Bilim dünyasını ayağa kaldıran son dakika araştırması, milyonlarca insanın korkulu rüyası olan "Büyük Deprem" tehlikesinin hiç olmadığı kadar yakın olduğunu ortaya koydu. Uzmanların yaptığı son incelemelere göre, dünyanın en çok bilinen kırık sistemlerinden biri son 1000 yılın en yüksek gerilim seviyesine ulaşarak resmen pimi çekilmiş bir bombaya dönüştü. Peki, araştırmacıları alarm durumuna geçiren ve iki devasa fayın aynı anda kırılabileceğini gösteren bu korkutucu tablonun arkasında hangi gerçekler yatıyor?
Güney Kaliforniya'nın efsanevi San Andreas ve San Jacinto fay sistemleri üzerinde yürütülen yeni bir bilimsel çalışma, bölgedeki sismik hareketliliğin ulaştığı korkunç boyutu gözler önüne serdi.
Journal of Geophysical Research: Solid Earth adlı prestijli akademik dergide bu ayın başlarında yayımlanan araştırma raporuna göre, her iki fay sistemi de şu anda bilimsel tabirle "kritik seviyede yüklü" bir durumda bulunuyor. Bu durum, yer kabuğunun altında biriken devasa enerjinin artık sınırları zorladığı ve büyük bir yıkıma yol açacak eşi benzeri görülmemiş bir sarsıntının habercisi olabileceği anlamına geliyor.
Hawaii Üniversitesi'nden (University of Hawaii at Mānoa) bir ekip tarafından yürütülen bu çığır açıcı çalışma, yeraltındaki gerilim seviyelerinin son bin yılda görülen en yüksek değerlere ulaştığını belgeliyor. Araştırmanın baş yazarı Liliane Burkhard'ın yaptığı çarpıcı açıklamalara göre, bölgedeki fay hatları sadece kendi başlarına birer risk oluşturmakla kalmıyor. Yapılan analizler, devasa sistemlerin tek bir büyük kırılmayla her iki hattı birden içine alabilecek, zincirleme reaksiyon yaratacak bir sarsıntıya yol açabileceğini gösteriyor.
"DEPREM KAPISI" AÇILIRSA İKİ BÜYÜK FAY AYNI ANDA KIRILABİLİR
Araştırmanın en çok dikkat çeken kısımlarından biri de iki fay sisteminin kesişim noktasında yer alan Cajon Geçidi (Cajon Pass) ile ilgili bulgular oldu. Bilim insanları jeolojik öneme sahip bu geçidi adeta sismik bir "deprem kapısı" olarak nitelendiriyor.
Baş yazar Burkhard, bu sismik kapının kapalı kalıp kalmayacağının, fay sistemleri üzerindeki stres seviyelerinin kırılma anında birbirleriyle ne kadar uyumlu olduğuna bağlı olduğunu belirtiyor. Burkhard'ın modellemelerine göre, mevcut durumda Cajon Geçidi, San Andreas ve San Jacinto faylarının eşzamanlı olarak kırılmasını tetikleyecek bir potansiyele sahip. Böyle bir birleşik kırılma, Güney Kaliforniya genelinde çok daha geniş çaplı ve katastrofik bir etki yaratma riski taşıyor.
160 YILLIK SESSİZLİK KORKUTUYOR: SİSTEM TAMAMEN YÜKLÜ
Bölgede yaşanan son büyük kırılmanın üzerinden 160 yıldan fazla bir süre geçmiş olması, yeraltındaki sinsi tehlikenin boyutunu her geçen gün daha da artırıyor. Bu uzun sessizlik dönemi boyunca tektonik plakalarda biriken enerjinin tahliye edilememesi, stresi tarihi seviyelere taşıdı. Burkhard durumu özetlerken, "Şu anda stres tarihi zirvelerde ve uzun süredir devam eden sismik sessizliğin ardından sistem artık tamamen kritik yüklü bir durumda bekliyor" ifadelerini kullanıyor.
Araştırma ekibi, bu tehlikenin boyutlarını ölçebilmek için son 1000 yıllık deprem geçmişini içeren özel bir bilgisayar simülasyonu çalıştırdı. Ortaya çıkan devasa veri seti, beklenen depremin tam olarak hangi gün veya saatte gerçekleşeceğini tahmin edemese de, risklerin ciddiyetini anlamak için hayati önem taşıyor. Uzmanlar, fizik tabanlı bu modern modellemelerin olası kıyamet senaryolarına karşı hazırlıklı olunması için net bir çerçeve çizdiğini vurguluyor.
BEKLENEN "BÜYÜK DEPREM" VE 1994 YIKIMININ ACI HATIRASI
Kaliforniya halkı, nesillerdir popüler kültüre dahi konu olan ve her an gerçekleşmesi beklenen o "Büyük Deprem" (The Big One) gerçeğiyle yaşamaya alışmış durumda. Ancak yayımlanan bu son makale, tehlikenin sadece bir varsayım değil, matematiksel olarak kanıtlanmış yaklaşan bir doğa olayı olduğunu bir kez daha yüzlere çarpıyor. Fiziksel koşulların bu derece olgunlaştığı bir evrede, bireysel ve ulusal çapta alınacak tedbirlerin milyonlarca hayatı kurtarabileceği belirtiliyor.
Şafak sökmeden hemen önce şehri uykusunda yakalayan bu afet, saniyeler içinde 87.000'den fazla ev ve iş yerini enkaza çevirmiş, 60'tan fazla insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştu. Bugün elde edilen yeni bulgular, Northridge felaketini bile gölgede bırakabilecek bir enerjinin yeraltında serbest kalmayı beklediğini gösteriyor.