Gece yarısı acıktığınızda verdiğiniz masum bir fast food siparişinin, hayatınız boyunca taşıyacağınız bulaşıcı ve tedavisi olmayan bir hastalığa dönüşebileceğini hiç düşündünüz mü? Oklahoma'da yaşanan mide bulandıran skandal, bir müşterinin başına gelebilecek en büyük kâbusu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Ünlü bir fast food zincirinden yemek yiyen talihsiz kadın ve ailesinin başına gelen akılalmaz olay, duyanların kanını dondururken sosyal medyada büyük bir infial yarattı!
Akıllara durgunluk veren olay, Oklahoma eyaletinin Broken Bow kasabasında bulunan dünyaca ünlü bir fast food devinin şubesinde meydana geldi. Mart ayının sonlarında, uzun, yorucu ve stresli bir gece mesaisinin ardından kendisi ve evde bekleyen ailesi için hızlıca yiyecek bir şeyler almak isteyen Jennica Church, bitkin bir halde restoranın arabaya servis (drive-thru) sırasına girdi.
Siparişini kapanış saatine oldukça yakın bir zamanda verdiği için içerideki çalışanların kendisine öfkeli olabileceğini düşünen Church, o an için sadece yemeğini alıp evine gitmeyi hedefliyordu. Ancak kapalı kapılar ardında kendisi için hazırlanan iğrenç sürprizden ve hayatının geri kalanını derinden etkileyecek olan felaketten tamamen habersizdi.
Olay gecesi restoranın vardiya müdürü olarak görev yapan 38 yaşındaki Amanda Hendricks ile müşteri Church arasında geçmişe dayanan, ancak çok da önemli olmayan yüzeysel bir tanışıklık bulunuyordu. Fakat mahkeme kayıtlarına yansıyan iddialara göre bu sıradan durum, akıl sağlığını zorlayan kasıtlı bir biyolojik saldırıya dönüştü.
Hendricks, siparişi hazırladığı sırada tamamen bilinçli ve kasıtlı bir şekilde etlerin ve sandviç malzemelerinin üzerine defalarca tükürdü. İşin en korkunç ve mide bulandırıcı yanı ise, şüphelinin o esnada dudaklarında gözle görülür, aktif uçuk yaraları (HSV-1, yani oral herpes) bulunması ve taşıdığı bu virüsü tükürük yoluyla başkalarına bulaştırabileceğini çok iyi bilmesiydi.
AİLE BOYU KÂBUS VE ŞOK EDEN HASTALIK TEŞHİSİ
Siparişini teslim alan talihsiz kadın, virüsle zehirlendiğinden habersiz olduğu bu yemeği eve götürerek kocası, çocukları, kayınpederi ve en acısı da o sırada palyatif bakımda ölüm döşeğinde olan oldukça hassas durumdaki büyükannesiyle paylaştı. Bu masum aile yemeğinden kısa bir süre sonra kabus dolu günler başladı. Ağız çevresinde daha önce hiç tecrübe etmediği tuhaf, ağrılı yaralar ve kabarcıklar çıkmaya başlayan Church, durumun ciddiyetini fark edip soluğu doktorda aldı.
Yapılan tıbbi testlerin sonucunda kadının HSV-1 (oral herpes) testinin pozitif çıkmasıyla aile içinde büyük bir panik ve yıkım yaşandı. Hastalığın kaynağını umutsuzlukla arayan kadın, küçük bir kasabada yaşamalarının da etkisiyle korkunç gerçeğe çabuk ulaştı. İddialara göre eski müdür Hendricks, yemeğe tükürdüğüyle ilgili sağda solda övünerek fütursuzca dedikodu yapmış ve kendi suçunu adeta itiraf etmişti.
KAMERA KAYITLARI VE RESTORANIN KAN DONDURAN TEKLİFİ
Olayın adli makamlara yansımasının ardından incelenen güvenlik kamerası görüntüleri, mide bulandıran iddiaları harfi harfine doğruladı. Dava dosyasına giren kayıtlarda eski müdür Hendricks'in yiyecekleri hazırlarken kasıtlı olarak malzemelerin üzerine tükürdüğü ve bu hastalıklı yiyecekleri pakete koyduğu açıkça görülüyordu.
Asıl büyük skandal ise restoran yönetiminin bu durumu öğrendikten sonra takındığı tavır oldu. İddianameye göre restoran personeli ve yönetimi, kamera kayıtlarının ortaya çıkmasını engellemeye çalışarak olayın üstünü örtmek için çabaladı. Daha da vahimi, mağdur aileye yaşadıkları bu ağır travmatik olay ve ömür boyu taşıyacakları kalıcı virüs enfeksiyonu karşılığında sus payı olarak sadece "ücretsiz sandviç" teklif edildi. Ölüm döşeğindeki büyükanneye ise telafi olarak sadece 5 dolar gibi son derece komik, aşağılayıcı ve onur kırıcı bir rakam sunuldu.
AĞIR CEZA DAVASI VE DEV ŞİRKETE KARŞI HUKUK MÜCADELESİ
Yaşanan bu akılalmaz olayların ardından Jennica Church ve ailesi, hem eski müdüre hem de fast food zincirine karşı devasa bir tazminat davası açtı. Ailenin avukatı Will Blocker, olay günü restoranda bulunan diğer çalışanların gerçeği bilmelerine rağmen sessiz kalmalarını sert bir dille eleştirdi.
Blocker yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
"Zehirli paketin kapıdan çıkıp gitmesine göz yumdular ve müvekkilim artık bulaşıcı bir hastalığa sahip. Bu sorumsuzluk, bölgedeki restoranın veya bu şubeleri işleten dev kurumsal yapının kültürüne işlemiş olabilir; bunu mahkemede ortaya çıkaracağız."
Kalıcı bir hastalıkla baş başa kalan ve birbirlerine sarılmaktan bile korkar hale gelerek aile içi dinamikleri altüst olan Church ailesi; tıbbi masraflar, fiziksel acı ve ağır duygusal travma için adalet arıyor. Yemeğe tükürerek virüs bulaştıran Amanda Hendricks ise "yaralama kastıyla yiyecekleri zehirleme" suçlamasıyla ağır ceza mahkemesinde yargılanıyor. Ünlü zincirden ise konuyla ilgili sessizlik sürüyor.