1485 yılında İngiltere'de patlak veren ve tarihe "Sweating Sickness" (Terleme Hastalığı) olarak geçen gizemli salgın, modern bilimin hala çözemediği bir muamma. Vebanın aksine toplumun her kesimine bulaşabilen, VIII. Henry'nin saray koridorlarında bile dehşet saçan bu hastalık, kurbanlarını sadece 24 saat içinde ya hayata bağlıyor ya da mezara gönderiyordu.
Tarih boyunca insanlık pek çok salgınla mücadele etti, ancak hiçbiri 15. yüzyıl İngiltere'sinde ortaya çıkan "Sweating Sickness" (Terleme Hastalığı) kadar hızlı ve gizemli değildi. Bu hastalık öyle amansızdı ki; sabah sağlıklı uyanan bir kişi, öğleden sonra titremeye başlıyor, akşam çöktüğünde ise hayatını kaybetmiş oluyordu. Tıbbın çaresiz kaldığı bu dönemde, ölümle yaşam arasındaki mesafe bazen sadece birkaç saate iniyordu.
BEŞ BÜYÜK DALGA
İlk kez 1485 yılında, Tudor Hanedanı'nın tahta çıktığı günlerde aniden patlak veren bu salgın, 1551 yılına kadar beş büyük dalga halinde geri döndü.
Salgınların en dikkat çekici yanı, her seferinde büyük bir yıkım yaratıp ardından hiçbir iz bırakmadan, tıpkı geldiği gibi aniden ortadan kaybolmasıydı.
1.AŞAMA - Başlangıç
Şiddetli baş ağrısı, ani ateş, boyun ve omuz ağrılarıyla birlikte yaklaşık üç saat süren yoğun bir üşüme hissi.
2. AŞAMA - Kriz
Kişi aniden içten içe yanmaya başlıyor, dayanılmaz bir sıcaklık hissediyor ve yoğun su içme ihtiyacı duyuyordu. Bu aşamaya, vücudu dehidrasyona (susuzluğa) sürükleyen aşırı ve ağır kokulu bir terleme eşlik ediyordu.
3. AŞAMA - Son
Hastalığın son evresinde hastayı engelleyemediği bir uyuma isteği bastırıyor ve bu uyku hali genellikle ölümle sonuçlanıyordu.
Tudor sarayı bu gizemli düşmanla adeta bir köşe kapmaca oynuyordu. Kral VIII. Henry'nin abisi Prens Arthur'un genç yaştaki ölümü bu hastalığa bağlanırken, Kardinal Wolsey gibi yüksek mevkideki isimler hastalıktan dehşete düşmüştü.
VIII. Henry'nin meşhur eşi Anne Boleyn de hastalığa yakalanmış, ancak şans eseri hayatta kalmayı başarmıştı.
BİLİMİN ÇÖZEMEDİĞİ MUAMMA
Aradan geçen yüzyıllara rağmen hastalığın gerçek nedeni hala bir sır. Bazı bilim insanları bunun kemirgenlerden bulaşan bir tür hantavirüs olabileceğini, bazıları ise ağır bir influenza (grip) mutasyonu veya bir tür şarbon (anthrax) varyantı olduğunu ileri sürüyor.