Mersin'in Anamur ilçesinde 9 ay önce yaşanan olayda 12 yaşındaki Eyüp Can Güner yüksekten düşerek hayatını kaybetmişti. Minik çocuğun ölümüne ilişkin görülen davada Güner'i kovaladığı öne sürülen sanık 25 yaşındaki N.U. hakim karşısına çıktı. Adli tıp ve olay yeri konusunda uzman bilirkişi heyetinin incelenmesine karar verilirken sanığın savunması ve yırtık kıyafet iddiaları kan dondurdu. İşte detaylar…
Olay, 29 Temmuz 2025'te sabaha karşı Saray Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan Osman Sinanoğlu isimli pasajda meydana geldi. İddiaya göre, şüpheli N.U. (24), dönercide çalışan 12 yaşındaki Eyüp Can Güner'i kovaladı. N.U., Eyüp Can'ı pasajın sokağına kadar takip etti. Bu esnada çocuk gözden kayboldu. Olayın ardından Eyüp Can'ın iş yerine geri dönmemesi üzerine, çalışanlar çocuğu aramaya başladı.
CESEDİ PASAJDA BULUNDU
Pasaj içerisine giren çalışanlar, çocuğu zemin katta hareketsiz halde yatarken buldu. Durum hemen 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, küçük çocuğun hayatını kaybettiğini belirledi. Yapılan otopside kafa travması, vücutta kemik kırıkları, kesi ve iç organ yaralanmaları sonucu hayatını kaybettiği tespit edildi.
Gözaltına alınan şüpheli N.U. 'ihmali davranış sonucu ölüme sebebiyet verme' suçundan adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Güvenlik kamerası görüntülerinde çocuğun sokakta yürüme anları ve ardından tutuklanan şahsın kovalamaya başlamasıyla kaçması yer aldı.
'AMACIM ONUNLA OYUN OYNAMAKTI'
Olayla ilgili Anamur Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın ikinci duruşması görüldü. Duruşmaya Eyüp Can'ın ailesi, yakınları, taraf avukatları katılırken, sanık N.U. ise SEGBİS ile yer aldı. Duruşmada söz verilen sanık N.U., "Daha önce belirttiğim üzere bu olayda herhangi bir kötü kastım yoktu. Amacım onunla oyun oynamaktı. Karşımdaki de çocuk olduğundan bu durumun normal olduğunu düşünüyorum. Herhangi bir şekilde çocuğa zarar vermedim. Gerçekleştirmediğim bir eylem sebebiyle cezaevinde bulunmaktayım" dedi.
BİLİRKİŞİ RAPORU İSTENDİ
Bir tanığın dinlenmesinin ardından taraf avukatları savunmalarını yaptı. Daha sonra savcı, sanığın tutukluluk halinin devamını isteyerek, dosyanın adli fizik yönünden inceleme yaptırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti iddia makamının talebi doğrultusunda sanığın tutukluluk halinin devamı ile dosyanın adli tıp, adli fizik ve olay yeri inceleme hususunda uzmanlığı bulunan bilirkişi kuruluna gönderilerek maktulün herhangi bir müdahale olup olmaksızın bulunduğu alana düştüğünün tespitini istedi.
"KIYAFETLERİ OLAYDAN ÖNCE YIRTIK DEĞİLDİ"
Müşteki avukatlarından Gurbet Bilbay, "Biz başından beri adli tıp raporuna zaten itiraz ediyorduk. İlk baştaki tutanaklar arasında da büyük bir çelişki vardı. Bugün de duruşma oldu. Savcı da aynı şekilde bunu anlattı. Adli fizik talebinde bulundu. Bu da hakim tarafından kabul edildi. Hakim sadece adli fizik değil, onun dışında olay yeri inceleme hususunda da bir bilirkişi istedi. Bununla ilgili biz artık gereğinin yapılmasını istiyoruz. Çünkü bizim maktulün en önemlisi de üstündeki çiziklerin aralarında bakın simetri var. Yani bu kesinlikle bir bıçak çizgisi olduğunu biz defalarca söyledik. Onun dışında kendi kıyafetleri olaydan önce yırtık değildi, daha sonrası yırtık ve o arasında bir tane ip var. Bunun kesinlikle bıçakla olduğunu düşünüyoruz" dedi.
"ÇOCUĞUM KATLEDİLDİ"
Duruşma sonrasında açıklamada bulunan anne Güllü Can, "Oğlum ilk adli tıpa gittiğinde vücudunda kesici delici alet yaralanması olduğuna dair olayı ilk gören adli tıp uzmanları öyle rapor verdi. İhtisas Kurumu'nun verdiği rapor tamamen düşmeye bağlı gösterildi. Gelen raporların hepsi çelişkili. Oğlumun düşmediği kanaatindeyiz. Savcılık makamı da gelen raporların tekrar bilirkişi raporunu talep etti.