SON DAKİKA… İstanbul Sancaktepe'de yaşayan Engin Kaya, 2006 tarihinde kayıplara karıştı. Ailesinin kayıp başvurusuna rağmen bir türlü bulunamadı. Ağabeyinden umudu kesen Yıldıray Kaya, bir arsa sebebiyle açtığı dava sırasında hayatının şokunu yaşadı! 20 yıldır aradığı ağabeyinin izine bakın nasıl ulaştı! İşte akılalmaz olayın ayrıntıları…
İstanbul Sancaktepe'de yaşayan o dönem 38 yaşında olan evli ve 2 çocuk babası Engin Kaya, 3 Kasım 2006 tarihinde gece 02.00 sıralarında Çekmeköy Madenler'de bir aracın çarpması sonucunda yaralandı ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kazaya sebep olan kişi ise kayıplara karıştı ve bulunamadı. Üzerinde kimlik bulunan tutanaklarda ismi yer alan Engin Kaya'nın cenazesi 24 gün İstanbul Adli Tıp Kurumu morgunda bekletildi.
Daha sonra cenaze Sarıyer Kilyos'taki kimsesizler mezarlığında toprağa verildi. Kaza geçirdiğinde üzerinde kimlik de bulunan Engin Kaya ile ilgili tutanaklar tutuldu. Otopsi yapıldı. Ancak ailesine öldüğüne dair herhangi bir bilgi verilmedi. Ailesi o dönem kayıp başvurusunda bulundu ancak herhangi bir netice alamadı. Aradan geçen 20 yılda aile Engin Kaya'nın kayıp olduğunu düşündü. Babadan kalma bir arsanın paylaşılması için açılan gaiplik davasında Engin Kaya'nın önce nüfus sisteminde sağ görüldüğü ve kendisini bulup getirmeleri istendi.
20 YIL SONRA MAHKEMEDE ABİSİNİN ÖLDÜĞÜNÜ ÖĞRENDİ
Dava sürerken mahkemede hakim Engin Kaya'nın 2006 yılında trafik kazasında öldüğü söyledi. Ailenin yaptığı araştırmada Engin Kaya'nın 24 gün İstanbul Adli Tıp Kurumu morgunda kaldıktan sonra Sarıyer Kilyos'taki kimsesizler mezarlığına gömüldüğünü öğrendi.
Kayıtlarda cenaze Kilyos kimsesizler mezarlığında görünse de mezarın hangi noktada olduğunu ailesi öğrenemedi. Öğrendikleri karşısında büyük bir şok yaşayan Engin Kaya'nın abisi Yıldıray Kaya, görevlilerin neden kendilerine haber vermediğini söyleyerek yaşananlara isyan etti.
"BU İŞTE BİR ŞAİBE VAR"
Yaşananlarla ilgili konuşan Yıldıray Kaya, "Abim Engin Kaya, 3 Kasım 2006 tarihinde Çekmeköy Madenlerde kazada yaralanarak ambulansla hastaneye kaldırılıyor. 3 gün yoğun bakımda kalıyor. Yoğun bakımda kaldıktan sonra vefat ediyor. Vefat sonrasında İstanbul Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılıyor. Adli tıpta 24 gün bekletiliyor. Abimin üstünlüğü kimliği de mevcut. O esnada bu Anadolu yakasında çoğu yere jandarma kolluk kuvvetleri bakıyor. Cenaze adli tıpta kaldığı 4 gün boyunca bize kimse ulaşmadı. Biz 20 yıl sonra abimin öldüğünü öğreniyoruz.
Biz bir arsa meselesiyle dava açmıştık. O dava 1,5 yıl sürdükten sonra bize genç bir abimin öldüğünü söyledi. Biz de nasıl öldüğünü sorunca Çekmeköy'de trafik kazasında öldüğünü söyledi. Sonra araştırınca abimin Sarıyer Kilyos'taki kimsesizler mezarlığına gömüldüğünü öğrendik. Bu şahıs öldükten sonra neden 20 yıldır kütükten düşürülmüyor? 20 yıldır bu adam kütükte sağ gözüküyor. Bu işte bir şaibe var. Biz bunun bir cinayet olduğunu düşünüyoruz" dedi.
"NEDEN HABER VERİLMEDİ NEDEN NÜFUSTAN DÜŞÜLMEDİ"
Ellerindeki evraklarda kazaya müdahale eden sağlık görevlisi, jandarma, savcı tüm görevlilerin isimlerinin olduğunu ve kaza sırasında abisinin üzerinde kimlik de olduğunu aktaran Kaya, "112 ambulans geliyor. Ambulansta olan doktor, hemşire, şoför hepsinin dosyada isimleri var. El insaf kardeşimin cep telefonu var. 35 yıllık evde sabit numara var ve her tarafta kolluk kuvvetleri var.
Bunu diyemez misiniz ki bu adamı biz kütükten düşürdük veya düşürmedik? Neden düşürmediniz 20 yıldır? Çünkü bu işte şaibeli bir olay var. Biz bu olayı cinayet olduğu düşünüyoruz. O zamanki kolluk kuvvetleri, savcılar, hakimler neredeydiniz bu zamana kadar? Bir insan öldüğü zaman ölüm evrakı elinize verilmez mi? Verilir. Peki siz niye kütüğe bildirip de böyle bir şahıs ölmüştür diye kütükten düşürmüyorsunuz ve ailesine haber etmiyorsunuz? Peki bu çok büyük bir ihmalkarlık. Ben Adalet Bakanı Akın Gürlek'e çok teşekkür ediyorum. O göreve geldikten sonra bakın her şey nasıl çözülmeye başlıyor" açıklamasında bulundu.