2026 yılı Ramazan ayı heyecanı her bir sokakta hissedilmeye başlandı. "İlk iftar ne zaman açılacak?" ve "Trabzon sahur saati kaçta bitiyor?" soruları, sahur sofrasından iftar hazırlığına kadar tüm Karadeniz halkının merak ettiği başlıklar arasında yer alıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 2026 yılına özel yayımladığı imsakiye takvimiyle birlikte Ortahisar, Akçaabat, Araklı ve Sürmene dahil tüm ilçelerin namaz saatleri belli oldu. İşte 19 Şubat Perşembe günü başlayacak olan mübarek ay için Trabzon iftar saati, sahur (imsak) vakti ve tüm veriler.
Maneviyatın ve geleneğin harmanlandığı kadim şehirde, 2026 Ramazan ayını 18 Şubat Çarşamba gecesi camilerde yankılanacak olan yılın ilk teravih namazıyla karşılıyor. Diyanet tarafından hazırlanan takvime göre, Trabzonlu vatandaşlar 19 Şubat sabahı yılın ilk sahur bereketine niyet ederek 29 günlük ibadet yolculuğuna başlayacaklar. Bu mübarek dönemde, Trabzon imsakiye rehberi tüm inananlar için ibadet vakitlerini saniyesi saniyesine takip etme imkanı sunacak.
Sahur hazırlıklarının sona erip niyetlerin edildiği ve sabah ezanı vaktini simgeleyen "imsak" saati, Trabzon için 19 Şubat sabahı saat 05:39 olarak açıklandı.
Vatandaşların bu saat itibarıyla yeme-içmeyi keserek oruca başlamış olmaları büyük önem taşıyor.
Trabzon genelinde Ramazan ayının ilk günü olan 19 Şubat 2026 Perşembe tarihinde akşam ezanı saat 18:06'da okunacak.
Türkiye'nin doğu hattına yakınlığı sebebiyle Trabzon iftar saati sevincini batıdaki şehirlere göre yaklaşık bir saat daha erken yaşayacak.
İslam dünyası için "bin aydan daha hayırlı" olduğu müjdelenen Kadir Gecesi, 2026 yılında 16 Mart Pazartesi gününü 17 Mart Salı'ya bağlayan gece idrak edilecek.
Bu özel gece de dahil olmak üzere gün gün sahur ve iftar saatleri şöyle:
Oruç fidyesi, tıpkı fıtır sadakasında olduğu gibi onları verecek kişinin bakmakla yükümlü olmadığı yoksul Müslümanlara verilir. Fıtır sadakası ve oruç fidyesini vermek durumunda olan kimsenin bunlardan doğrudan ya da dolaylı olarak yararlanmaması esastır. Zekât için de aynı kural geçerlidir. Bu sebeple bir kimse zekâtını, fıtır sadakasını ve fidyesini kendi usûl (üst soy) ve fürûuna (alt soy) veremez. Usûl, bir kimsenin anası, babası, dede ve nineleri; fürû ise çocukları, torunları ve onların çocuklarıdır.
Yine bir kimse hanımına zekât, fitre ve fidyesini veremeyeceği gibi hanımı da kocasına bunları veremez.
Bunların dışındaki kardeş, teyze, dayı, amca, hala ve onların çocukları, gelin, damat, kayınpeder ve kayınvalide gibi akrabalar zengin değillerse kendilerine zekât, fitre ve fidye verilebilir. (Zeylaî, Tebyîn, 1/301)