Türkiye'de bir ilk! 81 il tek tek gezildi, sosyal medya alışkanlıkları masaya yatırıldı. "Sürekli online olmaktan sıkıldık mı?" sorusunun cevabı akademik bir araştırmayla kanıtlandı. İletişim Fakültesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Nihal Acar ve Prof. Dr. Birol Gülnar'ın imza attığı çarpıcı araştırmaya göre Türkiye "Sosyal Ağ Yorgunluğu" yaşıyor. Peki, hangi şehir bu stresten uzak, hangisi tükenmişlik sendromunda? İşte sonuçlar...
Araştırmanın en dikkat çekici tespiti şu: Yaşanan bıkkınlık ve yorgunluk kullanıcının hatası değil. Maruz kalınan aşırı bilgi yığını, bitmek bilmeyen bildirimler ve "sürekli ulaşılabilir olma" baskısı insanları tüketiyor. Sosyal ağların teknik özellikleri, kullanıcıları farkında olmadan bir tükenişe sürüklüyor.
Teknostres, Eklem Ağrıları ve Depresyon... Sosyal ağ yorgunluğu sadece "canım sıkıldı" demek değil. Araştırma, bu durumun fiziksel ve ruhsal çıktılarını da belgeledi.
Kullanıcılar Platformları Terk Ediyor ABD'de 2010 yılında pazar araştırmacılarının fark ettiği "kullanım düşüşü" artık Türkiye'de de belirgin. İnsanlar yavaş yavaş hesaplarını donduruyor veya uygulamaları siliyor. Platformlar (Instagram, Twitter/X vb.) kullanıcı kaybetmemek için sürekli yeni özellikler sürse de Türk kullanıcısı "Ben yoruldum" diyor.
EN RAHAT ŞEHİR
Türkiye'nin En "Dinç" Şehri: ERZİNCAN Gelelim merak edilen sıralamaya... Araştırma sonucunda sosyal ağ yorgunluğunu en az hisseden, yani dijital dünyayla arası en "sağlıklı" olan şehir Erzincan oldu. Erzincanlılar, sosyal medyanın yarattığı stresten ve tükenmişlikten, diğer 80 ile göre kendilerini daha iyi koruyorlar.
TÜRKİYE'NİN SOSYAL MEDYA YORGUNU
AFYONKARAHİSAR 81 il arasında yapılan ölçümlerde "Sosyal Ağ Yorgunluğu" tavan yapan ilimiz Afyonkarahisar oldu. Afyonkarahisar halkı, dijital platformların getirdiği stres, bıkkınlık ve tükenmişliği en derinden hisseden şehir olarak kayıtlara geçti.
Dr. Nihal Acar'ın tezi, Türkiye'de insanların artık sanal dünyayla ne kadar iç içe olduğunu gösteriyor.
DÜNYANIN BAŞKA YERLERİNDE İSE ÇÖZÜM İLGİNÇ: "CEP TELEFONU KULLANMANIN YASAK OLDUĞU KASABA"
Paris'in güneyinde yer alan Seine-et-Marne bölgesindeki Seine-Porte adlı Fransız köyü, kamusal alanlarda akıllı telefon kullanımına sınırlama getirdi. Köy yönetiminin aldığı kararla birlikte, mobil cihazlara yönelik yeni düzenleme kapsamında halk artık açık alanlarda akıllı telefonlarını kullanamayacak.
Yeni düzenlemeye göre, köy sınırları içinde yürürken aynı anda telefonla ilgilenmek yasaklandı. Ayrıca restoran, kafe ve mağazalarda yemek yenildiği sırada ya da yerel parklarda banklarda otururken akıllı telefonlarla vakit geçirilmesine de izin verilmeyecek. Uygulama, okul girişlerinde çocuklarını bekleyen velileri de kapsayacak şekilde genişletildi.
Üzeri kırmızı çizgiyle işaretlenmiş akıllı telefon görselinin yer aldığı uyarı tabelaları, kuaförler de dahil olmak üzere köydeki mağaza ve hizmet noktalarının vitrinlerine asılmaya başladı.
Bölgede yaşayan, 34 yaşında ve iki çocuk annesi olan Ludivine, konuyla ilgili gazeteye yaptığı açıklamada, uygulamayı net bir şekilde desteklediğini ifade etti.
"Bazıları bunu özgürlüklere müdahale olarak görüyor ancak ben buna katılmıyorum. Asıl amaç, telefonların hayatımız üzerindeki etkisine dikkat çekmek" diyen Ludivine, bir yaşındaki çocuğunu ekranla hiç temas ettirmediğini de sözlerine ekledi.
Sözleşmeyi imzalayanlar; sabah saatlerinde, yatak odalarında, uyku öncesinde ya da yemek esnasında ekran kullanmamayı taahhüt ediyor.
Sözleşmeyi imzalayan ebeveynlerin, 15 yaş altındaki çocuklarına yalnızca arama yapmaya imkan tanıyan eski tip telefonlar verilmesi öngörülüyor. Bu cihazlar, yerel belediye binası aracılığıyla dağıtılacak.
"Pek çok çocuk ve yetişkin ekranlardan gözünü kaldıramıyor; hatta bebek arabasındaki bebeklerin bile gözü sürekli telefonlarda."