerinin burada yükseldiğini bilmek insanı hayrete düşürüyor.