Güney Kore'nin hareketli kenti Busan'da yükselen ve mimari bir harika olarak nitelendirilen Shinsegae Centum City, tam 16 kata yayılan ihtişamlı yapısıyla sıradan bir mağazadan çok daha fazlasını sunuyor. "Dünyanın en büyük alışveriş merkezi" unvanını gururla elinde bulunduran bu devasa kompleks, ziyaretçilerine sınırları zorlayan, adeta günlerce sürecek eşsiz bir keşif ve eğlence deneyimi vadediyor.
Toplam 293.900 metrekarelik devasa bir kapalı alana kurulan Shinsegae Centum City, 2009 yılında ünlü Amerikan perakende devi Macy's'i tahtından ederek Guinness Rekorlar Kitabı'na girmeyi başardı. O günden bu yana da kırılması oldukça güç olan bu rekoru kimseye kaptırmadı.
Sektör uzmanlarının görüşlerine göre, lojistik, finansal ve mimari açıdan böylesi bir yapıyı geride bırakacak yeni bir proje üretmek günümüz şartlarında oldukça zor; dolayısıyla bu dev merkezin liderliği yakın gelecekte sarsılacak gibi görünmüyor.
İçerisinde yerel ve uluslararası markalara ait 700'e yakın mağaza barındıran dev kompleks, sadece bir alışveriş noktası olmakla kalmıyor, adeta kendi kendine yeten küçük bir şehir gibi işliyor. Ziyaretçiler, alışveriş maratonlarına kısa bir mola vermek istediklerinde modern sanat galerilerini gezebiliyor, kapalı buz pateni pistinde keyifli vakit geçirebiliyor veya 60 atış alanına sahip golf tesisinde spor yapabiliyorlar.
Ekonomik açıdan da kırılması zor bir başarıya imza atan Shinsegae Centum City, üst üste iki yıl boyunca 2 trilyon won (yaklaşık 1.38 milyar dolar) işlem hacmi barajını aşarak Güney Kore'de bunu başarabilen tek merkez oldu. Hem akıl almaz büyüklüğü hem de zengin yaşam alanlarıyla Shinsegae, perakende ve eğlence dünyasının ulaştığı en zirve noktayı temsil etmeye devam ediyor.
PEKİ DÜNYANIN EN HIZLI ASANSÖRÜNE SAHİP FİNANS MERKEZİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ?
2016 yılında kapılarını açan Guangzhou CTF Finans Merkezi, Çin'in bu devasa metropolündeki en yüksek bina unvanını alarak gökyüzüne doğru 530 metre uzanan görkemli bir siluet oluşturdu. Yer seviyesinin üzerinde 111, altında ise 5 katı bulunan bu devasa yapı, mimari ihtişamıyla göz kamaştırsa da açılışından itibaren tüm dünyanın konuştuğu tek bir konu vardı: Zemin kattan 95. kata sadece 43 saniyede ulaşabilen, iki süper hızlı asansör.
Mühendislik şirketi, bu gökdelen için toplamda 95 asansörlük dev bir ağ kurdu. Bu ağın içinde 28 çift katlı kabin, 13 yüksek hızlı ünite ve 52 düşük ile orta hızlı asansör yer alıyordu. Ancak insanların hayal gücünü asıl zorlayan, "dünyanın en hızlı asansörü" unvanını kazanan o iki özel ekspres asansör oldu.
HIZ REKORLARINI ALTÜST EDEN TEKNOLOJİ
Guangzhou'daki bu asansörler, dakikada 1.200 metre (yaklaşık 72 km/sa) hıza ulaşarak kendisinden beklenen tüm övgüleri hak ettiğini kanıtladı. Bu hız, bir önceki rekorun sahibi olan ve saatte 61 km hıza ulaşabilen Taipei 101 kulesindeki Toshiba asansörlerini geride bırakarak yeni bir dünya rekoruna imza attı.
Peki, mühendislik şirketi bu "dikey roketleri" nasıl hayata geçirdi? Böylesine bir hıza ulaşmak sadece motor gücüyle ilgili değil; aynı zamanda yolcu güvenliğini ve konforunu en üst düzeyde tutmayı gerektiren karmaşık bir mühendislik süreciydi. Mühendisler, bu hıza ulaşabilmek için kaldırma sistemini hafifleten ince profilli, kalıcı mıknatıslı senkron motorlar ve kompakt çekiş makineleri kullandılar. Ayrıca, hava direncini minimuma indirmek amacıyla asansör kabinleri aerodinamik kapsüller şeklinde tasarlandı.
SADECE HIZLI DEĞİL, AYNI ZAMANDA AKILLI VE GÜVENLİ
Hız beraberinde büyük zorlukları da getirdi. Özellikle acil frenleme anında oluşacak aşırı sürtünme, mühendislerin çözmesi gereken en kritik sorunlardan biriydi.
Bu asansörler, ani duruşlarda ortaya çıkan ve 300°C sıcaklığa ulaşabilen aşırı ısıya dayanıklı, özel üretim fren balatalarıyla donatıldı.
Yolcu konforu ise sarsıntısız bir yolculuk deneyimiyle sağlandı. Raylardaki en ufak titreşimi dahi algılayabilen aktif kılavuz makaralar, asansör kabinini sarsıntının tersi yönünde milimetrik olarak hareket ettiren motorlar sayesinde sallantıyı tamamen sıfırlıyor.