Son dakika haberi: Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı seçilmesiyle sıvacılığı bırakıp Asoy İnşaat'ı kuran Soytekin, çok sayıda ihale alıp hızla zenginleşti. 2020-2024 yılları arasında hesabına gelen 1 milyar 250 milyon liralık kaynak ise belirsiz kişi ve kurumlara aktarıldı.
İmamoğlu'nun etrafındaki birçok isim gibi milyarlarla oynayan Soytekin, İBB'den 15 kreş, KİPTAŞ'tan 1500 konut projesi ve birçok cadde düzenlemesi ihalesiyle ödüllendirildi. İmamoğlu'nun mal beyanında bulunmadan önce 8 taşınmazı devrettiği isim olan Soytekin, soruşturma aşamasında itirafçı olarak EKOSİSTEM'in tüm ayrıntılarını soruşturma birimleriyle paylaşmıştı.
"BASKI ALTINDA İFADE VERMEDİM"
Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü şemasında "Organizatör-üye" olarak geçen Soytekin, bugünkü duruşmada, diğer sanıkların kendisine yönelik baskı ve yıldırma politikası uyguladığını söyledi. Aylık gelirini 1 milyon lira olarak beyan eden Soytekin, baskı altında ifade verdiği iddialarını kesin dille reddetti. Soytekin, "Etkin pişmanlık yapan iftiracıdır, önüne gelen belgeleri imzalayan kişilerdir gibi söylemleri kesinlikle reddediyorum. Ben savcılık ifademde hiçbir şekilde baskı altında kalmadım. Ben rüşvet organizasyonu kuran, yöneten biri değilim. Yaptığı işin karşılığını alan müteahhitim" dedi.
KİPTAŞ GENEL MÜDÜRÜ KURT'A 500 BİN DOLAR RÜŞVET
Duruşmada en dikkat çeken noktalardan biri KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt'un, Soytekin'e yakın müteahhitlerden oluşturduğu havuz ile İBB'nin kamu zararı olacak şekilde bu müteahhitlere iş vermesi ve rüşvet istemesinin ortaya çıkması oldu. Soruşturma aşamasında KİPTAŞ'taki yüksek karlı bu işleri alan müteahhitlerden 'sistem' adına rüşvetler temin edildiği ortaya çıkmıştı.
DEKONTLAR BAZ KAYITLARI TÜM DELİLLER DOSYADA
KİPTAŞ'tan iş alan Tokmakçı, dekontları bulunan toplamda 500 bin dolar çekerek örgüt üyesi Soytekin'in yardımcılarından Altan Gözcü'ye iletti. Sonrasında bu para Murat Erenler tarafından "Sistem"e aktarılmak üzere Ali Kurt'a iletildi. Tüm bu süreç şüpheli beyanları, banka dekontları ve baz birlikteliklerle gün yüzüne çıkarılmıştı. Erenler soruşturma aşamasındaki ifadesinde, "Soytekin tarafından verilen bir çanta parayı bizzat KİPTAŞ A.Ş: Genel Müdür'ü Ali Kurt'a KİPTAŞ'ın Zeytinburnu'nda bulunan binasında elden teslim ettim" demişti.
"ALİ KURT BİZDEN 500 BİN DOLAR PARA İSTEMİŞTİR"
Soytekin mahkemedeki ifadesinde bu tespitleri tek tek doğruladı. Soytekin, "Ali Kurt bizden 500 bin dolar para istemiştir. O süreçte kasamda bu miktarın nakit bulunmaması sebebiyle Altan Gözcü'yü toplatmaya gönderdim. 400 bin dolarını aldırdım. Üstüne kendim tamamladım ve Murat Eren aracılığıyla KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt'a ulaştırdım. İddiamın arkasındayım. Eğer istedikleri parayı vermeseydim. Hakkımız olan parayı vaktinde alamayacaktım. Çünkü istenilen bu paranın verilmemesi halinde KİPTAŞ hesaplarında bulunan müteahhitlere aktarılması gereken paranın tarafımıza uzun süre aktarılmayacağını açıkca ifade edilmişti. Bu nedenle Ali Kurt'un dediğini yapmaya mecbur kaldık.
"O KARŞILIKSIZ DAİRELER RÜŞVET DEĞİL CHP İL BİNASI YAPIMI KARŞILIĞINDA VERİLDİ"
Soytekin iddianamede suçlandığı eylemlere karşı yaptığı savunmasında 2020 yılı Şubat ayında Deniz İstanbul Projesi Mercan Konaklarından E4, F3 ve F2 bloklarından 3 adet daire karşılıksız olarak kendisine ait Sulkar İnşaat'a devredilmesine değindi. Müteahhit firmanın, aynı yıl internette düşük fiyata satıldığını gördüğü iki daireyi üste para vererek geri satın aldığı ortaya çıkmıştı. Deniz İstanbul projesi'nde kendisi adına 3 bağımsız bölüm aldığı iddia edilen Soytekin, bu daireleri para sayma görüntüleriyle gündeme gelen Ayazağa'daki CHP İstanbul İl binasının tadilatı karşılığında kendisine verildiğini söyledi.
"O DAİRELER RÜŞVET DEĞİL CHP İL BİNASI YAPIMI KARŞILIĞINDA VERİLDİ"
Soytekin, "Deniz İstanbul projesinden adıma üç adet bağımsız bölüm devri yapılmıştır. Bu hususu hiçbir aşamada inkar etmedim. Etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadelerde de açıkça belirttim. Ancak bunun rüşvet olarak gösterilmesini kabul etmiyorum. Zira söz konusu daireler, diğer işlerde olduğu gibi, o dönemde yapımını yaptığım işlere karşılık alınmıştır. Bu daireler, o dönem yapımına devam ettiğimiz Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul il binasının tadilatı kapsamında verildi" dedi. Soytekin, soruşturma aşamasında da verdiği ifadesinde Mercan Konakları'nın sahibi Mustafa Keleş'ten 3 daireyi CHP İstanbul İl Binası'nın yapımı için para vermemesi üzerine aldıklarını söylemişti.
BELEDİYE BİNALARINI BAĞIŞ ADI ALTINDA İHALESİZ YAPTIM
Duruşmada, belediyelerin kamu binalarını kendi kaynaklarıyla yapmadığını anlatan Soytekin, kurulan sistemi şu sözlerle deşifre etti: "Belediyeler, kamu binaları yapar. Bunu da kendi kaynaklarıyla yapmazlar, adına gönüllü bağış her ne derse densin bu işler böyle yapılır. Ben de böyle bir müteahhidim. İhalesiz olarak bu tesisleri yaptım."
'SİSTEM'İ AÇIĞA ÇIKARDI: "BELEDİYEDE CARİ HAVUZ VAR"
Tahsilat sürecindeki çarpık ilişkilere dikkat çeken Soytekin, "Belediye 'kreş, kültür merkezi ve yurt yapacaksın' der. 'Hak edişleri çek, dükkan, daire şeklinde alacaksın' der. Belediye ile ilgili kişi arasında, adına ne derseniz deyin, süreç çoktan bitmiş taraflar anlaşmış olur. Bizim belediyede cari bir havuz var. Benim hak edişler birikir, beni yönlendirdiği kişilerden de çek, daire, dükkan, nakit şeklinde alır ve carimi düşerim. Zaman zaman da mahsuplaşırız. Sistem böyledir" ifadelerini kullandı.
İMAMOĞLU İLE DAVALIK OLMUŞ
Şirketlerine kayyum atandığını ve emekli maaşına kadar tedbir uygulandığını aktaran Soytekin, İmamoğlu ile geçmişteki husumetini hatırlatarak, "Ticari faaliyetlerimin yüzde 5'ini geçmez iddia edilen meblağlar ama büyük zarara uğratıldım. Yargılanmakta olduğum davada bana örgüt yöneticiliği isnat edilmekte, bazı iş insanları işleri benim çözdüğümü iddia etmekte ama Ekrem Bey de belki bunu ilk kez duyacak, benim İmamoğlu Beylikdüzü Belediye Başkanı iken tarafıma açtığı bir dava var, buradan mahkumiyet aldım. Belediyede kendi işini dahi çözemeyecek bir müteahhitin iş çözen olduğunu iddia etmek kendi içinde çelişir" diye konuştu.
ÇAPRAZ SORGU
Mahkeme Başkanı 'Ali Kurt'a 1,5 milyon dolar gönderildi demişsin. Ayrıntısı nedir?" sorusuna Soytekin, cevap vermedi. Mahkeme başkanının " Seninle diyalogda sorun yaşıyoruz" demesi üzerine Soytekin, "Rüşvet başkanım, rüşvet." diye cevap verdi. Adem Soytekin: "300 daire satıldı. 50-60 milyon TL paramızı alabilmek için 500 bin dolar istendi. Biz de Ali Kurt'a verdik." Beyanına ilişkin Mahkeme Başkanı: "Şahsına mı istedi" şeklinde soru yöneltti Soytekin ise, "Ali Kurt şahsına çalışır başkanım, şahsına münhasır" dedi.
Duruşma Savcısının "Ekrem İmamoğlu ile başkanlık konutunda yapmış olduğum görüşmede Ekrem İmamoğlu 'bana tedbirini aldın mı, operasyon yapılacak sen de listedesin, eğer emanet etmen gereken para veya belge varsa bunları Turan Taşkın Özer'e emanet ver' demiştir." Şeklindeki savcılık ifadesini sordu. Soytekin, bu beyanının doğru olduğunu söyledi.
Duruşma savcısının "YTT Hukuk Bürosunda operasyon öncesi bir görüşme oldu mu?" sorusuna da Soytekin, "Evet olmuştur." şeklinde yanıt verdi.
Mahkeme Başkanının "Tutuklanmamın üzerinden yaklaşık 3 ay sonra ifade vermemin sebebi ise olayların bir bütünün anlamak maksadıyla geçen süredir. Bu sürede cezaevinde avukatlar aracılığıyla şahsıma ciddi baskılar, milletvekili teklifi yapılarak susturulmaya çalışıldım. Ekrem İmamoğlu'na ait notlar tarafıma okutturularak susturulmaya çalışıldım. Hatırladığım notlardan birisi Adem dik dur bizi satma içerikli nottur. Ben şuan ifademde kimseyi sattığımı düşünmüyorum. Devletimin yanında gerçeklerin ortaya çıkması için bu beyanı vermekteyim." şeklindeki ifadesi sorulduğunda Soytekin, "Getirilen notlar Ekrem bey tarafından gönderildiği söylenerek getirildi." dedi.
Mahkeme başkanının "Sistem kelimesi kullanılıyor muydu?" sorusuna sanık "Sistem kullanılıyordu" dedi.
Savcı sorusunda "Hasan İmamoğlu'na Westside projesinden 3 daire verildiğine yönelik duyumum oldu demişsiniz kimden duydunuz?" sorusunu sordu. Sanık soruya "satış ofisindeki müdürle konuştuğumu hatırlıyorum" yanıtını verdi.