Genellikle iş ilanlarında "üst düzey yetenek" veya "profesyonel deneyim" aranmasına alışığız. Ancak bu kez durum tam tersi! Bir havayolu şirketi, fotoğraf çekme konusunda yeteneksiz olduğunu düşünenler için rüya gibi bir fırsat sunuyor. Eğer çektiğiniz karelerde sürekli bir parmak çıkıyor, odak noktasını hep kaçırıyor ya da ufuk çizgisini asla düz tutamıyorsanız; İzlanda sizi bekliyor!
İzlanda'nın havayolu şirketi, ülkenin doğal güzelliklerinin o kadar büyüleyici olduğunu kanıtlamak istiyor ki, "burada en kötü fotoğrafçı bile harika kareler yakalayabilir" mottosuyla yola çıkıyor.
Kampanya kapsamında seçilecek şanslı kişi, İzlanda'nın el değmemiş doğasını, şelalelerini ve volkanik manzaralarını 10 gün boyunca keşfedecek.
DUDAK UÇUKLATAN MAAŞ: 43 BİN EURO!
Bu seyahat sadece ücretsiz bir tatilden ibaret değil. Seçilen katılımcıya; gidiş-dönüş uçak biletleri, konaklama ve tüm seyahat masraflarına ek olarak, üreteceği içerikler karşılığında tam 43 bin euro (yaklaşık 1.9 milyon TL üzerini bulan) bir ödeme yapılacak.
BAŞVURU ŞARTLARI NELER?
Bu sıra dışı iş ilanına başvurmak için profesyonel bir ekipmana veya portfolyoya ihtiyacınız yok. Hatta profesyonel olmamanız ana şart! İşte aranan kriterler:
Adayların yeteneksizliklerini kanıtlayan (!) altı soruyu yanıtlamaları bekleniyor. Ayrıca şansını artırmak isteyenler, neden "en kötü" aday olduklarını anlatan 60 saniyelik kısa bir video ile başvurularını güçlendirebiliyor.
Eğer siz de "Kamerayı elime aldığımda her şeyi mahvederim" diyorsanız, bu yeteneksizliğiniz hayatınızın fırsatına dönüşebilir. Başvurular için elinizi çabuk tutun; İzlanda'nın eşsiz doğası sizin kötü kadrajınızla bile parlamaya hazır!
PEKİ DÜNYANIN EN "ÇİRKİN" ŞEHRİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ?
Bir zamanlar "dünyanın en çirkin şehri" unvanıyla alay konusu olan Belçika'nın Charleroi kenti, şimdilerde beklenmedik bir dönüşümün merkezinde.
Terk edilmiş fabrikaları, paslanmış çelik yığınları ve gri gökyüzüyle modern dünyanın "çöküş estetiğini" keşfetmek isteyen binlerce turisti kendine çekiyor. Peki, bu "çirkinlik" nasıl bir turizm mıknatısına dönüştü?
BİR ŞAKANIN GERÇEĞE DÖNÜŞME HİKAYESİ
Her şey, 2008 yılında Hollandalı bir gazetenin okurlarına "Dünyanın en çirkin şehri neresi?" diye sormasıyla başladı. Oylama sonucunda Belçika'nın sanayi kenti Charleroi, açık ara farkla bu unvanın sahibi oldu. Şehir sakinleri için bu durum başta üzücü olsa da, Belçikalı sanatçı Nicolas Buissart bunu bir fırsata çevirmeye karar verdi.
Buissart, şehre yönelik bu olumsuz algıyla dalga geçmek amacıyla "Şehir Safarisi" (City Safari) turları düzenlemeye başladı. Ancak şaka olarak başlayan bu girişim, kısa sürede küresel bir fenomene dönüştü.
Bugün Berlin'den Detroit'e kadar pek çok şehirden gelen "urbex" (kentsel keşif) tutkunları, Charleroi'nin çürümekte olan güzelliğini görmek için sıraya giriyor.
SANAYİNİN KÜLLERİNDEN DOĞAN "URBEX" CENNETİ
Charleroi, bir zamanlar Belçika'nın kömür ve çelik merkeziydi. Ancak sanayinin çöküşüyle birlikte devasa kompleksler sessizliğe büründü. Şimdi bu sessizlik, deklanşör sesleriyle bozuluyor. Şehrin sunduğu sıra dışı rotalar arasında şunlar yer alıyor:
Terk edilmiş depo ve atölyeler; sanat galerilerine, gece kulüplerine ve tasarım ofislerine dönüşüyor.
Charleroi, ucuz kiraları ve sunduğu sınırsız yaratıcı alanla Avrupa'nın yeni sanat üssü olma yolunda ilerliyor.