SON DAKİKA…. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yolsuzluk ve rüşvet bataklığına saplanan belediye başlanlarına sahip çıktı. Her fırsatta yargıyı hedef alan sözleriyle tepki çeken Özel, son açıklamasında İmamoğlu'na yönelik suçlamalarla ilgili "hepsi iftira"dan "izah edemeyeceği bir kuruşa" geçiş yaptı! SABAH gazetesi yazarı Mahmut Övür, bugünkü köşesinde Özel'in İmamoğlu'na yönelik 'manidar' sözlerini yorumladı. Övür "Belki de Özgür Özel haklı, adamın dünyasında "bir kuruş" diye bir şey yok zaten. O milyon dolarların adamı" ifadelerini kullandı. İşte Mahmut Övür'ün bugünkü yazısı…
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, durdu durdu öyle bir laf etti ki, mahkeme salonunda şov yapmakla meşgul Ekrem İmamoğlu bile şaşırmıştır. Çünkü o bile bu kadar netlikte bir savunma yapmadı, yapmaz da... Artık Özel onu mu savundu yoksa manidar bir mesaj mı yolladı belli değil.
Ama bu seferki çıkışı öncekilerden daha iddialıydı:
"Eğer Ekrem İmamoğlu'nun mal varlığında belediye yönetiminden sonra izah edemeyeceği bir kuruşu varsa, İmamoğlu bu ülkenin cumhurbaşkanı adaylığına layık değildir."
Herhalde fondaş medyanın ve laik sosyolojinin sorgulamayacağını iyi bildiği için de bu kez daha yüksekten uçtu, "hepsi iftira"dan "izah edemeyeceği bir kuruşa" geçti.
Oysa bilgisi dahilinde yapılan Medya AŞ ihalelerini, Boğaz'dan para toplayan "VIP Yakup"a her yıl 100 bin dolar verilmesini, "Kafa Koparan" Fatih Keleş'in çanta çanta paralar taşımasını, Ertan Yıldız'ın açık açık, "İmamoğlu toprak döküm işinde Murat Gülibrahimoğlu'yla ortaktı ve yılda 150-200 milyon dolar geliyordu" sözlerini bir yana bırakıyorum, sadece 50 milyon dolar olduğu söylenen Boğaz'a nazır 3 villayı babasıyla ortak şirketine 15 milyona almasını nereye koyacağız?
Belki de Özgür Özel haklı, adamın dünyasında "bir kuruş" diye bir şey yok zaten. O milyon dolarların adam. Özel inanmıyorsa, bir zahmet CHP'li işadamı müteahhit Ali Nuhoğlu'nun ifadesini okusun:
"Öncelikle Sarıyer'de bulunan 2 villanın şirket ile beraber İmamoğlu İnşaat'a devri hususuna açıklık getirmek istiyorum. 2021 yılında hatırladığım kadarıyla bu villaların alınması hususunda yardımcı olmam için Ekrem İmamoğlu'nun bilgisi dahilinde Tuncay Yılmaz beni aradı. Bana 'Biz burayı Ekrem İmamoğlu'na almak istiyoruz' dedi. (...)
Tarafıma yapılan bir kısım ödeme ve özkaynaklarım ile Sarıyer'de bulunan 2 adet villayı kurmuş olduğum Güllüce Tarım A.Ş.'ye aldım. Bu villaları satın almamdaki süreç içerisinde villaların bulunduğu şirkete ilişkin tüm mali ve muhasebe, vergi tüm işlemlerinin takibini İmamoğlu İnşaat yetkilileri yürütmüştür. (...)
Güllüce Tarım benim üzerimdeyken söz konusu villalara yapılan yaklaşık 15 milyonluk tadilat işleri de tarafımca karşılanmıştı. Bana verilen 15 milyonluk 3 adet çek de villalar benim üzerimdeyken yapmış olduğum tadilat masraflarıma ilişkindir."
Tabii Nuhoğlu bütün bunları İmamoğlu'nu çok sevdiği için yapmadı. İBB'den hem 500 milyonluk alacağını tahsil ediyor, (Ne yaptıysa artık) hem de yanındaki elektrikçi çocuğa 3 milyar TL'lik yeni bir ihale alıyordu. İşte üç villa o ihaleden gelen paralarla alındı. Yani İBB'nin parası, Nuhoğlu üzerinden İmamoğlu'nun babasıyla ortak şirketine 3 villa olarak geçiliyor.
Aylar önce bu konuyu da içine alan yazımda aynen şunları yazmıştım:
"İmamoğlu'nun Beylikdüzü döneminden başlayan siyasi kariyeri, bir başarı hikâyesinden çok bir skandal romanına benziyor. Sahte diploma iddiasından intiharlara, tehditlere, haraç çarkına kadar adım attığı her yerde bir iz bırakmış. İstanbul'a da bu izlerle geldi. Ve geldiği gibi çöktü... Kelimenin tam anlamıyla çöktü: Şehre, kuruma, ranta..."