1971 yılında vizyona giren Son Hıçkırık, yönetmen koltuğunda usta isim Ertem Eğilmez'in oturduğu, dram türündeki en güçlü örneklerden biridir. Film, sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda kaderin cilvelerini ve sadakati anlatan derin bir dramdır. Hülya Koçyiğit'in hem Nalan hem de onun yeğeni Handan karakterlerine hayat vererek çift rol üstlendiği yapım, izleyiciyi 19. yüzyılın sonlarından Cumhuriyet dönemine uzanan geniş bir zaman dilimine götürür. İşte her sahnesi ayrı bir hüzün barındıran Son Hıçkırık filminin hikayesi.
1950'lerde Çamlıca'da bir köşk. Kenan Bey (Metin Serezli) ve yardımcısı Ferhat Dayı (Münir Özkul) yalnız yaşıyorlar. Kapı yalnızca gazete ve dergileri getiren postacıya (Ali Demir) açılıyor. Yıllardır ziyaretçileri yok. Kenan yaşlanmış, saçlarına kır düşmüştür. 30 yıl önce mutluluk ve acıyı peş peşe yaşamış. Kenan ile Nalan (Hülya Koçyiğit) birbirlerine aşıktırlar.
Komşu köşkteki İlhami (Kartal Tibet) de Nalan'a karşılıksız olarak aşık olmuştur. Kenan ile Nalan evleneceklerken, İlhami aşkını ilan eder. Nalan kardeş gibi sevdiğini söyleyerek geçiştirmeye çalışır. Evlilik imzaları atılır. Gelin ve damat mutludurlar. Ancak İlhami Nalan'ı vurarak öldürür. Yıllar sonra, teyzesi Nalan'a çok benzeyen Handan (Hülya Koçyiğit) ve babası İlhami'ye benzeyen asteğmen Ferit (Kartal Tibet) tanışırlar.
Kartal Tibet - Ferit
Hülya Koçyiğit - Handan
Metin Serezli - Kenan
Münir Özkul - Ferhat Dayı
Ahmet Turgutlu - Kır Kahvecisi
Önder Somer - Doktor Bülent Erdoğan Esenboğa
Güzin Özipek - Falcı
Akif Coşkun - Kapıcı
Faik Coşkun - Lokantacı Necdet
Nezihe Güler -Müdüre
Ali Demir - Postacı
Kaya Volkan - Yüzbaşı